Editörler

Suderin Murat
Gülçin Tellioğlu
Leyla Yücel

Yayın Kurulu

Yağmur Dolkun
Bülent Irkkan
Elif İnan
Mahmut Özturan
Doğanay Sevindik
Zeynep Şişman
Elif Vargı






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
    Sayılar    Sayı 21    Nude From Behind
Nude From Behind Eugene Durieu/Eugene Delacroix - Çeviri : Arkın Koçak


Paris, 1854 yılının Haziran ayı: Ressam Eugene Delacroix ve amatör fotoğrafçı Eugene Du-rieu, birlikte çalışarak bir seri nü fotoğraf çalışması yaptılar. Bugün geride kalan neredeyse üç düzine eserden oluşan bu çalışma, erken dönem nü fotoğrafçılığının sanatsal doruk noktalarından birini oluşturmaktadır.

Fotoğraftaki kadın modelin ne ismini ne de yaşını bilmekteyiz. Muhtemelen profesyonel bir modeldir. Model, kısmen hesaplanmış bir ihtiyat şeklinde yorumlanabilecek bir hareketle yüzünü başka bir yöne dönmüş ve kimliğinin bilinmemesi için bilinçli bir çaba sarfetmiştir. Buna rağmen, ciddi ve genç bir yüz, serilerden üçünde de görülmektedir. Kamera yerine başka bir tarafa dönük olma, dikkatlice düşünülmüş bir kurgunun parçasıdır. Açıkca ortaya koyma ve gizleme, cazibe, şehvet uyandırma ve tevazu, erotizm ve masumiyet bileşimi, nadir bir dengeyi yakalamada başarılı olmuştur. Hatta bu fotoğraflar, çekildikleri tarihten yüzelli yıl sonra bile şaşırtıcı bir şekilde modern görünmektedirler: Tasarımda basit, ışıklandırma da mükemmeldirler. Süsleme veya tipik çağdaş aksesuarları kullanmama konusunda radikal çalışmalardır. Bunu yalnızca kendine güvenen, tarzından emin ve yalnızca kendi uslubuna biat eden bir fotoğrafçı, ondokuzuncu yüzyılın ortasında, böyle ebedi geçerliliği olan bir imge yaratabilirdi. Denilene göre, ressam Eugene Delacroix sahneyi yönetirken, Eugene Durieu kamerayı kullanmıştır. Bu birliktelik, sonucun mükemmelliğini açıklamak için yeterli bir sebeptir. Fakat, fotoğrafın başarısındaki asıl sebep başka bir yerde yatmaktadır. Ingres'e (Jean Auguste Dominique: Fransız ressam, eserleri “Tahtında Oturan Napolyon l”, “Mösyö ve Madam Riviere ile Kızları Madam de Senonnes”, “Din Kurbanı Symphorien Oidipus ve Sfenks”, “Büyük Odalık”, “Türk Hamamı”) olan karşıt fikirleri ve tipik bir romantik olması nedeniyle ressam Eugene Delacroix'ı Baudelaire şöyle tarif etmiştir: “Krateri usta bir şekilde bir çiçek buketi altında saklanmış olan bir yanardağ gibi”. Ondokuzuncu yüzyıl Fransız sanatına ayak uduramayan bu büyük sanatçının benzersiz üretkenliğine zarif bir şekilde dikkat çeken bir yorum... Ferdinand Victor Eugene Delacroix, 13 Ağustos 1863' de Place de Furstenberg'deki stüdyosunda altmışbeş yaşında öldüğünde, arkasında 853 resim, 6629 çizim, 24 gravür, 109 taş-baskı ve 1525 suluboya, mürekkep ve pastel çizimler bırakmıştır. Ek olarak, bıraktıkları arasında, 60’dan fazla taslak defteri ve etkileyici sayıda sanat tarihi için öneme haiz yazılar bulunmaktadır. Bu yazılarından birinde, “Mezarıma ne resim ne heykel ne de fotoğraf, hiçbir şey koymayınız” dileğinde bulunmuştur. “Açık bir şekilde bunu yasaklıyorum” demiştir. Bu vasiyet, bir sürprizdir. Çünkü, ondokuzuncu yüzyılda ölüyü fotoğraflamak tamamen geleneksel bir yaklaşımdı. Ayrıca, Delacroix, hayatı boyunca, kendi imajını büyütmek ve kendisine sonsuz ünü garantilemek için, elinden gelen her şeyi yapmıştı. Kendi fotoğraf portresine gelince, 1842'de, yani fotoğraf ile ilgili yeni bir sürecin (daguerreotipi) ilanından bir kaç yıl sonra, Leon Riesener (ressam ve Delacroix'nın dayısı) bir kaç kez Delacroix'nın portre resmini, yani daguerrotipini çekmiştir. Sonrasında da dogmatik bir tonla şunu ifade etmiştir: ”Şayet şu daguerreotipi portrelere gözatacak olursak, yüzlercesiden bir tanesi bile tahammül edilebilir değil.”

