Back to Main Page Back to Main PageSon SayıÖnceki SayılarEditörlerİletişim

Editörden

Büyülü Bir Göz Merceği: "Şahin Kaygun"

Gezgin Fotoğrafçılar

Black&White in Colors

Fotoğrafi ve Yaratıcılığa Giriş

Uzaklardan, " Fotoğraf, Paul Strand"

Sanat ve Felsefe : "Bir Sanat Yapıtının Bellekte Oluşumu"

Fotoğraf ve Mimari- 3

Belgesel ve Haber Fotoğrafı : Fark Nerede ? (Bölüm 2)

Temel tasarım : Perspektif

Cadı Kazanı: FSK II. Ankara Fotoğraf Günleri

Kaktüs

Bu 'Şey' Bir 'Pipo' Sözcüğü Olmasın

Solan Renkler : Kağnılar

Okudunuz mu ? Gördünüz mü ?

Yol Notları : Toskana

Bülmeten

Eğitim
- Temel Eğitim : Işık
- İleri Düzey : Zone Sistem

Haberler

Platformlar, KASK

Yeni Umutlar
- Hikmet Batuhan Günşen
- Derya Büyüktanır

Sergi Salonu
- Haluk Uygur
- Sami Türkay
- Çocuk Olmak İstiyorum

Suyunu Çıkaranlar,

Fotoğraftan Al Haberi,

Bir Ülke Bir Fotoğrafçı,

Portfolyolar
- Tayfun Kocaman
- Tufan Dinarlı
- Neyzen Cömert






 

 

Sayı 13

LOUIS SABOUNGI
Engin Özendes (ESFIAP)


Diyarbakır’ın en sıcak yaz günlerini yaşadığı 11 Temmuz 1938’in sabahına Saboungi ailesinin yeni üyesi gözlerini açar. Bu güzel bebeğe Louis adını verirler. Louis’in iyi bir dini terbiye almasını isteyen ailesi onu 12 yaşına geldiğinde Kirşavan dağındaki, El Şarfa okulu hocalarından ders almak üzere Suriye’ye gönderir. 1854 yılında Antakyalı Süryani Patriği Ağatiyos Anton Bahir, kendisinin Roma’daki iman yayma okulunda okumasını sağlar. Louis daha sonra Beyrut’ta Süryani cemaatine rahip olarak atanır.

Louis tüm ayin zamanlarının, dini derslerinin dışında kalan kısıtlı zamanlarında teknikle, özellikle de fotoğraf tekniği ile çok yakından ilgilenir. Beyrut’un ünlü stüdyolarından öğrendikleriyle kendi bilgisini ve yeteneğini birleştirir. Bu bilgilerini kardeşi George’a da aktarır.

Kardeşi George Saboungi, İstanbul’un fotoğraflarını 1878 yıllarında çeker. Suriye valisi Mithat Paşa’nın resmi fotoğrafçısı olur. İpek üzerine baskı yapma metodunu keşfettiğinden, Sultan’dan bir nişan alır.

Louis fotoğrafa öylesine kaptırmıştır ki kendini, uzun yıllar boyunca düşünü kurduğu şeyi gerçekleştirmek üzere, 1871 yılının bir ilkbahar sabahında Beyrut limanından kalkan gemiye binerek elinde kamerası ile dünya turuna başlar. 2 yıl 7 ay süren bu gezi sonunda Manchester’e geldiğinde, ardında Akdeniz ülkeleri, Güney ve Kuzey Amerika’dan taşıdığı yaşanmış zamanların mutluluğunu ve çantasında bu yerlerin fotoğraflarını taşımaktadır. Louis’in tekniğe olan merakı onu yalnız fotoğraf çekme ile sınırlamaz. Daha Beyrut limanından ayrılırken başladığı küçük uğraşı sonunda onu Stereoscopic Camera’nın icadına götürür. Bu buluşunun patent hakkını “Streoscopic Company”ye satar. Daha sonra Paris’e geçerek küçük bir otel odasına yerleşir. Burada da icadı bir “automatic apparatus” kamera olur.

Louis 1890’da Osmanlı’nın başkenti İstanbul’a gelir. Artık 52 yaşındadır. Üstün zekası ve yaptığı küçük icadlarla kendini Sultan II. Abdulhamid’e duyurmayı başarır. Sultan onu himayesine alır ve Büyükada’da bir ev verir. Her ay Sultan’dan 50 altın lira alan Louis Saboungi, haftada iki kez de sultanın huzuruna kabul edilir. Sarayın resmi tercümanı olur, aynı zamanda Sultanın çocuklarına tarih dersleri verir. Bu görevini 1908 yılında emekli oluncaya kadar sürdürür.

Emeklilik yıllarında Büyükada’daki evinde kitap yazmaya başlar ve kitabı “Al Rahle, Al Nahlia” Türkçe ve Arapça olarak basılır. Dünya turunun hikayesini anlatan bu kitap Louis’n çektiği fotoğraflarla bezenir. “Hür Osmanlılar” adlı kitabında ise, Mekke, Medine ve Kabe’den çizim ve reprodüksiyonlar vardır. Gazetelerde fotoğraf haberleri ile ilgili yazıları yayımlanır.

Dönemin ilkel ulaşım olanakları ile gerçekleştirdiği dünya turu ile ilgili bilgileri ve görüntüleri insanlarla paylaşarak ömrünü geçirir.