Editör

Koray Olşen

Yayın Kurulu

Atila Köksal
Aysel Altun
Ayşe Saray
Berrin Cerrahoğlu
Dora Günel
Mehmet N.Savcı
Meltem Çolak
Necla Can Güler
Nilüfer Zengin






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Gütekin Çizgen

KOLEKSİYON KÜLTÜRÜ VE FOTOĞRAF KOLEKSİYONLARI



KOLEKSİYON NEDİR, KOLEKSİYONCU KİMDİR?

Koleksiyoncular her şeyi biriktirir. Örneklersek; Gravürler, taş baskılar, dolmakalem, kol saati, tespih, piyango bileti, madalya, nişan, kibrit kutusu, rozet, afiş, hisse senedi, kartvizit, karpostal, kandil, müzik aletleri, kaşık, teneke kutu, masa takvimi, nota, oyuncak bebek, maket, tombak, seramik, lüle eşya, deniz kabuğu, radyo, fotoğraf, halı, kilim, kantar ağırlıkları, iğne, cam eşya, fotoğraf makinesi, etiket, porselen eşya, ütü, mask, nargile, fincan zarfı, tarak, kılıf, telefon kartı, daha neler neler var.
 

Koleksiyon toplamaktır, korumaktır ve genelde bir tutkudur. Koleksiyonu, koleksiyonerler yapar. Geçmişin değerlerini toplar, düzenler, değerlendirirler, bazen sergiler, bazen yayınlarlar. Hangi konu olursa olsun koleksiyonculuk bir yaşam biçimidir. Bu bağlamdaki ünlü sözü de hatırlayalım; ''Koleksiyonculuk bir hastalıktır ve çaresi de yoktur.''

Kültür yapılanmasının temelleri sayılan müzelerin de temelinde koleksiyonlar yer alır. Müze kurumları bile ortada yokken koleksiyonlar ortaya çıkmaya başlamıştı. Zenginlerin, asillerin ''merak dolapları'' denen bir yapılanması Rönesans boyu sürdü geldi. Bu yapıdaki koleksiyonlar daha sonra müzelere evirildi. Bugün dünyada müzelerin sayısının 17.500 ‘e ulaştığını biliyoruz.

200 Yıla yakın bir süredir tüm dünyada görselliği şekillendiren fotoğraf önce bir ürün olarak vardı. Dolaylı olarak bir belge ve sanat objesi olarak ürerken koleksiyonerler tarafından toplanmaya başladı.

KÜLTÜR BAĞLAMINDA FOTOĞRAF KOLEKSİYONCULUĞU

Fotoğraf tarihi içinde sanat ve kültür ortamının önemli bir yapılanması koleksiyonlardır. Koleksiyonerler oyun kurucularıdır.
 

Kurucu küratörü olduğum İstanbul Fotoğraf Müzesi'nde zaman zaman düzenlenen sergilerin yabancı küratörlerinden öğrendiğime göre, Almanya'da fotoğraf koleksiyonerlerinin sayısı 5.000’i aşıyor. Bunların önde gelenlerinin koleksiyon yapılanmaları ise 5.000 5.000 çoğalan büyük fotoğraf birikimlerdir.

ÜLKEMİZDE KİMLER FOTOĞRAF TOPLUYOR

Ülkemizde fotoğraf koleksiyonculuğu, sorunlarına rağmen giderek gelişiyor. Koleksiyonerleri hatırlayalım; Çetin Nuhoğlu, (ki kendisinin İstanbul Fotoğraf Müzesinde koleksiyonuna ayrılan bir galerisi vardır) Banu Vargı Tümay, Leyla Alaton, Eren İnönü, Sinan Kafadar, Prof. Mehmet Bayhan, Ferit Şahenk, Serdar Bilgili, Ebru Arıkan, Öner Kocabeyoğlu, Rüştü Sungur, Selim Seval, Cengiz Kahraman, Sinan Genim gibi kişilerin koleksiyonları ve benim de 2.000 parçalık Cumhuriyet dönemi fotoğraf koleksiyonum önemli birikimlerdir. Fotoğraflar onların dünyalarının bir parçasıdır.

Elbette kurumlar da var, en önemlisi İstanbul Tıp Fakültesi kütüphanesinde bulunan Sultan Abdulhamid'in ''Yıldız Koleksiyonu'' ile Suna ve İnan Kıraç ''Pera Müzesi'ndeki'' koleksiyonlardır (örneklersek Yıldız Moran koleksiyonu gibi).

İstanbul Modern'in ve Salt'ın da belgesel yapıda giderek gelişen bir fotoğraf koleksiyonları olduğu biliniyor.  Elbette, Ömer Koç'un özellikle Osmanlı dönemi fotoğrafçılarında yoğunlaşan ülkemizin en büyük fotoğraf toplayıcısı olduğunu da unutmamalıyız. Tabii Balıkesir'de kurulu Ulusal Müze ve Kitaplığı ile İstanbul'da kurulu İstanbul Fotoğraf Müzesi çağdaş yerli ve yabancı fotoğraf koleksiyonları da önemlidir.


ESER DEĞERLERİ

Sanat eserleri koleksiyonculuğu ve onların yükselişi her gün çeşitli haber kanallarında yüksek haber değerleriyle yer alıyor. İstanbul Modern'de sergisi açılan Alman fotoğrafçı Gursky'nin eseri ünlü koleksiyoner Saatchi&Saatchi tarafından 4,338,500 dolara satın alındığında büyük sansasyon yaratmıştı. Ancak bugün fotoğrafların dünya piyasalarında kazandığı kıymetler sanırım çok daha ilginç. Bazı örnekler vereyim;

Listede önce sanatçının ismi, eserin ismi, hangi müzayede salonunda kaça satıldığına bakarsak fotoğraf sanatının nasıl bir değer yumağı içinde olduğu anlaşılır.

1. ANDREAS GURSKY, Rhein II (1999) $4,338,500 - 2011 Christie’s ( 2011 Toplam $ 13.7 mill )
2. CINDY SHERMAN, Untitled # 96 (1981) $3,890,500 - 2011 Christie’s ( 2011 Toplam $ 11 mill ) - 2012 Chrisite’s $2.888.000
3. JEFF WALL, Dead Troops Talk ( 2012) $3,666,500 - 2012 Christie’s
4. ANDREAS GURSKY, 99 Cent (2001) $3,346,000 - 2007 Sotheby’s - 2006 $2.480.000 ve $2.250.000
5. EDWARD STEICHEN, The Pond Moonlight (1904) $2,928,000 - 2006 Sotheby’s
8. EDWARD WESTON, Nude (1925) $1,609,000 - 2008 Sotheby’s
9. RICHARD AVEDON, Dovima with elephants (1955) $1,152,000 - 2010 Christie’s
10. ANSEL ADAMS, Moonrise over Hernandez (1948) $609,000 - 2006 Sotheby’s

Bunların büyük bir kısmı Amerikalı sanatçılara ait.

Bu değerli bilgileri kendisi de Amerikan fotoğrafının bir dünya ustası olan Ernest Hass'tan başlayan eser sahipliğiyle önemli bir koleksiyoner olan Sayın Eren İnönü'den aldım, kendisine şükran borçluyum.

Bunlar yabancılar. Elbette bizim yerli kadrolardan Ara Güler, Ozan Sağdıç ve benim gibi belli bir kuşağın fotoğrafları da satılıyor. Genç kuşaktan da Murat Germen, Ahmet Elhan gibi sanatçıların fotoğraf satışlarıyla ayakta durduklarını biliyoruz. Ancak yukarıda görüldüğü gibi dış yapı farklı, biz henüz emekliyoruz.

SONUÇ

Bizde ve dünyada durum bu. Kuşkusuz, ülkemizde bu alanda alınması gereken çok mesafe var. Bana göre, sanat koleksiyonerliği içinde fotoğrafın bir hayli gerilerde olmasının nedeni, ülkemizde sanat kültürünün yapısıyla doğru orantılıdır. Fotoğrafın yaygın olmasından dolayı, çok üretildiği için değerli olamayacağı düşünülen, kavram kargaşası ve sanat ürünü halinde fotoğrafın satışta ikinci elinin olmaması. Amerika Birleşik Devletleri'nde veya Fransa'da fotoğrafın temelleri aynı. Buna rağmen oradaki gelişmişliğin yapısı üzerinde düşünelim.

Böyle düşününce; Önce, ön planda ülkemizin “sanat özürlü bir ülke'' olduğunu görüyorum. Konunun ek yeri burası ve ülkemizde her şeyin para olduğu temel felsefesi değişmeden de, çok şey değişmeyecektir. Kentte yaşamak burjuva olmaya yetmiyor.

Fotoğrafta gelişmişlik yapısı önce tüm ilgililerin, meraklıların birer fotoğraf kitaplığı sahibi olması ve sonra da çok az sayıda bile olsa ''basılı fotoğraf'' biriktirmesiyle gelişecektir. Unutmayalım değerli olan ne olursa olsun basılı fotoğraftır.



 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa