Editörler

Suderin Murat
Gülçin Tellioğlu
Leyla Yücel

Yayın Kurulu

Yağmur Dolkun
Bülent Irkkan
Elif İnan
Mahmut Özturan
Doğanay Sevindik
Zeynep Şişman
Elif Vargı






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
    Sayılar    Sayı 21    Söyleşi / Portfolyo
Söyleşi / Portfolyo İsmail Necmi Söyleşisi
İsmail Necmi Söyleşisi

İsmail Necmi


- Transseksüeller, travestiler, fetişizm, cinsel arzular ve imajlar… Neden bu konular ağırlıkta?

Bu tamamen bakanın algıda seçicilik durumu ile alakalı bir konu. Sizin nereden baktığınız ya da neyi görmek istediğinizle alakalı bir konu. Şöyle ki www.ismailnecmi.com adresli siteme girdiğinizde doğa mimari, portre ve şehir fotoğraflarının yanında bu konuların da yer aldığını ama gerçekte hiçbir şekilde ağırlıkta olmadığını görürsünüz. Öte yandan fotoğrafladığım bütün bu  insanlar, mekanlar, durumlar ve nesneler üzerinde odaklandığım dört ana temadan bahsedebiliriz ki bu dört ana tema dönüşüm, ölüm, pornografi ve cinsiyet şeklinde özetlenebilir. Bu temaların işlerim üzerindeki yansımaları sonucu, -ben bir obje dahi çeksem- bazen, farklı bakan gözler için ciddi anlamda bir tahrik durumu söz konusu olabiliyor. Akabinde yine bu kişilerde, işlerim sadece bu konuları ağırlıklı olarak içeriyor hissi hasıl oluyor diye düşünüyorum. Bu durumdan herhangi bir şikayetim olmadığını da özellikle burada belirtmek isterim. Çünkü ara katmanları gören ve okuyabilen bir o kadar „göz“ de yaptığım bu işleri çok daha farklı okumalarla değerlendiriyor.

Yine  işlerimde ilk planda genel’in algıladığı bu ağırlık’ hissine, ilk uzun metrajlı filmim olan Bunu Gerçekten Yapmalı Mıyım? / Should I Really Do It? (www.shouldireallydoit.com), bilinen anlamlarda hiç bir fetişizm öğesi içermemesine rağmen, İstanbul MODERN’deki Uluslararası İstanbul Disiplinler arası Fetişizm Konferansının açılış filmi olarak gösterilmesinden kaynaklı olarak bana atfedilen‚ aykırı / fetişist yönetmen gibi sıfatları da bir başka örnek olarak verebilirim.

Halbuki filmde ilk bakışta görsel anlamda, filmin baş karakterlerinden biri olan HEROLD’un lateks maskesi ve filmin diğer karakteri PETRA’nın vücudundaki yara izine odaklanan siyah-beyaz fotoğraf filmdeki fetiş unsurlar gibi gözükmekle beraber aslında bunlar gerçek “fetiş” i saklayan, hedef saptıran öğeler. Benim 2,5 sene Petra’nın hayatını belgesel olarak çekmem ve bu elimdeki malzemeden, yönetmen tercihlerimle oldukça sofistike bir ‘Petra’ karakterini kurgulayıp seyirciye sunmam tam da konferansın düzenleyicilerinden Sayın Tuna Erdem in işaret ettiği üzere, filmin gizli ama asıl fetiş öğesi olarak bulunduğu alt katmanlarda farklı okumalara açık bir şekilde yatıyor. Ve bütün bu yüzeyde fetiş gibi „görünen“, konular ve imajlar filmin ağırlık merkezi şeklinde algılanırken aslında film hayata ve ölüme dair bambaşka konulardan bahsediyor.




PETRA , Should I Really Do It? / Bunu Gerçekten Yapmalı mıyım? – İsmail Necmi’den bir film, 2008


PETRA , Should I Really Do It? / Bunu Gerçekten Yapmalı mıyım? – İsmail Necmi’den bir film, 2008


HEROLD , Should I Really Do It? / Bunu Gerçekten Yapmalı mıyım? – İsmail Necmi’den bir film, 2008


HEROLD , Should I Really Do It? / Bunu Gerçekten Yapmalı mıyım? – İsmail Necmi’den bir film, 2008


Filmin Afişi


www.ifidare.com sitesindeki işlerime gelince; buradaki işler sadece çıplak insan vücutları konusuna odaklı. İnsanlar benim onlardan bir talebim olmadan bana kendi istekleri ile gelip ücretini ödeyip sadece kendi kullanımlarına özel fotoğraflar çektiriyorlar. Herhangi bir batı ülkesinde artık kasaba fotoğrafçılarının bile yaptığı bu tür nü çekimler  bizim ülkemizde ise bir anda "gündem“ konusu olabiliyor.

Öte yandan medyanın işlerimin sadece bu yönüne odaklanması benim dönem dönem üniversitede lisans öğrencilerine Fotoğraf ve Video dersleri vermem, ya da ilk uzun metrajlı filmim „Should I Really Do It? / Bunu Gerçekten Yapmalı mıyım ?“ ın, IF İstanbul Bağımsız Film Festivali Uluslarası Yarışma, Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Yarışma ve en son olarak da Ankara Film Festivali Ulusal Yarışma bölümlerine seçilmiş olması gibi konuları bir anda gölgede bırakabiliyor. Bunu da popüler kültürün bir gerekliliği olarak gayet iyi anlayabiliyorum. Seks ve çıplaklık her zaman öne çıkar, yani „satar“!  Bu da benim baktığım açıdan gerçekten kötü bir şey değil. Çıplak fotoğraf çektiren insanlar kadar o fotoğraflara bakanlar da bundan ciddi haz duyuyorlar ki, bu kadar savaş, ölüm ve ekonomik krizin gündemde olduğu bir ortamda ben de hem onlar hem de kendi adıma gerçekten çok mutlu hissediyorum.




IF YOU DARE? - Cocain on my table ©2008 İsmail Necmi www.ifidare.com


IF YOU DARE? - Opium ©2008 İsmail Necmi www.ifidare.com


- İnteraktif fotoğraf projesi 'The image is YOU!' projenize ne tür fikirlerle geliyorlar? Fanteziler, seks, cinsellik içerenler ağırlıkta mı?

Hayır, bu proje için bana gönderilen konseptlerin kadın-erkek büyük çoğunluğu seks ya da cinsellik ağırlıklı degil. Ama öte yandan bir şekilde çıplaklık iceren konseptlerin oranı da oldukça yüksek diyebilirim.

2002 yılında başladığım ve oldukça uzun soluklu bir proje olarak şekillendirdiğim bu projede şimdiye kadar çok farklı konseptler çektim. Bunlar içinde din ve inanç üzerine konseptler de var, savaş ve açlık ya da doğa üzerine olan konseptler de. İnteraktif bir fotoğraf projesi şeklinde tasarladığım bu projede insanlardan önce www.ismailnecmi.com adresindeki web sitemde bulunan fotoğraflara bir göz atmalarını ve eğer beğenirlerse bu sefer aynaya bakıp kendilerinin de içinde olduğu, siyah-beyaz bir fotoğraf karesi düşlemelerini ve bana tüm ayrıntıları ile bunu yazmalarını istedim. Projeye katılacak olanlar o fotoğrafın tüm konseptine, atmosferine, ışığına, kostümüne, makyajına, mekânına ama en önemlisi o fotoğraftaki kendi ‘ruh hallerine’ kendileri karar vereceklerdi. Sonrasında insanların kendileriyle ilgili kurguladıkları-yazdıkları bütün bu fikirlerin üzerine, onların tasarladıkları konseptlerden tamamen bağımsız bir şekilde, ben fotoğrafçı olarak kendi yorumumu katarak çekmeye, bu konseptleri gerçekleştirmeye giriştim. Bu proje halihazirda devam ediyor. Sergi ve kitaba girecek olan konsept ve fotografları ben de merakla bekliyorum...


- Fotoğrafta hem kadın, hem de erkek nü çalışan biri olarak, farklı cinsel kimliklere sahip bedenleri çalışırken estetik veya erotik bir imaj yaratmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor musunuz? Yoksa bunu zaten modelin kendisi mi belirliyor?

Ben fotoğraf çekimlerimi modelimle karşılıklı yaptığım bir nevi performans olarak görürüm. Bu anlamda ortak alınan kararlar üzerinden giderim. Tabii ki sonuç itibari ile benim bu ortak karara getirdigim bakış açısı ve yorum belirleyicidir. Çekimlerde önceden kadraj anlamında bir tasarım yapmam. Çekim anında modelimle olan bire bir durumum çekimin yönünü tayin eder.

Modelimin kadın ya da erkek olması, ya da sizin deyiminizle‚ "farklı cinsel kimliklere sahip bedenler" olması benim için hiç bir önem arzetmez. Çıkan fotoğrafların estetik ve erotik olarak değerlendirilmesi yine daha önce de belirttigim gibi beni degil o fotoğrafa bakan kişilerin kendi birikimleri ve değer yargılarını ilgilendiren bir konudur.


- Tamamen çıplak olduğu halde hiç bir erotizme sahip olmayan imajlar olabildiği gibi, tamamen "giyinik" olduğu halde pornografinin sınırlarını zorlayan imajlar da olabiliyor. Sizin cinselliği algılama ve sunuş biçiminizin/tercihinizin temel yaklaşımı nedir?

Benim bu anlamda cinselliği algılama ve sunuş biçimimde temel aldığım herhangi bir yaklaşım yok. İnsan dogasına, ruhuna, cinselliğine ait herşey ilgi alanıma giriyor. Bir iş yaparken onun nasıl algılanacağını düşünmem. Sadece o işe odaklanırım ve içgüdülerimi dinlerim. Yaratıcı çalışmalarda çok fazla plan-program yapmanın, işi görünüşte kolaylaştırmakla beraber, zaman zaman o işin ruhunu yok etmesi gibi ciddi bir tehlike de var. Son zamanlarda özellikle Almanya’da gezdiğim, gördüğüm fotoğraf sergilerinde inanılmaz bir teknik ve prodüksiyon anlamında çok detaylı, mükemmel işler görmekle beraber, bu işlerden çok azının "ruhu" olduğunu hissettim.

Öte yandan sanatçının yaptığı işler, özellikle o işlerin içeriği ve söylemek istedikleri hakkında çok fazla konusmasını da doğru bulmuyorum. Siz yapar sunarsınız. Gerisi izleyiciye ve eleştirmenlere kalmış bir konudur.


- En masum nü'leriniz bile kışkırtıcı. Erotizm ve pornonun fotoğrafınız içindeki  yeri, anlamı ve dozu nedir?

Benim için çektiğim fotoğraflarda sofistike, kışkırtıcı bir erotizm her zaman esas olmakla beraber, bu fotoğrafların sanatsal ya da pornografik olması durumu tamamen benim dışımda, o fotoğrafı gören ‘gözlerin’ birikimleri ve kişisel yorumları ile ilgili bir konudur. Bunun ne bir dozu, ne bir sınırı, ne de bir formülü vardır.


- Mükemmel görsel doyum sağlayan, sınır tanımaz çalışmalarınızı sex art olarak kabul edebilir miyiz? Sex art konusundaki fikriniz ve yaklaşımız nedir?

Çalışmalarımın "mükemmel doyum sağlaması" konusu yine beni değil bakanı ilgilendiriyor. Siz benim çalışmalarımdan zevk alıyorsanız bundan gerçekten çok memnun olurum. Öte yandan tam aksi şekilde benim çalışmalarımdan hiç hazzetmeyen insanlar var ki, bu da benim adıma iyi bir şey diye düşünüyorum. Yaptığım işin genel kitle tarafından çok yüksek bir oranda kabul görmesi açıkçası benim kendi adıma yaptığım işe olan inancım konusundaki özgüvenimi sarsar. Sınır tanımama konusu ise yine benim değil tamamen sizin kendi sınırlarınızla, benim işimi o kendi sınırlarınız içinde nereye yerleştirdiğinizle alakalı. O yüzden yapılan işin arkasında, yapan kişiye ait çok özel ipuçları aramaya girişirseniz asıl önemli konuyu -o işi- gözden kaçırmış olursunuz. Çünkü yapılan bir iş gerçekten iyi ise onu yapan sanatçıdan tamamen bağımsız bir şekilde var olur ve kendi yoluna gider.

"Sex art" konusuna gelince böyle bir tanımlamayı son derecede lüzumsuz buluyorum. Tıpkı „Kadın Yönetmenler“ tanımı gibi. Daha önce de belirttiğim gibi bir iş "iyi" ise kendi başına iyidir. Onun seks ile ilintili olup olmaması ya da böyle bir sınıflandırma içine tabi tutulması onun değerini hiç bir şekilde arttırmaz ve dahi eksiltmez! Ama işin satış kısmına geldiğinizde seks her zaman ve her yerde satar! Ve siz o işi "sex art" diye tanımlarsanız ticari anlamda bir ilgiyi de otomatikman üzerinize çekmiş olursunuz.




Blowjob under the sky Maspalomas ©1999 İsmail Necmi www.ismailnecmi.com


Old Lady (As an owl) ©1996 İsmail Necmi www.ismailnecmi.com


Transformation (As a Boy) ©1992 İsmail Necmi www.ismailnecmi.com


Transformation (As a woman) ©1992 İsmail Necmi www.ismailnecmi.com


Nesrin No 2 – The Image is ME! ©1996 İsmail Necmi www.ismailnecmi.com

Fake Fashion! No 17 The Image is YOU! (Selfportrait) ©1997 İsmail Necmi www.ismailnecmi.com


Male Nude (As a woman) ©1992 Ismail Necmi www.ismailnecmi.com


Desire No 8 – Love Cat ©1992 İsmail Necmi www.ismailnecmi.com

Old Lady (As a dead fish) ©1996 İsmail Necmi www.ismailnecmi.com

IF YOU DARE? – Untitled ©2008 İsmail Necmi www.ifidare.com


IF YOU DARE? – Untitled © 2008 Ismail Necmi www.ifidare.com

IF YOU DARE? – Untitled © 2008 Ismail Necmi www.ifidare.com

IF YOU DARE? – Untitled © 2008 Ismail Necmi www.ifidare.com

IF YOU DARE? – Untitled © 2008 Ismail Necmi www.ifidare.com

IF YOU DARE? – Untitled © 2008 Ismail Necmi www.ifidare.com

IF YOU DARE? – Untitled © 2008 Ismail Necmi www.ifidare.com

IF YOU DARE? – Untitled © 2008 Ismail Necmi www.ifidare.com

IF YOU DARE? – Untitled © 2008 Ismail Necmi www.ifidare.com

IF YOU DARE? – Untitled © 2008 Ismail Necmi www.ifidare.com



 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa