Editörler

Bülent Irkkan
Gülçin Tellioğlu
Leyla Yücel

Yayın Kurulu

Meryem Akköse
Yağmur Dolkun
Elif İnan
Suderin Murat
Doğanay Sevindik
Elif Vargı






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Sergi Yorum: BUFSAD Siyah Beyaz Fotoğraf Atölyesi Sergisi Mahmut Özturan

Sergi Adı : “Karanlık Odadan Notlar”
Sanatçı : BUFSAD Siyah Beyaz Fotoğraf Atölyesi
Yer :  Tayyere Kültür Merkezi - BURSA
Tarih : 26-31 Ekim 2009

Sergi Salonu

Tayyare Kültür Merkezi
Sergi salonu, Bursa’nın merkezinde, Atatürk Caddesi üzerindeki Atatürk Heykeli’nin karşısında yer alıyor. Böyle merkezi bir yerdeki tarihi değere sahip bir sergi salonundaki fotoğraf sergisini gezmek, inanın gerçekten harika bir duygu. Darısı diğer büyük illerimize...
Binanın girişinde iki sergi salonu var. Her iki salon da çok büyük vitrinlerle ana caddeye cepheli. Yoldan geçen yayalar, kimi zaman salona bile girmeden, sergileri dışarıdan izleme şansına sahipler. Aslında bu kocaman vitrin duvarlar, başka bir afiş ve duyuruya gerek kalmadan insanları salona davet ediyorlar adeta!

Cumhuriyet tarihinin ilk modern sinema-tiyatro-konser salonları arasında yer alan Tayyare Kültür Merkezi, ünlü mimar Arif Hikmet Koyunoğlu'nun projesi doğrultusunda Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) tarafından yaptırılmış ve 1932 yılında hizmete açılmıştır. 1945 yılında Bursa Belediyesi tarafından satın alınan bina, uzun yıllar sinema ve hizmet binası olarak kullanılmış, 1991 yılında özgün biçimine geri döndürülmek amacıyla restorasyon çalışmalarına başlanmıştır.Tayyare Kültür Merkezi, Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi eserleri arasında olup, en sade ve güzel örneklerden biridir. 1995 yılında tamamlanan çalışmalar sonucunda Tayyare Kültür Merkezi adıyla hizmete sunulan bina, 700 kişilik konser-gösteri, 4 sergi ve 100 kişilik toplantı salonları ile Bursa’nın kültür yaşamında yerini almıştır. Tayyare Kültür Merkezi, sofitalı sahne sistemi, ses-ışık-projeksiyon, sinema ve aynı anda 3 dilde çeviri yapma olanağı veren simultune sistemlerinin yanı sıra kulis, seminer ve toplantı odaları, teknik odalar, fuaye ve kokteyl salonu ile çok amaçlı kullanımlara yönelik olarak hizmet vermektedir.
(Kaynak: Bursa Büyükşehir Belediyesi)

Sanatçılar

Aykan Gerçekgil
Bahadır Öztuna
Mutlu Yongacı
Nevzat Mutlu
Pelin Yılmaz
Utku Kaynar
Yasemin Avcı
Zekiye Sayar
Öyküler: Pelin Yılmaz

Sergi

Günümüzde açılan fotoğraf sergilerinin çoğunluğu, renkli dijital baskılardan oluşuyor. Böylesi bir ortamda, siyah beyaz bir sergi, hele de karanlık oda baskılarından oluşan klasik bir siyah beyaz fotoğraf sergisi, gerçekten bir mıknatıs gibi kendisine çeker tüm sanatseverleri. Siyah beyaz fotoğraf aşıklarına böylesi bir sergi sundukları için, BUFSAD’a ve değerli “Siyah Beyaz Fotoğraf Atölyesi” üyelerine teşekkür ediyorum. Sergi, çeşitli boyutlarda 35 adet siyah beyaz fotoğraftan oluşuyor. Fotoğraf konuları: portreler, manzaralar, doğa, makro, kurgu, köy yaşamı, iş atölyeleri, zanaatkarlar ve çocuklar.

Potre çalışmalarında, objektife bakan donuk gözler genelde rahatsızlık verir. Fotoğrafın teknik başarısından çok daha önemli olan düşünsel boyutun eksikliği, teknik başarıyı gölgeler. Bir iş atölyesinde çalışan zanaatkar, poz verircesine objektife bakıyorsa, fotoğrafçı konunun düşünsel boyutunu değil, görsel ve teknik boyutunu ön plana almış demektir. Çünkü bakışlarda duygu değil, yapay bir duruş gözlenir.

Fotoğrafta temel unsurun ışık olduğu bilinen bir gerçektir. Hele, siyah beyaz fotoğrafta, ışığın varlığı ve kullanılma biçim ve becerisi çok daha büyük bir önem kazanır. Renkli fotoğrafta renklerin zenginliği ile kotarılan yüzeysel başarı, siyah beyazda çok daha zorlukla gerçekleşebilmektedir. Çünkü siyah beyaz bir fotoğrafta ışığın doğru kullanımı, fotoğrafın olmazsa olmazıdır. Işığın çok zayıf değerlerdeki varlığıyla yapılan bir fotoğraf, en azından bu eksiğini konusunun çok ciddi zenginliği ya da güçlülüğü ile dengeleyebilmelidir. Işığın zayıflığı yanında kimi teknik niteliklerde de sorunlar varsa, (ufuk çizgisi, alan derinliği ve kompozisyon gibi..) o zaman sözlerin bittiği yerdesinizdir...

Bir fotoğrafın çok sayıda detay ve konulardan oluşması; yoğun, kalabalık, karmaşık kompozisyonlara neden olabilir. Kalabalık ve karmaşık kompozisyonlarda, yapıtın gerçek ve ana konusunu belirlemek, anlamak ve yapıtın içine girmek zorlaşır. Yapıtların izleyiciyi yoran değil, rahatlıkla içine girebildiği ve yapıttaki düşünsel değerlerin ayırdına varabildiği çalışmalar olması beklenir. Kompozisyondaki detay çokluğunun verdiği yoğunluk, yapıta bir zenginlik kazandırmadığı gibi, karmaşıklığı nedeniyle yorucu da olabilir.

Durağan nesnelerdeki flu görünümler ve netsiz ana tema yapıtı zayıflaştırır. Işığın yetersiz olduğu durumlarda sorun, tripod kullanılarak ya da diyafram değerleriyle telafi edilemiyorsa, sadece konusundan dolayı o yapıtın başarılı kabul edilmesi zor olur. Durağan nesne çalışmalarında çok daha başarılı teknik sonuçlar olasıdır; yeter ki içlerine biraz da kendimizden birşeyler katarak zenginleştirebilelim... Kurgu çalışmalarımız da durağan nesnelere çok benzerdir. İşimizin ağırlık noktası konu anlatımıdır; teknik başarı ise tartışmasız zorunluluğumuzdur. Kurgu çalışmalarımız, düşüncelerimizin zenginliği oranında bize başarı getireceğinden, üretim sürecinin en büyük bölümünü düşünmeye ayırmamız gerekir.

Sergilerde, izleyiciyi yönlendirici notlar, açıklamalar ve öyküler, yapıtlara ve o yapıtları üreten sanatçılarımıza haksızlıktır bence. Çünkü sanatçı, yapıtıyla, kendisinin düşündüğü gibi değil, izleyicinin gördüğü ve anladığı şekliyle birşeyler yaratmak ister izleyicisinin düşünsel dünyasında. Bir yapıt, sergi salonunda yerini aldıktan sonra, o yapıtı yaratan sanatçısının olmaktan çıkmış; izleyicisinin o yapıta kazandırdığı ya da yüklediği anlam ölçüsünde bir değer kazanmıştır, ya da kazanamamıştır! O yapıtın neyi anlattığını, izleyiciyi nereye götürmesi gerektiğini sınırlandırmak ve yönlendirmek, sanata da, sanatçıya da, yapıta da haksızlıktır.

Tam siyah ve tam beyaz tonlar, bir siyah beyaz fotoğrafın olmazsa olmazıdır bence. Tümüyle gri tonlardan oluşan bir siyah beyaz fotoğrafta, çok az oranlarda da olsa, tam siyahı ve tam beyazı görmeyi umar izleyici. Siyah beyaz bir fotoğrafın başarısıdır bu. Bu da ancak ışığı ve teknikleri doğru kullanmakla olasıdır. Sadece gri tonlardan oluşan fotoğraflardaki kontrastlığın eksikliği, tam siyah ve tam beyazı görmemizi engelleyebilir. Işık değerlerinin, doğru kontrast değerlerle bütünleşmesi gerekir.

Sanatçı düşünceleri

(Sergi tanıtım yazısından:)
Her şey o kadar renkli ki dışarıda, o kadar boyalı, o kadar ışıltılı... Bir o kadar da ruhsuz. Sıkılıyoruz bu durumdan biz, geçmiş günlerin sadeliğini özlüyoruz, çocukluk anılarımızı, sepya günlerimizi, masumiyetimizi. Renklerin parıltıları yüzünden görünmeyen anlamı bulmak, çıkartmak istiyoruz yeniden. İşte bu yüzden, biz bu sergide fotoğrafı olanlar: BUFSAD Siyah Beyaz Fotoğraf Atölyesi sakinlerinden; Aykan Gerçekgil, Bahadır Öztuna, Mutlu Yongacı, Nevzat Mutlu, Yasemin Avcı, Pelin Yılmaz, Utku Kaynar, Zekiye Sayar, karanlık odanın aydınlığını ışıltılı yaşamların karanlığına tercih ediyoruz.

BUFSAD Siyah Beyaz Fotoğraf Atölyesi sakinlerine, emekleri için fotoğraf sanatı adına teşekkür ediyor, sanatçılarımıza bundan sonraki yaşamlarında sağlıklı, bol fotoğraflı uzun ve güzel yıllar diliyorum.

Mahmut Özturan
31 Ekim 2009, Bursa




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa