Editör

Bülent Irkkan

Yayın Kurulu

Özlem Akdağ
Meryem Akköse
Mustafa Alibaşoğlu
Dilek Bal
Erdal Bektaş
Can Gazialem
Elif İnan
Nejat Kutup
Doğanay Sevindik
Ceyda Taşdelen
Gülçin Telioğlu
Aylin Yılmazbayhan
Leyla Yücel






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Dijital Fotoğraf Makinesi Alırken - Bölüm 2 (Alternatifleri inceleyin)
Bir dijital fotoğraf makinesi almaya niyetlendiniz ve bunun için:

1. “Ne kadar para harcamak istiyorum?” ve “İyi bir alternatif çıkarsa ne kadar zorlayabilirim?” diye parasal konuları kafanızda belirlediniz;
2. Ek maliyetlerin çıkabileceği (tripod, kart, filtre, taşıma çantası vs.) gerçeğini kabul ettiniz;
3. Fotoğraf çekme alışkanlıklarınızı gözden geçirdiniz ya da yeni başlayacaksanız kendinizi makineyi almış ve fotoğraf çekiyorken hayal ettiniz ki neleri çekiyorsunuz onu görebilin...

Bundan sonra sıra alternatiflerin neler olduğunu görmeye geliyor. O kadar çok alternatif var ki, adını çok iyi duyduğunuz markalardan tutun da, hiç duymadığınız gerçek olamayacak kadar ucuz makineler var. Öncelikle bu aşamada şu gerçeği kabul etmeniz lazım, bu iş biraz vakit alıcı bir iş. Yani “benim için en uygun, iyi, ucuz ve kullanışlı makineyi satın almak istiyorum” diyorsanız en az üç ay sürer araştırması.

Alternatiflerin ne olduğunu öğrenmek için ilk seçenek, dijital makinesi olan eş, dost... Ancak açık sözlü birini bulmak lazım; çünkü insanların bir huyu vardır, satın aldığı şeylerin hep “çok iyi” olduğunu söylerler. Ben daha hiç “ya öyle bir kazık yemişim ki sorma” diyen birini görmedim. Ona makine ile ilgili fikirlerini sorarak başlayabilirsiniz. Ben olsam bu soru cevap faslına önce çok nefis bir makine olduğunu söyleyerek başlarım, sonradan ufak ufak “Yoktur ama hiç bir problemle karşılaşıyor musun?” şeklinde bir ağız araması yaparım.

Daha sonra arkadaşınızdan makineyi isteyin; bir iki poz çekin, ne olduğu hiç önemli değil; elinizde bir sonraki makineyle karşılaştırma yapmak için bir referans olsun.

Dikkat etmeniz gereken şeyler, öncelikle elinize güzel oturuyor mu onu bir kontrol edin. Herkesin eli aynı büyüklükte değil, rahat etmeyebilirsiniz. Parmaklarınız düğmelere ulaşabiliyor mu ona bakın. Eğer bir vizörü varsa oradan bakın, görüntü aydınlık mı karanlık mi, LCD’sinin görüntüsü net mi, ışıklı bir ortamdaysanız detaylar seçiliyor mu seçilmiyor mü? Kamerayı elinize alıp söyle soldan sağa doğru orta hızda bir geçirin, bir yandan da LCD ye bakın; bakalım görüntüler düzgün seçiliyor mu hareket ederken. Menülerine girip bakın, neler olduğunu anlayabiliyor musunuz yoksa garip garip şeyler mı yazıyor? Etrafta çok da aydınlık olmayan bir bölge bulup orayı netlemeye çalışın; netliyor mu yoksa takılıp kalıyor mu? Ya da uzunca bir süre sonra mı netliyor, netlerken ses çıkarıyor mu, rahat netlemek için bir lambası var mı yok mu. Eğer zoomu varsa en genişten en dara kadar zoomu getirip götürün; ne kadar zaman aldığına bakın, gidip gelirken çıkardığı sese bakın. En geniş halindeyken ve en dar halindeyken netleme düzeyi aynı mı değil mı bir kontrol edin.

Sonra makul bir ışığa gidip şunları deneyin: Önce deklanşöre yarım başın (mutlaka yarım basılıyordur netlemeyi ve ışık ayarlarını kilitlemek için). Sonra bu haldeyken biraz bekleyip tam basın. Basmanızla resmin çekilmesi arasında geçen zamana bir bakın. Sonra farklı uzaklıkta bir yere doğrultun (burası önemli, mutlaka farklı uzaklıkta bir yer olmalı), sonra hiç yarım basmadan direk deklanşöre başın. Bakalım o zaman ne kadar sürede çekiyor?

LCD’deki fotoğrafı bir kontrol edin; sizin çektiğiniz renklerle gerçekteki renkler birbirine benziyor mu? Benzemiyorsa bir kaç seçenek var; ya LCD’si tam doğru renkleri göstermiyordur ya makinenin o fotoğrafı çekmek için gerekli bir ayarı yapılmamıştır (mesela beyaz dengesi) ya da makine yanlış renkler çekiyordur. Ama ilk iki ihtimal daha yakın ihtimallerdir genelde. Fotoğraf çekme modundan “bakma” ya da “review” ya da "play" moduna geçin. Çekilen fotoğraflara ne kadar hızlı bakabiliyor ona bir bakın. "Next" düğmesine basıp yarım dakika bekliyor musunuz yoksa hızlı hızlı geçiyor mu onları kontrol edin. Dijital fotoğrafçılığın en önemli avantajı malum çekilen fotoğraflara bakmaktır. Vaktinizin bir kısmı bu şekilde geçecek; o yüzden çok acı verici bir işlem olmamalı. Fotoğraflara bakarken “zoom” özelliği varsa onu deneyip fotoğrafları yaklaştırdığında nasıl göründüğüne bakın.

Pil ömrünün ne kadar olduğunu öğrenmeye çalışın. Eğer makine kendine has pil kullanıyorsa (cep telefonları hep özel piller kullanır ya onun gibi) günün birinde o pil şarj ola ola daha hızlı bitmeye başlayacaktır; yedeğinin bulunuyor olması şarttır. Şarjının makine üzerinde mi yoksa ayrı bir yerde mi olduğunu sorun. Çünkü eğer makine üzerinde oluyorsa "pil bitince ben yedek pili takarım, o bitene kadar ötekisi şarj olur" şeklinde bir olaya giremezsiniz. Taşımanız gereken yedek pil sayısı artar. Ayrı bir şarj aleti varsa o zaman daha rahat olur ama bu sefer de onu yanınızda taşımak zorunda kalırsınız.

“ON” düğmesine bastıktan kaç saniye sonra çekmeye hazır hale geliyor ve de açıkken kapattığınızda kaç saniyede kapanıyor onu kontrol edin. Bazı makinelerin objektifleri içeri çekilir, o yüzden de uzun sürer. Elinize aldığınız makinelerde buna da bakmak lazım. İlerde siz makineyi açmak isteyip beklerken çekmek istediğiniz pozu kaçırmayın. Bir de makine arka arkaya iki resmi ne kadar zamanda çekiyor ona bakın. “Saniyede bilmem kaç fotoğraf” çektikleri “burst” modlarından bahsetmiyorum; standart tek fotoğraf çektikleri modda iki resmi arka arkaya ne kadar hızlı çekiyorlar onu diyorum. Zaman ne kadar kısaysa o kadar iyi.

Bir de makinenin kaç fotoğraf çekme ayarı var ona bir göz atın. Yani üzerinde üç ayar varsa "fotoğraf"-"film"-"izleme" diye, beklentilerinizin biraz altında kalabilir. Hangi ayarların makineyi kullanan tarafından yapılabildiğini öğrenebiliyorsanız öğrenin. En önemlileri:

-Flash
-Beyaz dengesi (white balance)
-Fotoğraf kalitesi
-Fotoğraf büyüklüğü
-Diyafram (aperture)
-Perde (shutter)

Daha sonra arkadaşınıza hiç fotoğraf bastırıp bastırmadığını sorun; varsa onlara bakın, yoksa bilgisayardan görmeye çalışın. %200 zoom yapıp bir de öyle bakın. Çapraz çizgiler hakikaten çapraz mı iniyor yoksa kesik kesik mi gidiyor; düz zeminler fazla mı grenli, renkler gözünüze nasıl görünüyor, bunları kontrol edin. Makinenin LCD’sindeki haliyle bilgisayara aktarılmış halini karşılaştırma imkanınız varsa onu yapın; renkler ve kontrastlar birbirine ne kadar benziyor ona bakın. Bu çok önemli çünkü sahada fotoğraf çekerken renklerin nasıl çıktığı konusunda tek referansınız LCD olacak. Eve gelip bilgisayara yüklediğinizde alakasız renkte fotoğraflar görmek istemezsiniz.

Sonra arkadaşınıza kaça aldığını sorun ve de aklınızın bir köşesinde bunu tutun ki sonradan başka makinelerle karşılaştırma şansı olsun. Eğer makineyi hiç beğenmediyseniz bile benim tavsiyem bunu açıkça arkadaşınıza söylememeniz... Eğer çok beğenirseniz mutlaka markasını, modelini bir yere not edin. Sonra eve gidip internetten bakın; bir makinenin popülerliğini görmek için internetten yapacağınız arama çok işe yarar. Alacağınız makineyi ne kadar çok insan kullanıyorsa bir sıkıntınız olduğunda o kadar çok yardım alabileceğiniz yer bulursunuz demektir. Bu arada aklıma gelen bir şey, ben olsam sabit mercekli ve 'fixed focus'lu yanı netlik ayarı olmayan makinelerden kaçınırım. Çünkü bunlar başlangıç seviyesi makinelerdir ve tahminen fotoğrafçılıkla ciddi olarak ilgilenen insanların çok ilgisini çekmezler.



 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa