Editörler

Suderin Murat
Gülçin Tellioğlu
Leyla Yücel

Yayın Kurulu

Yağmur Dolkun
Bülent Irkkan
Elif İnan
Mahmut Özturan
Doğanay Sevindik
Zeynep Şişman
Elif Vargı






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Fotoğrafın Cinselliği Merih Akoğul

Yeryüzünde 170 yıllık bir geçmişe sahip olan fotoğraf; adeta resmin cinsellikle ilgisine öykünerek, kendi gerçekliği üzerinden yeni bir rota çizmiştir. Resimde ya da bir edebiyat yapıtında onu üreten sanatçının -yalnızca- imgeleminde ve fantezi dünyasında yer alabilecek cinsellik, fotoğrafta görünebilir olmak için kesinlikle objektif karşısında, belirli bir zaman aralığında ve gerekli fiziksel koşullar altında bulunmak durumundadır.

Fotoğrafta nesnesiz hiçbir şey anlatılamadığından, cinselliğin de var olması için nesnesinin karenin içinde yer alması zorunludur. Ama sanılanın aksine fotoğraftaki cinsellik, yalnızca çıplak insan çekildiğinde gündeme gelen bir konu değildir. Önemli olan cinselliğin neyin ardına gizlendiği ve fotoğrafçının ilgisini yönelttiği nesneler tarafından nasıl ortaya çıkarıldığıdır. Bu da; yaklaşım biçimlerine ve yöntemlerine bağlı olarak bazen erotizm, bazen de pornografi üzerinden dile getirilmektedir.

Ama bazen yalnızca bir bakışın kodlanmamış erotizmi, çırılçıplak yatan bir kadın bedeninden daha çarpıcı -tahrik edici- olabilir. Ama özellikle “çıplak” yani “nü” konusu, sanat tarihinde önce resim ve heykelin, ardından da fotoğrafın portre, manzara gibi türlerinden birinin adı olmuştur. Ama burada dikkat edilmesi gereken şey, çekilen nesnenin (modelin) soyunukluğu değil, bilinen kodlar üzerinden belirli bir cinsel eyleme göndermede bulunmasıdır.

Fotoğrafçı; ister erkek ister kadın olsun, boynunda taşıdığı makineyi fallik bir objeye dönüşürek -adeta körün bastonu gibi sahibinden daha önde- varlığını kabul ettirmektedir. Makine taşımak, zaten bilinç altında bir cinsel eylemin yansımasıdır. Antropolojik anlamda da, tıpkı bir büyücü gibi anları durdurmayı bilen insan, kendisini bir Yarı-Tanrı gibi konumlandırmaktadır. Bu durum, son zamanlarda içinde cinsellik barındıran fotoğraflara da el atan, kendini fotoğrafçı sanan -asıl mesleklerinden sıkılmış- insanların çoğalmasıyla başka bir boyuta taşınsa da, diğer dallar gibi sessizce kendi macerasını sürdürmektedir.

Fotoğrafçılar da, modelleri de özellikle profesyonel çalışmalarda, üçüncü kişiler tarafından sorulan cinsel çekimle ilgili soruları reddederler; zira profesyonellikte böyle bir şey asla söz konusu olamaz. Ama fotomodel de, fotoğrafçı da, fotoğraflara bakan kişiler de insandır; arzuları, tutkuları ve libidolarına bağlı olarak yeryüzüne bıraktıkları enerjileri vardır. Bu olay, daha çok etik kuralları ilgilendirdiği için, söz konusu kişiler tarafından gündeme getirilmemektedir. Ama bu da, asla cinselliğin var olmadığı anlamına gelmez. Aksine konu ne olursa olsun, çekimin kendine has elektriği yoksa, o fotoğraf bakan kişiyi de daha az heyecanlandıracaktır. Burada söz konusu olan, bir tarafta çıplak bir model, diğer tarafta da fotoğrafçının arasındaki elektrik değildir. Estetikteki terimleriyle söylemek gerekirse,“obje” ile “süje” arasındaki ilişki/gerilimdir.

İnsanlar, içgüdülerine bağlı olarak birbirlerini cinsel anlamda çeken iki cins olarak yaratılmışlardır. Aynı zamanda bu çekim, büyük bir itme ve karşı koyuşun da tanımıdır. Bir başka açıdan da savaştır burada var olan; duyarlı yüzeyin üzerindeki kalıcı barıştan önce. Konu sanat olduğunda, tüm bu noktalar teknik ve estetik koşullarla doğru ve özgün oranlarda birleştiğinde, daha başarılı fotoğraflar ortaya çıkmaktadır. Fotoğrafçı ile modeli arasında enerji akışı gerçekleşmez ise fotoğraf da olmaz.

Fotoğraf sanatı, kaba hatlarıyla kurgu (poz verdirme) ile yakalama (an fotoğrafı) olmak üzere birbirinden farklı iki yaklaşımı benimser. Yakalamak; objenin durumdan haberli olmamasınının ön koşuludur. Dikizcilik, sürekli gözlem halinde olmak, paparazzilerin yaptığı gibi ünlülerin peşinde sürekli bir “açık arama” durumunda olmaktır. Başkalarının dünyalarına zorla girmek, özele inmek ve gözlemler sonucunda müstehcenliğe kadar uzanan sürprizlerle dolu bir yolun varlığını kabul etmek demektir. Toplumun bilgilendirilmesi adına, ünlülerin yatak odalarına kadar sokulan kameraların affedilir hiçbir yanı yoktur, aynı zamanda bu davranış biçimi özele müdahale olup illegaldir ve hukuğa da aykırıdır.

Fotoğraf, varlığını fotoğraf makinesinin icadına borçludur. Fotoğraf makinesine sahip olan bir kişi pasif durumda kalamamakta, başka bir insan olmakta ve saldırganlığına haklı bir gerekçe bulmak durumundadır. Elinde silah verilmiş bilinçsiz bir kişi gibi ne yapacağını bilememekte; önce cansız nesnelere, sonra da insanlara nişan almaktadır. Gazetecilikte “embeded” haberler dışında, foto muhabirleri başkalarının hayatlarını kazımak ülküsü ve magazinin kendilerine verdiği yetkiyle özellikle cinselliğin ön planda tutulduğu haberlere girmeyi çok severler. Kimin, kiminle, ne yaptığını merak eden halk da bunu doğal karşılar ve heyecanla tüm detayları öğrenmek ister.

Bir de cinselliğin asla yadsınamaz olan kendi sosyolojisi vardır. İnsanın en doğal hali olan cinsellik, çoğu kez istismar edilerek –ve kamuya mal edilerek- sömürülür. Bir kişi ünlü olduktan sonra, çıplak fotoğraflarının ortaya çıkarılması; tehdit unsuru ya da maddi çıkarlar için -şantaj için- kullanılması çok yaygındır. Öyle ya da böyle, kamuya malolmuş kişilerin uzun odaklı objektiflerle evlerinin yatak odalarının ya da tatilde denize girerlerken çekilen üstsüz fotoğrafları ağzının suyu akarak bekleyen alıştırılmış halka bir yem gibi sunulmaktadır.

Cinsellik ve buna bağlı olarak arzu, insanın, hayatını üzerine kurguladığı en önemli dışavurumlardan biridir. Ama günümüzde kötüye kullanılmaktadır. Cinsellikle ilgili konular, metafizikten kimyaya kadar birçok farklı disiplin tarafından açıklanmaya çalışılır ama tüm bu çabalar yetersiz kalır. Sanılanın aksine, yalnızca cinselliğin ön planda olduğu, erotik görüntülere sahip insanların yer aldığı, devirlerine göre biçimsel değişimler gösteren fotoğraflar değildir konumuz; iki nokta arasında fotoğraf aracılığıyla kurulan o sonsuz ve eskimeyecek olan bağdır. 

Yaşam ve sanatla bu denli iç içe olan cinsellik, fotoğrafla da aynı dereceden akrabalık bağlarına sahiptir.

Merih Akoğul
Şubat 2009
(Fotografya için)




1_5697_dIvhpzvMmW-200x200.jpg

Merih AKOĞUL

 1963 yılında İstanbul’da doğdu. M.S.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Fotograf Ana Sanat Dalı’nı (Lisans) 1985, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Fotograf Ana Sanat Dalı’nı (Yüksek Lisans) 2001 yılında bitirdi. “Grup 9” Fotograf Grubu’nu kurdu. Birçok dia gösterisi gerçekleştirdi, yurtiçinde ve yurtdışında (Avusturya, Bulgaristan, Güney Afrika, İngiltere, Fransa, Yunanistan, Japonya, ABD, Belçika, Kosova, Almanya) çeşitli sergilerde fotografları yer aldı. Fotograf sanatı ve kuramı konularında çalışmalar yaptı. Seminer, sempozyum ve açıkoturumlara katıldı, bildiriler sundu, paneller yönetti, seçici kurullarda yer aldı. Reklam sektöründe tanıtım fotografçısı ve yazar olarak çalıştı. Çeşitli özel kurumlarda eğitmenlik, özel radyolarda kültür ve sanat programları, televizyon programlarında sanat danışmanlığı yaptı. Fotografları; fotograf kuramı, plastik sanatlar ve müzik üzerine yazıları ve eleştirileri birçok gazete ve dergide yayımlandı. 2003 yılının yaz döneminde Avusturya Başkanlık Sanat Dairesi tarafından verilen bursla çalışmalarını Viyana’da sürdürdü. Çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda yapıtları bulunan Akoğul, Bahçeşehir Üniversitesi ve Eyüboğlu Koleji’nde dersler vermektedir.

Yapıtları

2007 “Sanki” (fotograf)
2006 “Siyah Beyaz Afyonkarahisar” (fotograf)
2005 “Türk Fotografçıları Kütüphanesi 22/Merih Akoğul” (fotograf)
         “Bit-ki” (fotograf)
         “İkizim Söyledi Ben Yazdım” (deneme)
         “Saklı Günlükler” (çocuk edebiyatı)
2004 “Geçen Yaz Viyana’da” (fotograf)
2002 “Başarmak” (fotograf)
2001 “Klasikler/Neo-Klasikler” (fotograf)
1999 “Klasikler” (fotograf)
1995 “Kuğunun Ölümü” (şiir)
1992 “Son Dokunuş” (şiir)

Kişisel Sergiler

2010 “İç İçe İstanbul”, Fototrek, İstanbul
2008 “Standards”, PG Art Gallery, İstanbul
2007 “Sanki”, Leica Gallery, İstanbul
2006 “Geçen Yaz Viyana’da”, Palais Porcia Kunst Raum, Viyana
         “Siyah Beyaz Afyonkarahisar”, Fevzi Çakmak Yetiştirme Yurdu 
          Sanat  Galerisi, Afyonkarahisar
         “Avusturya 2006”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2005 “Son İki”, Kadir Has Üniversitesi Sanat Galerisi
         “Geçen Yaz Viyana’da”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
         “Bit-ki”, PG Art Gallery, İstanbul 
         “Yolda”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2004 “Otuz Kuş”, PG Art Gallery, İstanbul
         “Geçen Yaz Viyana’da”, Fotografevi, İstanbul
2003 “Güzergâh: Edebiyat”, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, İstanbul
         “İki Dünya Arasında” (Proje Koordinatörü), İstanbul Fotograf   
          Merkezi,İstanbul 2002 “Başarmak”, Fotografevi, İstanbul 2001
          Bronz Askerler “Bu Sefer”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
         “Klasikler/Neo-klasikler”, Fotografevi, İstanbul
         “Aşkküre”, Bedri Rahmi Eyüboğlu Sanat Galerisi, İstanbul
1999 “Bronz Askerler”, Fotografevi, İstanbul
1998 “Filim”, İMKB Sanat Galerisi, İstanbul
         “Dönüşümler”, Art Shop, İzmir

Grup Sergileri
2009 “Le Pont-Photos de Galata”, L’Orangerie du Sénat, Paris
2008 “Türk Gerçekliği”, Fotographie Forum Frankfurt, Almanya
2007 “Köprü6”, İstanbul Modern, İstanbul
         “İstanbul İstasyonu”, Karşı Sanat Çalışmaları, İstanbul
         “Sınır Çizgisi, Devlet Güzel Sanatlar Galersi, Çanakkale 
         “Buluşma Noktası, Arcola Theatre Gallery, Londra
2006 “Under Construction”, Kanyon Levent, İstanbul
2005 “Bu Sizin İçin” / İstanbul Modern Sanatlar Galerisi, İstanbul
         “Art-Alan II / Sıra Dışı Hayatlar”, Kargart, İstanbul
         “Koleksiyon Sergisi 2005”, İstanbul Fotoğraf Merkezi, İstanbul 2004
         “Siyah Beyaz Türk Fotoğrafı”, St. Martin Gallery, Londra
         “Balkan Fotoğrafı’nın Görünüşü” , Selanik, Yunanistan 2003
         “Yıkıma Karşı Küresel Aşk”, Civic Center, Johannesburg
         “7 Fotoğrafçı Gözüyle Türkiye’den Portreler”, NHK Park Studio Gallery   
           ve Bunka College Gallery, Tokyo 
         “Merih Akoğul Atölyesi”, Echo Gallery, Viyana 
         “Art-Alan” Sokak Projesi, Kadıköy Kadife Sokak, İstanbul
         “Bu Şehri İstanbul” Washington, A.B.D. 
2002 “Sondaj”, Pamukbank Fotoğraf Galerisi, İstanbul Salı Grubu
         “İznik Köylerinde”, Süleyman Paşa Medresesi, İznik Avrupa Parlamentosu
         “Açık Kapı Günleri”, Strasbourg
         “Tehlikeli Şeyler”, Karşı Sanat Çalışmaları, İstanbul Dr. Nejat Eczacıbaşı  
          Vakfı ve Eczacıbaşı Sanal Müzesi,
         “60 Yıl 60 Sanatçı” TÜYAP, İstanbul 2001 Salı Grubu, 
         “Portreleme Sergisi: İsa Çelik”, Fotoğrafevi, İstanbul 1998 Salı Grubu,
         “Portreleme Sergisi: Gültekin Çizgen”, Basın Müzesi, İstanbul
1996 PTFD 4. Sergisi, İMKB Sanat Galerisi, İstanbul
1992 PTFD 3. Sergisi, AKM, İstanbul
1991 PTFD (Profesyonel Tanıtım Fotoğrafçıları Derneği) 2. Sergisi, AKM,
         İstanbul
1985 “Grup 9”, Dost Sanat Ortamı, Ankara




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa