Editör

Koray Olşen

Yayın Kurulu

Atila Köksal
Aysel Altun
Ayşe Saray
Berrin Cerrahoğlu
Dora Günel
Mehmet N.Savcı
Meltem Çolak
Necla Can Güler
Nilüfer Zengin






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
    Sayılar    Sayı 27     DOSYA: Şiddet    Sinan Uygun
Sinan Uygun

16 SAAT SONRA


Biz insanlar en ufak bir ağrımız olduğunda hemen bir sağlık kurumuna koşarız. Derdimizi anlatıp, hastalığımıza acilen çözüm bulunmasını isteriz. Bir de Türkiye’de yaşayıp, her işte acele etme huyumuzu sayarsak görün hastanelerdeki izdihamı. Her hasta kendi hastalığının en şiddetli, en ağrılı, en acil olduğunu iddia eder. Şüphesiz ki öyledir. Ancak olaya bir de sağlık çalışanları tarafından bakmak gerekir. Sürekli en iyiyi vermeye zorlanan bir ekip düşünün. Hastalığın tanısını bir an önce koyması gerektiği dayatılan bir hekim, tedaviyi ivedilikle başlatması gereken bir hemşire ya da sağlık memuru, hastayı ameliyathaneye, doğumhaneye acilen çıkarması gereken bir hasta bakıcı ve bu işin kalan kısmını sürdüren diğer yardımcı sağlık çalışanları. Evet bu insanlar sürekli en iyiyi vermek zorundadırlar. Öyle olmasa bile bu, gerek siyasal iktidarlar, gerekse toplum baskısıyla dayatılmıştır. Sürekli ilgili, güler yüzlü, dikkatli, özverili olmak zorundadırlar. Aksi durumlar düşünülemez bile. Bu ekip gerek gündüz gerekse gece iş başındadır. Ekibin lideri hekim gibi gözükse de bel kemiğini büyük kısmını kadınların meydana getirdiği hemşireler oluşturur. Hemşireler genel olarak nöbet usulü çalışırlar.

Fotoğrafçı bir hekim olarak kendi hastane coğrafyasını tanımak, bu coğrafyada yaşayan ve çalışanları gözlemlemek, sorunlarını fotoğraflara dökebilmek fotoğrafçılık kariyerimde vazgeçemeyeceğim bir dönüm noktasıdır benim için. Bu çalışmaya başlarken de ağır nöbet koşulları, hasta sirkülasyonundaki aşırı artışa parelel olarak artan iş stresi ve hemşirelerde gözlemlediğimiz psikolojik çökkünlük ana çıkış noktasıydı.

Bu çalışmanın asıl amacı hemşire arkadaşlarımızın nöbete gelmeden önce ve nöbetten çıkarkenki duygu durumlarını hem yazıya dökmek, hem de fiziksel olarak görüntüleyebilmekti. Çünkü nöbet öncesi ve nöbet sonrası için bir kıyas oluşturup, hep kendinden vermek zorunda olan bir sağlık çalışanında nöbetin neleri götürdüğünü belgelemek güzel bir fikirdi. Gece nöbeti tutan yaklaşık yüz hemşire arkadaşımıza nöbete girmeden beş sorudan oluşan bir anket ile yine nöbetten çıkmadan hemen önce benzer beş sorudan oluşan ikinci bir anketi doldurtarak o anki hislerini yazıya dökmelerini sağladık. Çalışmaya her yaştan hemşire katıldı. Yüz kişinin sosyal ve medeni durumu geniş bir yelpazeyi kapsıyordu. Anneler, babalar, gebeler, bekarlar, emeklisi dolanlar, yeni başlayanlar…

Fotoğraf çekimi için gönüllü modeller bulma işi bu projenin en zor kısmı oldu. Kimse (özellikle kadınlar) sabah yorgun hallerinin fotoğraflanmasını istemiyor, nitekim gönüllü olanların da büyük kısmı tüm uyarılara rağmen ertesi sabah diğer nöbet sabahlarının aksine kişisel bakım yapıyorlardı. Çalışma bir erkek, on iki kadın gönüllü hemşirenin fotoğraf çekimleriyle tamamlandı. Tıpkı anketlerin uygulanması gibi nöbet öncesi tok, enerjik, kişisel bakımı yerinde halleriyle, nöbet sonrasında aç, yorgun, uykusuz ve öforik duygu durumlarını vurgulanmaya çalışıldı. Fotoğrafları çeken kişi olarak gözlediğim şey nöbete gelirken ne kadar enerjik, samimi ve içten olduklarının yanında, nöbetten çıkarken mutsuz, yorgun ve bir o kadar da hırçın olmalarıydı.

Emek üretmek zor iştir. Emekçi kadın olmak daha zordur. Ama en zoru da emekçi bir kadının aynı zamanda anne olmasıdır. Çocuğu evde yüksek ateş nedeniyle yatarken, kendisi nöbette yüksek ateşi olan çocuklarla ilgilenen emekçi bir hemşire düşünün. Çok net olmasa da verilen cevapların içinde buna benzer haykırışlar da vardı.

Bu sergi hastane koridorunda yaklaşık bir hafta sergilendi. Gelen eleştirilerin neredeyse tümü olumlu yöndeydi. Sağlık çalışanı olarak hatırlanmak ve yalnız olmadığını bilmek onlar için büyük mutluluk oldu. Bizler için de bu emekçilerin gözlerindeki bu memnuniyeti ve mutluluğu görmek büyük onurdu.

Bu çalışmada; fikir anneliği yapan Çiçek Abla’ya ve emeği geçen diğer SES Ege Üniversitesi işyeri temsilciliği emekçilerine, anket hazırlama, fotoğraf seçimi ve dijital düzenlemede özgün fikirlerini esirgemeyen genç fotoğraf öğretmenim Özgün ÖZER’e, model olma cesaretini gösteren ve anketlerdeki samimiyetlerinden dolayı tüm hemşire arkadaşlarıma ve tüm izleyicilere teşekkür ederim.

  • Sinan Uygun
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi
  • Sinan Uygun  _16 Saat Sonra Sergisi



 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa