Editör

Koray Olşen

Yayın Kurulu

Atila Köksal
Aysel Altun
Ayşe Saray
Berrin Cerrahoğlu
Dora Günel
Mehmet N.Savcı
Meltem Çolak
Necla Can Güler
Nilüfer Zengin






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Onur Oğuz Mercan

DİJİTAL ORTAMDA GÖRSELLER VE ALGILAR


Akıllı telefonlar ile birlikte gündelik hayatımızı fotoğraf karelerine sığdırıp sosyal paylaşım sitelerinde paylaşmak Beyaz Saray’dan Guatemala’ya uzanan evrensel kültürel pratiğin son yıllardaki en iyi örneğidir. Selfie (özçekim) kelimesinin 2013 yılında Oxford İngilizce sözlüğüne girmesiyle, popülerlik kazanan sosyal medyada fotoğraf paylaşma eylemi, bir dakika içinde milyonlarca kişinin kendi fotoğrafını paylaşması ile evrenselleşen bir pratik oldu. Facebook, Instagram, Reddit, WeChat ve Tumblr gibi sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan fotoğraflarla sosyal medyada görsel bir dönüşüm yaşanmaya başladı. Peki sosyal medyada paylaşılan gündelik yaşam ve özçekim fotoğraflarının toplum üzerindeki etkileri nelerdir? Medya psikoloğu Pamela Rutledge sosyal medyada ünsüz insanların modellerden daha fazla fotoğrafının olduğunu belirterek özçekim fotoğraflarının paylaşılmasının kişilerin istedikleri görselleri seçip sosyal platforma yüklemeleri ve en güzel göründükleri fotoğrafları seçme gücüne sahip olmalarının paylaşımlardaki yoğunluğun önemli bir nedeni olduğunu belirtiyor. Rutledge, en çok paylaşılan özçekim görsellerin ise  kişilerin en güzel gözüktüklerinin olduğunu çünkü çevrelerinden pozitif yorumlar almak istediklerini vurguluyor. Böylece bireylerin kendine güvenleri artıyor. Psikolog Jill Weber’e göre ise kişilerin özçekim görselleri ile ilgili aldıkları yorumları fazla ciddiye almaları tehlikeli çünkü bu yorumlar onların kim oldukları ile ilgili değil nasıl göründükleri ile ilgilidir.  

Dr. Weber’e göre ise sosyal paylaşım platformunda tasdik almak özellikle gençlerin kimlik gelişimleri için sağlıklı fakat sosyal ağlar yoluyla devamlı ve hızlı bir şekilde etkileşimin gerçekleşmesiyle fotoğraf paylaşma pratiği kontrolden çıkabilir ve bağımlılığa dönüşebilir. Sosyal medya platformunda paylaşılan fotoğraflar ile ilgili kötü yorumlar ya da eleştiriler almak da kişilerin özgüvenini azaltır. Özçekim kültürü ile birlikte kişiler sosyal plaformda aldıkları yorumlar dahilinde kendilerini değerli hissediyorlar ve bu durum fotoğraf paylaşma eyleminin sürekli tekrarlanmasına yol açıyor. Dr. Weber sürekli özçekim fotoğrafları paylaşan gençlerin düşük özgüvene sahip olduklarını belirtiyor.

Bazı sosyal bilimciler özçekim kültürünü narsisizm ile açıklarken diğerleri kişisel anlatımın sosyal platformda paylaşılması dışında bir anlam yüklemiyorlar. Dr. Pamela Rutledge’a göre aileler ve bazı uzmanlar özçekim fotoğraflarının sıklıkla paylaşılması üzerine yoğun anlamlar yüklüyorlar. Rutledge, özçekim kültürünün yeni birşey olmadığını sadece kameralı akıllı telefonlar ile fotoğraf paylaşımının kolaylaştığını ve dolayısıyla yaygınlaştığını vurguluyor. Özçekim fotoğraflarını yaygın olarak çocuklar ve gençler kendilerini göstermenin bir yolu olarak kullanıyorlar. Klinik psikolog Dr. Andrea Letamedi’ye göre gençler, özçekim görsellerini ruhsal durumlarını yansıtmak ve önemli deneyimlerini paylaşmak için kullanıyorlar. Özellikle ergenlik dönemindeki gençler için özçekim görselleri nasıl göründükleri, farklı pozlar ve farklı sosyal ortamlarda çekilen fotoğraflara nasıl yorumlar aldıkları üzerinden kimlik oluşumları sürecinde test işlevi görmektedir ve dijital ortamda yaşadıkları için, özçekim görselleri ile bu ortama katılmaları ve ortamda ilişki kurmaları açısından da önemli bir rol oynamaktadır. Psikolojik olarak özçekim görsellerinin paylaşımının bazı faydaları olduğu da belirtiliyor çünkü bu pratik sosyal hayatımızın bir bileşeni olmuştur ve insanlarla sosyalleşmenin başka bir yoludur. Bazı araştırmalara göre yetişkinler sosyal medyadaki paylaşımları ile duygusal bağ kuruyorlar ve bununla birlikte davranışları ve düşünceleri paylaşımlarını gören kişilerin tepkilerinden, yorumlarından etkileniyor. Ergenlik dönemindeki Gençlerin Sağlığı adlı bilimsel dergide yayınlanan son araştırmaya göre gençler, arkadaşlarının sosyal platformda sigara ve içki içerken çekilmiş fotoğraflarını gördüklerinde bu aktiviteler içinde yer alıyorlar; eğlenen arkadaşlarının fotoğraflarını gördüklerinde ise gıpta ediyorlar, kendilerini yalnız ve kötü hissediyorlar. Sosyal medyada paylaşılan görseller bireyleri bir şekilde etkiliyor fakat özçekim pratiğinin bireysel bir tercih ve alışkanlıklar ile alakalı olduğunu düşündüğümüzde bu eylemin toplumsal etkisini araştırmak sağlıklı sonuçlar vermeyebilir. Özçekim görsellerinin aslında yeni birşey olmadığını, günümüzde kameralı akıllı telefonlar sayesinde kolayca çekilip paylaşıldığını göz önüne aldığımızda etkinin, özçekimin etkileşime açık olan sosyal medya ortamında paylaşılmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz.



-Alexandra Sifferlin, ‘Why Selfies Matter’ http://healthland.time.com/2013/09/06/why-selfies-matter/

-Melissa Walker, ‘The Good, the Bad, and the Unexpected Consequences of Selfie Obsession’
 http://www.teenvogue.com/advice/2013-08/selfie-obsession

-Christine Erickson, ‘The Social Psychology of the Selfie’, http://mashable.com/2013/02/15/social-media-and-the-selfie/



 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa