FOTOGRAFYA
 
Editör

Tacettin Teymur

Yayın Kurulu

Tülin Ağca
Özlem Bağcı
Leyla Benli
Müjde Bilgütay
Nejla Demirci
D. Esra Ertürk
Bülent Irkkan
Elif İnan
Nejat Kutup
Fulya Köse
E.Kemal Mert
Murat Selam
Kazım Şahbudak
Aylin Yılmazbayhan






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
    Sayılar    Sayı 7    Portfolyolar    Coşkun Aral
Coşkun Aral Sözün Bittiği Yer

COŞKUN ARAL BİYOGRAFİ

Coşkun Aral, 1 Mayıs 1956'da Siirt'te doğdu. Basın fotoğrafçılığı mesleğine 1974 yılında Günaydın ve Gün gazetelerinde başladı. 1976 yılında Ekonomi ve Politika gazetesinde devam etti. 1977 yılı kanlı 1 Mayıs olaylarında çektiği fotoğraflarla ilk kez Sipa Press ajansı vasıtası ile adını dünya basınında duyurdu. Bu olaya ilişkin fotoğraflarıyla Time, Newsweek dergilerinde yer aldı. Bunu izleyen yıllarda Sipa Ajansının Türkiye muhabirliğini üstlendi. Bu arada Türk basınında da Türk Haberler Ajansı, Milliyet, Hürriyet gazeteleri ile free lance çalıştı. 1980 yılında ilk defa Sipa ajansı adına Türkiye dışında görev aldı. Polonya'da ünlü Gdansk Grevi, İran, Irak olaylarına ilişkin çalışmalarıyla uluslararası platformda adını duyurmaya başladı. 1980, 12 Eylül darbesini daha önce yaptığı arşiv çalışmalarıyla ünlü Newsweek, L'Express dergilerinin kapaklarında ve yüzlerce uluslararası dergi sayfalarında yansıttı. 14 Ekim 1980 günü kaçırılan bir uçakta dünyada ilk kez hava korsanlarıyla bir röportaj gerçekleştirerek Türk ve dünya basınında adından söz ettirdi. Aynı olayla Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinde ödüller aldı. 1980 yılından itibaren sürekli olarak Lübnan, İran, Irak, Afganistan, Kuzey İrlanda., Çad ve Uzakdoğu'da meydana gelen savaşları görüntüledi. Time, Newsweek, Paris-Match, Stern, Epoca gibi dergiler adına savaş fotoğrafçısı olarak mesleğine devam ediyor. 1986 yılında fotoğrafa ilaveten Türkiye'de 32. Gün adına başlatığı savaş TV muhabirliğini asıl mesleği ile birlikte şu anda Haberci adlı televizyon haber belgeseli yapımcılığını da sürdürüyor. 1983/85 yılları arasında çektiği savaş fotoğrafları Paris'te FNAC'da sergilendi. Aynı yıllarda NewYork'ta Time Life Galerisi 'nde savaş fotoğrafları sergilendi. 1988 yılında Ara Güler ile birlikte Danimarka ve Finlandiya'da bir sergi açtı. 1993 yılında Almanya'nın Düsseldorf kentinde yabancılar kültür merkezinde "Savaş ve İnsan" konulu bir sergi hazırladı. 1983 yılında aralarında National Geography'nin ünlü fotoğrafçısı Reza ve Yan Morvan 'nın da bulunduğu dört savaş fotoğrafçısı ile birlikte hazırladığı "Galile'de Barış" adlı savaş fotoğraf albümü Edtion de Minuit tarafından yayınlandı. Lübnan savaşını konu alan bu kitap, daha sonra Almanya ve Cezayir'de basıldı. Yine New York'ta Pantheon yayın evi tarafından son dönemin en iyi 31 savaş fotoğrafçısını War Torn kitabında yer aldı. 1988 yılında Türkiye: Bin millik büyük serüven adlı macera fotoğraf albümü yayınlandı. 1995 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde Fielding Wordwide Yayınevi tarafından biri 'Savaş Tehlikeli Işık' diğeri 'Dünyanın En Tehlikeli Yerleri' adlı iki kitabı yayınlandı.

Şu anda da yapım ve yönetimini üstlendiği Haberci programının Türkiye'nin yanısıra uluslararası TV kanallarında da yayınlanmaktadır.

 

Bazı fotoğraflar 14 yaşından küçükler için SAKINCALIDIR !!!

  • 
Lübnan, 1982-1997
Savaşın ortasında en büyük eğlenceleri Rus ruleti oynamak. Bizim için bir mizansen düzenlediler, hem de gerçek kurşunlu silahlarıyla. Korktum. Çok şükür bir kaza olmadı. Ama ertesi gün bana poz verenin, başka bir ölüm oyunu oynarken öldüğünü öğrendim.
  • Lübnan, 1982-1997
'Lübnan'da sadece askelerin savaştığını sanıyordum. Dünyayı saran kara yüzlü teröristlerin yuvasını dağıtan İsrail ordusuna teşekkür bile etmiştim içimden. Ancak Time'a kapak olan fotoğrafta, yıkıntılar arasında kaçışan çocuklu kadın, yanıldığımı farkettirdi bana. Bu fotoğrafla, savaş kurbanlarının günahsız siviller olduğunu anladım Ne olur durdursunlar bu savaşı' diyordu mektubunda Amerikalı bir kadın. Ya bu fotoğraf dünyanın en ünlü dergisinde kapak olmasıydı..... Ya bu fotoğraf yerine, gözlerinde kin ve nefret, silahlı bir askerin fotoğrafı tercih edilseydi?....
  • Lübnan, 1982-1997
Askerin önünde, namlusunu yönlendirdiği yerde bir hedef yok. Kendini elindeki silahıyla özdeşleştiren, elindeki silahı bir organına dönüştüren bu savaşçı, sadece aldığı haz nedeniyle ateş ediyor. Bu haz, nedenleri ve sonuçları itibariyle gerçekten de korkutucu.
  • 
Lübnan, 1982-1997
Filistinli minik Ayşe, Falanjist milislerin kuşattığı Sabra Mülteci Kampı'nda, bomba patlamaları arasında doğdu. İsrail jetleri, 'Kfir' lerin havayı yırtan sesi ve çevresinde yükselen alevler arasında yapayalnız. '
  • Lübnan, 1982-1997
Bugün değişik bir şey yapmaya karar verdim. Beyrut'un lunaparkına gittim. Yalnız değildim., yanımda Dürzi bir milis vardı. Onunla atlıkarınca ve çarpışan arabalara bindik. Çok mutlu oldu. Güldü, güldü.....
  • Lübnan, 1982-1997
Bütün arzusu, zaferine başka dinlerin Tanrılarının da tanık olmasıydı.
  • Liberya, 1996
Bazen işimi tiksindirici buluyorum.
  • Lübnan, 1982-1997
İsyan, dua, yakarış, öfke.... Tanrım, bu yaşlı kadının sesini duy!
  • Romanya, 1989
Yorumsuz
  • 
Lübnan, 1982-1997
'Hiç bir askerden düşünmesini beklemem ben' Bernard Shaw
  • 
Afganistan, 1983-1996
İnançlara her zaman saygı duydum. Ayırt etmeden birini diğerinden, hepsini kutsal saydım. Kutsal isyanlarını objektifimle ölümsüzleştirirken, ne yazık ki tanık olduğum zaferler yeni vahşetleri doğurdu çoğu zaman. Katil ve kurban değişik mekan ve zamanlarda o kadar kolay yer değiştirebiliyorlar ki, onları birbirinden ayırt etmek neredeyse imkansızlaşıyor.
  • Lübnan, 1982-1997
Yorumsuz.
  • 
Lübnan, 1982-1997
Kan. O kadar alıştığımız...
  • 
Afganistan, 1983-1996
Karanlıktan korkarım. Bir savaş muhabiri karanlıktan korkar mı? Evet, korkar. Dolunayda süzülen bir parça ışığın aydınlattığı birkaç insan yatıştırıyor korkumu.
  • 
Lübnan, 1982-1997
Yer Hizbullah kampı, Beyrut. Güney Banliyö. Bildiğim tek şey onların artık çocuk olmadıklarıydı.
  • 
Lübnan, 1982-1997
'İnsan vicdanını savaş bölümü ve barış bölümü diye ikiye ayıramazsınız.' Bernard Shaw
  • Lübnan, 1982-1997
Saleh arkadaşımdı. Bir obüs mermisinin patlaması sonucu, önce sağ gözünü, sonra aklını yitirdi. Patlamaya neden olduğumu düşünürek, beni öldürmeye kalktı. Saleh arkadaşımdı.
  • Lübnan, 1982-1997
Savaşın izleri sadece insanların vücutlarına, yüzlerine ve göz bebeklerine işlemiyor. İnsanın en mahrem alanı olan mekanlar da savaştan nasibini alıyor. Havan mermilerinin açtığı oyuklar, roket ve mermi delikleri, binaların savaşa, 'tehlikeli ışığa' bakan cephelerini sürrealist bir tabloya dönüştürmüş. Beyrut, dünyanın en büyük sürrealist eserler müzesi. Üstelik giriş bedava. Peki çıkış var mı?
  • 
İrlanda, 1981
CAnne ve babalar çocuklarına hep tembih ederler: 'Ateşle oynama!'
  • İran, 1980-1989
Cioran'ın, 'İnsan türü ancak kendini mahvedene hayran olur.' sözü geldi aklıma. Haklı galiba.
  • Liberya, 1996
Yorumsuz.
  • Liberya, 1996
Uyurken bile...
  • Liberya, 1996
Başında miğfer, gözlerinde öfke... Yapabileceğim tek şeyi yaptım; fotoğrafını çektim ve o çocuğu belki de yanıtını hiç bir zaman bulamayacağı ve yanıtını kimselerin bilmediği sorularıyla başbaşa bırakarak oradan uzaklaştım.
  • 
Lübnan, 1982-1997
Belki de birkaç saat önce, o, sevgilisi gibi sarıldığı silahıyla bir can aldı. Kimbilir belki de bir kaç saat sonra, benzer bir silahla öldürülecek.
  • 
Ruanda, 1994
Beziers Piskoposu, Fransa'nın güneyindeki Katoliklerin, Katharlara karşı başlattığı Haçlı Seferi sırasında şöyle der: 'Hepsini öldürün! Tanrı kendininkileri ayıracaktır.'
  • Nepal, 1988
İdeolojilerin sonu mu?
  • 
Azerbaycan, 1992
Yanan bir binanın ateşiyle aydınlanan yüzünde, kederden başka bir şey görmedim.
  • Azerbaycan, 1992
Yorumsuz
  • Azerbaycan, 1992
Patlattığı topun gürültüsü yüzünden kulaklarını tıkayan bu askerin, bir an yaptığı işten pişmanlık duyduğunu hayal etmek istedim.
  • Kuzey Irak, 1990-1991
Göç.
  • 
Kuzey Irak, 1990-1991
Bu, 'açlığın eli'dir. Her savaşta görülür. Bazen savaş olmasa da!
  • Kuzey Irak, 1990-1991
Taş masa üzerinde sıcak çorbalarını kaşıklamışlardı. Şimdi dostlarının soğuk bedenlerini yıkıyorlar.
  • 
Kuzey Irak, 1990-1991
Ekmek kavgası.
  • Filipinler, 1986
Savaşta günbatımı, bir yorgunluk anıdır.
  • Romanya, 1989
Çiçek her yerde güzel, özellikle burada. Açılmaz bir mühür gibi.
  • 
Afganistan, 1983-1996
Umarım, soğuk tank namlusunun bir tahtaravalli olmadığını, o tankın içinde bir asker yada paletlerinin altında ezilmiş bir ceset olmadan önce öğrenme şansı olur.
  • 
Lübnan, 1982-1997
Yorumsuz.
  • Lübnan, 1982-1997
Bir 'İstanbul Hatırası' gibi... Hayatıma yön veren hava korsanlarından yalnızca biri. Peki ya diğerleri? Onları mesleğe kazandırdım...
  • Lübnan, 1982-1997
Hep Merak ettim: Kaçırdıkları uçağın kanatları üzerinde şov yaparken acaba 'Kanatların Üzerinde Yürünmez' yazısına dikkat ettiler mi?
  • İran, 1980-1989
İran Beheşti-Zehra 1989 'Cinayeti öğrendiler.... Onlara öylesine heyecan veriyorduki bu, spor olsun diye birbirlerini öldürmeye başladılar ve savaşı buldular; en büyük adım buydu onlar için....'
Bernard Shaw




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa