Back to Main Page
Back to Main PageSon SayıÖnceki SayılarEditörlerİletişim



Editörden

Gezgin Fotoğrafçılar

Uzaklardan

"B&W in Colors"

Sanatla Psikoterapi

Kaktüs-2

Orojeni

Depremden Sonra Fotoğrafçı Çocuklar Atölyesi

Çocuk Olmak İstiyorum

Çıplak

Temel Tasarım

Sırrımızı Kimseye Söyleme

Cadı Kazanı

Fotoğrafın 150. Yılı

Okudunuz mu,
Gördünüz mü?

Ciddiyet

Yol Notları, Mısır-2 , Fas

Eğitim

Fotoğraf Dünyasından Haberler

Pano

Bit Pazarı

Platformlar,
AFAD,
İFSAK

Yeni Umutlar,
Asiye İnan
- Erdem Süer,
Nilay Erdemir
,
Ersin Engin

Sergi Salonu,
Ersin Altan,
Cemil Baykal

Suyunu Çıkaranlar

Bir Ülke Bir Fotoğrafçı

Portfolyolar,
Ece Alok
,
Ali Balkı
,
İbrahim Demirel


 



Sayı 2
İBRAHİM DEMİREL

ASLOLAN SANATTIR
(İster fırça ile yapılsın ister objektifle)

Her sanat dalı farklı araçlar kullanmayı gerektirir. Sözcüklerle şiir yazarsın, taş yontar, tunç döker, heykel yaparsın. Çamurla seramik, boyayla resim, objektifle fotoğraf yaparsın. Önemli olan kullanılan araç değil, ortaya çıkan üründür. Heykeli heykel, şiiri şiir, fotoğrafı fotoğraf, resimi resim yapan değerlerdir önemli olan.

Araçlar kadar üretim süreci de önemlidir. Bir ressam bir resimle aylarca uğraşabilir; çizer, boyar, bozar, yeniden başlar. Mermerin içindeki heykeli ortaya çıkarmak için bir heykeltraş aylarca çekiç sallayabilir.

Üretim süreci karşılaştırıldığında fotoğraf sanki saha az bir çabayla üretiliyormuş gibi gelir insana. Gerçekten öyle mi ? Elbette değil. Öyle olmadığını İbrahim Demirel'in fotoğraflarına baktığımızda çok daha somut olarak görebiliyoruz. İbrahim Demirel vizörden doğaya bakıyor, çerçevesini belirliyor, yılların birikimiyle açısını, ışığını ayarlıyor. Deklanşöre basarak anı ve mekanı donduruyor. İbrahim Demirel'in gözüyle çerçevelenip sabitleştirilen görüntüler, fotoğrafın sanat olup olmadığının tartışıldığı ülkemizde, kafalardaki belirsizliği aydınlatıyor. İbrahim Demirel resimle yarış içine girmeden, müdahalelerle fotoğrafın sınırlarını zorlamadan, fotoğrafı fotoğraf olarak değerlendirip kendi kulvarında yetkinleştiriyor. Hepimizin gördüğü ağaç, tarla, insan ve cümle doğa İbrahim Demirel'in belirlediği çerçevelerle karşımıza geldiğinde, artık birer belge değil, birer sanat eseridir. Başta resim olmak üzere nitelikli sanat eserlerinden aldığımız tadı, duyduğumuz heyecanı, bu fotoğraflarda da hissedebiliyoruz. İbrahim Demirel, fotoğrafları ile estetik duygularımızı okşuyor, bizi düşünmeye zorluyor, önümüze yeni pencereler açıyor. Bunu yaparken de altın arayıcısı gibi doğanın özünde gizli olan güzelliklerini araştırıp buluyor, büyük ustalıkla tespit ediyor ve birer sanat eseri olarak bize sunuyor.

İbrahim Demirel'in doğa fotoğrafları bir ressam olarak beni derinden etkiledi. Bütün meslektaşlarımın da aynı etkiyi alacağını sanıyorum.

HABİP AYDOĞDU