Editör

Koray Olşen

Yayın Kurulu

Atila Köksal
Aysel Altun
Ayşe Saray
Berrin Cerrahoğlu
Dora Günel
Mehmet N.Savcı
Meltem Çolak
Necla Can Güler
Nilüfer Zengin






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Gülbin Özdamar Akarçay

Yaşasın Vivian Maier Olmak!

Kibir!

Bu kelimeyi son günlerde çok sık duymaya başladım. Elimi attığım her şeyde sanki yüzüme çarparcasına bu kelimeyi görür oldum. Bir tür algıda seçicilik durumu…Bunu kültürel sermaye ve toplumsal alanla açıklamak gerekiyor galiba. Doğru ama “id” duygunuzun gelişkin olması ile birlikte, ötekiye karşı sizin çoğunluk içinde ayrıcalıklı bir konuma sahip olmanız yeterli. Bir de toplumun ileri gelenlerinden biriyseniz, etrafınızda çok sayıda size itaat eden birileri varsa, hangi tür habitus’taysanız farketmez, kibir siz farkına bile varmadan yerleşiveriyor damarlarınıza.

Ben ne anlarım kibrin toplumsal çözümlemesini yapmaktan. Daha önceleri keşfettiğim ancak üzerinde durmaya fırsat bulamadığım bir kadın fotoğrafçı sayesinde bu kelime tekrar çağrışım yaptı. Hem de kelimenin karşıtı bir kadın o. Sıradışı bir kadın. Sıradışı insanlara hep bir hayranlık duymuşumdur. Hele o sıradaşı bir de kadınsa, heyecanım daha da artar. Bu kadın kim biliyormusun sevgili Fotografyalı’lar, Vivian Maier.

1a

Ah Vivian Maier. Bir dadı o. 1920’lerde doğuyor ve Chicago’da farklı üst sınıf çocuklarına dadılık yaparak para kazanıyor. Elinde bir Roilleflex fotoğraf makinesi. Gittiği her yere götürüyor. Hatta  dünya turuna çıkıyor ve 6 ay Amerika’dan ayrılıyor. Gezgin ruhlu bir keşifçi o. Bize gezginlerin tuhaf giyimli ve tuhaf insanlar olduğu öğretildi. Sıradan insandan gezgin olmazdı eskiden. Ama sınıfsal olarak üst zümreden gelmeyen, parasını biriktirip dünya turuna çıkabilen, gündelik yaşam gezgini bir dadı çıkageldi postmodern dünyamıza.
 

Çektiği fotoğrafları biriktiriyor, Hiç bir yerde yayımlamıyor, kimseye göstermiyor, muhteşem ve kibrin uğramadığı insanlardan. Fotoğrafçıların en temel ihtiyacı çektiklerini paylaşmaktır. Paylaşılamayan fotoğraflar hep eksiktir, paylaşamadıkça fotoğrafçı da eksiktir, kimisinin midesinde kimisinin kalbinde koca bir boşluk yaratır.
Maier çok tuhaf geliyor bana. Nasıl başardığını, çekip bir kutuda nasıl sakladığını, kimseye neden göstermediğini anlamakta güçlük çekiyorum. Maier, sanki günün birinde onu birinin keşfedeceğine inanıp, beklemiş, yılmadan, sabırla beklemiş. Ancak o beklediği yabancıyı görememiş.

2a

Ölümünden 3 gün sonra keşfediyor onu kurtarıcı. Belki ona gençliğini veremiyor ancak adını dünyaya haykıracak fırsatı veriyor. Kurtarıcısı hepimiz gibi. Beyaz yakalı, 26 yaşında gencecik ama “farkında” bir Amerikalı. Şans eseri bir depoda açık artırmayla 400 dolara satın alıyor Maier’in fotoğraflarını. O sadece keşif için, merak ettiğinden ve de diğer depolardan farklı bir hissi olduğunu tahmin ettiğinden depoya sahip olmak istiyor. Sahip olmanın fotoğraflarda var olan tarihe sahip olmak olduğunu bilmiyor.  Maier’in ruhu daha bedeninden ayrılmadan John ile iletişime geçiyor sanki. Ruhu keşif için John’un ruhunu seçiyor.
 

Ne tuhaf bir rastlantı. 26 yaşında gencecik bir adam, Maier’in bütün hayatına sahip oluyor. Makinelerine, şapkalarına yani bütün kişisel tarihine. Bazı insanlar ikinci el eşya pazarından kartpostallar toplarlar. Hiç o kartpostalın kimlerin ellerinde dolaştığını, arkasında kimlerin aşk-ı ilan ettiğini düşündünüz mü? Ne kadar gerçek, bir o kadar da hayal. Sanki bir fantazmagori.

3a    4a

5a    6a

Bütün hayatı boyunca elinden düşürmediği çift lensli Rolleiflex’iyle gece gündüz demeden fotoğraf çeken bir kadın. 1950’liler, 60’lar, 70’ler, 80’ler, 90’lar… İnanabiliyor musunuz, son yarım yüzyılın Chicago sokakları. Kimbilir fotoğraftaki insanlara neler oldu. Düşünebiliyor musunuz? Kendi fotoğrafınıza eBay’de açık artırmada satılırken rastladığınızı. Bu ne yaman çelişki. John’un fotoğraflarla ilk karşılaştığında yaptığı tam da bu. 21. yüzyılın dünyasında internette fotoğraf negatifi satmak. Hem de 5 yaşında annenizin elinden tutarak yürüdüğünüz Chicago sokaklarındasınız… Hem de ağlıyorsunuz…Ne tuhaf.

7a    8a

9a  10a

Vivian Maier, kibirsiz, hırsına yenik düşmemiş, vizörden bakmayı sevdiği için mi fotoğraf çekiyor? yoksa fotoğraf çektiği için mi keşfe çıkıyor?, bilmiyoruz. Tek görebildiğim sokak fotoğrafçılığının kraliçesi olduğu. Hem de öyle naif, öyle mütavazi ki…

Yaşasın Vivian Maier Olmak!






 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa