Back to Main Page
Back to Main PageSon SayıÖnceki SayılarEditörlerİletişim



Editörden
Editörden

Gezgin Fotoğrafçılar

Uzaklardan

"B&W in Colors"

Sanatla Psikoterapi

Kaktüs-2

Orojeni

Depremden Sonra Fotoğrafçı Çocuklar Atölyesi

Çocuk Olmak İstiyorum

Çıplak

Temel Tasarım

Sırrımızı Kimseye Söyleme

Cadı Kazanı

Fotoğrafın 150. Yılı

Okudunuz mu,
Gördünüz mü?

Ciddiyet

Yol Notları, Mısır-2 , Fas

Eğitim

Fotoğraf Dünyasından Haberler

Pano

Bit Pazarı

Platformlar,
AFAD,
İFSAK

Yeni Umutlar,
Asiye İnan
- Erdem Süer,
Nilay Erdemir
,
Ersin Engin

Sergi Salonu,
Ersin Altan,
Cemil Baykal

Suyunu Çıkaranlar

Bir Ülke Bir Fotoğrafçı

Portfolyolar,
Ece Alok
,
Ali Balkı
,
İbrahim Demirel

 



Sayı 2

"DEPREMDEN SONRA " FOTOĞRAFÇI ÇOCUKLAR ATÖLYESİ

SEYİR DEFTERİ

Duvarın önünde resmim aldılar
Ak kağıt üstünde tanıyın beni"

Bu defter bir nevi günlük olacak. Her gün, kimlerle hangi faaliyeti yaptığımızı gün sonunda bu deftere yazacagız. İsteyen duygularını da ekleyebilir tabii ki.

Bu çalışma Eylül ayının son günlerinde ortaya çıktı. Enfant Du Mond ve Dayanışma gönüllülerinin ayrı ayrı düşündükleri fotoğraf projesi, bir akşamüstü çadırkent sırtlarındaki bir çadırda çakışınca işe başladık.

4 no'lu cephanelik barakası karanlık oda haline gelecekti. Çalışmaya hemen başladık. Çatının, kapının ve pencerelerin yalıtılması gerekiyordu. Elimizdeki en uygun malzeme ceset torbalarıydı. Artık işleri bitmişti, onları kullandık. Çadırların tecrit tahtalarından masalar çakıldı, elektrik hattı çekildi.

Karanlık oda restorasyonu sürerken, İstanbul'daki fotoğraf çevresini harekete geçirmeye karar verdik. İlk haftanın sonunda 5 agrandizör, küvetler ve maşalarla bir karanlık odanın alt yapısı oluşmuştu. Bağış olarak gelen bu ekipmanın yanısıra, eksiklerimizi İstanbul'a gidip satın aldık. Ekim ayının ilk günlerinde karanlıkoda kullanıma haır hale gelmişti. İlerleyen günlerde Fuji Film'de 15 instematik makina ve çok sayıda filmle projeyi destekledi.

5 Ekim 1999'da ilk derse başladık. Yoğun bir ilgi vardı. Çocukların fotoğrafa yatkınlığı ve yetenekleri şaşırtıcıydı. Bu başlangıç hepimizi heyecanlandırmıştı.

Fotoğraf atölyesi çalışması bugüne kadar değişen yoğunluktaki katılımlarla sürüyor. Bu süre içinde 15 kadar çocukla oldukça ileri bir aşamaya geldik. Bu çocuklar kameraya ve karanlıkoda ekipmanlarına oldukça hakimler. Film yıkamayı, kart basmayı biliyor ve uyguluyorlar.

Bir ay boyunca yaptıklarımızdan ve yaşadıklarımızdan çıkardığımız sonuçlarla aşağıdaki ders programına ve çalışma yöntemine ulaştık:

3 AYLIK İLK DÖNEM İÇİN ÖNGÖRÜLEN PROGRAM VE YÖNTEM

1. Aşama:


EĞİTİMCİLER:

Allaua, Özcan, Gökhan, Mehmet, Baha, Dora bu çalışmaya eğitmen olarak katılıyorlar. Allaua ve Gökhan bu projenin sürekli elemanları. Diğer arkadaşlarımız belirledikleri günlerde çalışmaya katılıyorlar. Eğitmenler grubu yeni katılımlara açık tutuluyor.

ÇALIŞMA GÜNLERİ VE SAATLERİ:
Fotoğraf atölyesi haftanın yedi günü çalışıyor. Dersler 10:00/12:00 ile 14:00/18:00 arası yapılıyor. Ancak karanlıkoda çalışması zaman zaman bu saatlerin dışına taşıyor.

DERS PROGRAMI:
1. Fotoğraf makinaları ve parçaları
2. Karanlıkoda tanıtımı
3. Fotogram
4. Filmler
5. Kompozisyon
6. Çekim Çalışması
7. Belirlenen bir konuda(fotoröportaj) çekim

Bu derslerin herbiri için bir pano hazırlandı. Eğitimci arkadaş dersi bu pano üzerinden anlatıyor. Böylece, farklı arkadaşların anlattığı konularda bir bütünlük sağlanabilir.
Bu program uygulanırken yukarıda belirtilen sırayı uygulamaya özen gösteriyoruz. Ancak katılanların durumuna göre sıralamada küçük değişiklikler yapılabiliyor.

YÖNTEM:
Dersler sırasında kuru teorik-teknik bilgi vermekten kaçınıyoruz. Eğlendirerek ve pratikle birlikte öğretmeye çalışıyoruz. Bunun için her eğitmen arkadaşımızın yaratıcılığını ve yeteneğini kullanmasını, geliştirmesini istiyoruz.

Derslere katılanlarla eşit, açık, adil ve net bir ilişki biçimi tutturmaya özen gösteriyoruz.

Bu çalışmaya katılanların fotoğraf tekniğini öğrenirken fotoğraf düşünmesini de sağlamaya çalışıyoruz. Doğayı, çevreyi, yaşamı anlamaları ve fotoğrafın diliyle aktarmaları için hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını kullanmaya teşvik ediyoruz.

Bu amaçla sık sık fotoğraf çalışmasının geneli, çektikleri bir fotoğraf yada seçtikleri bir fotoğraf vb. konusunda somut bir soru sorarak düşüncelerini yazmalarını istiyoruz.

Her öğrenci bir defter tutuyor. Bu deftere, hazırladığımız ders notlarını ders sırasında yazıyorlar. Ayrıca yukarıda sözünü ettiğimiz düşünceler, projeler vb. de bir deftere yazılıyor.

Bu defterleri inceleyerek hangi öğrencinin hangi aşamada olduğunu kolayca anlayabiliyoruz.

2. Aşama:

İlk aşamada belirtilen çalışmalar sürerken diğer taraftan sergi ve kitap projesi sürüyor. Periyodik dia gösterileri hazırlıyoruz.

SERGİ: Fotoğraf atölyesi çalışmalarına katılanların ürünlerinden oluşan bir sergiyi 1999 yılı sonuna hazırlamayı planlıyoruz. Bu sergiyi cephanelikte, İzmit'te, İstanbul'da ve Paris'te açmayı düşünüyoruz.

KİTAP: Atölyenin ürünlerinden oluşan bir kitabın hazırlıklarına başladık. Bu kitap, çocukların kendi belirledikleri temalarda çektikleri fotoğraflar, fotoğraf yazıları ve izlenimlerinden oluşacak. Ayrıca bu fotoğraf projesinin tamamını belgeleyen fotoğraflar da bu kitapta yer alacak.

DİA GÖSTERİLERİ: Fotoğraf sanatçıları, fotoğraf ustaları, foto muhabirleri ve gezgin fotoğrafçıların ürünlerindn oluşan söyleşili dia gösterilerinin hafta sonlarında atölye katılımcıları ve çadırkent sakinlerine yönelik gerçekleştirilmesini planlıyoruz.

İLK AŞAMADA KARŞILAŞTIĞIMIZ BAŞLICA SORUNLAR
BULAMADIĞIMIZ VE BULDUĞUMUZ ÇÖZÜMLER:

İlk bir ay içinde fotoğraf atölyesiyle 60 çocuk ilişkilendi. Ancak gerek okulların açılması gerek bazı ailelerin taşınması gerekse kimi çocukların ilgisini yitirmesi nedeniyle yarı yakın katılımcıyla ilişkiyi yitirdik.

İlk başta planladığımız günleri ve saatleri belirlenmiş gruplar yürümedi. Çocukların çalışma düzeni akış içinde kendiliğinden ortaya çıktı. Bazı katılımcılarla hemen hergün, bazılarıyla haftada birkaç gün çalışmaya başladık.

Kimi günler atölyede 15-20 çocuk oldu, onları seviyelerine göre gruplayarak içeride ve dışarıda sınıflar oluşturduk. Karşılaştığımız bu durum atölye çalışmalarında her gün en az 2 eğitimci bulunması gerektiğini gösterdi.

Atölyeye hiçbir katılımcının gelmediği günlerde oldu. Bu durumda, oturup beklemek yerine, tanıdığımız çocukları tek tek bulup çağırdık.

Tek bir öğrenci gelse bile çalışmayı ertelemeyip onunla programı yürüttük. Bu iki yöntemin yararını gördük. Kesintiye uğramayan program derhal kendini toparlayıp geniş katılıma ulaştı.

Fotoğraf makinalarının çocuklara verilmesi ve geri dönüşü bir karışıklığa ve aksamaya yol açtı. Çözümü makinalara isim ve iade tarihi yazılı etiket yapıştırmak ve bir çizelge hazırlamakta bulduk.

Benzer bir karışıklık çekilem filmlerin ayrıştırılmasında da yaşandı. Çözümü filmlere, negatif poşetine ve kontak baskıya DERHAL isim yazmakta bulduk.