Yeni resim ortamı ve anlayışına karşı Delacroix'in tavrı, belirgin şekilde karışık duygular içeriyordu. Delacroix, tam olarak fotoğrafın değerini biliyordu. Onun için fotoğraf, bir imgeyi yakalamak için gerekli olan hızlı ve rahat bir sürecin sağlanmasına yardım eden bir unsurdu. Fotoğrafçılık, Jean Sagne'nin vurguladığı gibi, Delacroix'nın görüşünü zenginleştirdi ve çalışma biçimini kuvvetlendirdi. Ama sanatçı, fotoğrafı, ifadenin bağımsız sanatsal bir şekli olarak onaylamaya gelince suskun kalmıştır. "On the Art of Drawing” denemesinde  "Daguerreotip, kesinlikle doğanın sırlarının iyi bir tedarikçisidir" diye kabul eder ama, "bizi kesin gerçeklere yaklaştırmaya gelince, bir fotoğraf buna rağmen bağımsız bir çalışma değildir" diye de devam eder. Delacroix için, fotoğrafçılık, yardımcı bir araç, görsel bir sözlüktü . Ancak fotoğraf ürünleri asla, gerçekliğin  soğuk ve yapay bir taklidinden öteye geçemezdi.


Fotoğrafları Kullanarak Çizmek ve Resmetmek

Delacroix’in kendisi fotoğraf çekti mi? Muhtemelen hayır; Her halükarda, kendi elinden çıkma hiçbir fotoğraf bulunmamaktadır. Üstelik, 1864'de yapılan mülkleri ile ilgili açık arttırmada,  fotoğrafla ilgili herhangi bir denemesini gösteren hiçbir teknik malzeme bulunmamaktadır. Delacroix, bir ressam olarak fazlaca meşguldü. Bir de buna ek olarak, özellikle Riesener ve Durieu gibi tanınan fotoğrafçılarla arkadaşen, onlar Delacroix'a düzenli olarak yeterli sayıda içerisinde nü çalışmaların da olduğu fotoğraflar tedarik ederlerken, neden kendisini fotoğrafçılığın çokca zaman alan ve karmaşık ortamına dahil edecekti ki? Delacroix bu fotoğrafları, taslak çıkarmak ve çizerken el pratiği yapmak için kullanmıştır. Örneğin, Delacroix, 1854'te popüler bir hamam olan Dieppe'ye ve de ayin esnasında Notre Dame kilisesine çizim yaptığı çıplak fotoğrafları yanında götürmüştür. Özetle, Delacroix, bu yeni materyale karşı ölçülü ve pragmatik bir yaklaşım sergiledi. O; Ingres, Flandrin, Fleury ve Puvis de Chavannes gibi ünlü sanatçıların birlikte 1862 yılında fotoğrafa karşı   başlattıkları savaşla gelişen umumi polemiğe kendisini dahil etmedi. Aksine, Delacroix, 1851 yılında kurulan Helio-grafik Derneği’nin kurucu üyelerinden tek ressam olanıdır. Ingres ve onun destekçilerinin yüzüne atılmış bir tokat gibi... Muhtemelen: Delacroix'a şöyle bir soru yöneltmiştir: “İçlerinden hangisi çizginin böylesine mükemmelliğine ve modelliğin bu kadar zarafetine muktedirdir? Ama kimse, bunu yüksek sesle ifade edemiyor."



Jean Louis Marie Eugene Durieu
(1800-1874)
Kumaşla sarılı kadın nü çalışmaları

1839 yılının Ağustos ayında, Daguerre sürecinin sansasyonel haberlerine Delacroix'in nasıl tepki gösterdiği bilinmez. Onun günlüğünde, 1824 ve 1849 yılları arasında sessizlik hakimdir; Ama, Delacroix'nın, bu yeni ve yarı otomatik resimle ilgili sürecin oluşumuna dikkatini verdiğini farzetmemiz mümkündür.1850'den sonra, seyrek de olsa, günlüğünde kaleme aldığı pek çok yazıda, canlı, vaad içeren ve bazı zamanlar şaşırtıcı bir fotoğraf ilgisi görülmektedir: Aynen 13 Ağustos 1850’deki bir yazısında olduğu gibi: “Brüksel’de iken, Cambridge'deki bir zatın, güneşi, ayı ve hatta yıldızların fotoğrafını çekmek için bir deney tertip ettiğini okudum. Alpha ve Lyra takım yıldızlarının tablarını, toplu iğne başı büyüklüğünde çıkartmışlar. Raporda aynı zamanda merak uyandıran aydınlatıcı bir gerçekte bulunuyor. Daguerreotipi ile fotoğraflanan yıldızların ışığının bize ulaşma süresinin yaklaşık 20 sene olduğu farz edilirse, cam negatif içine giren ışık, Daguerre keşfini yapmadan çok uzun zaman önce, semayı terketmiştir.” Delacroix'nın, Constant Dutilleex'den öğrenmiş olduğu Clicheverre işlemine ilgisi geçicidir. Delacroix, hevesli bir fotoğraf koleksiyoncusuydu ama onları sadece çalışma amaçlı olarak kullanıyordu. (Öyle ki, 1850'lerde Pierre Petit ya da Nadar gibi fotoğrafçılar tarafından birçok kez portresinin çekilmiş olması, yalnızca bütünlük adınadır.) Delacroix'nın fotografla ilgisine bakarsak, en önemli şey, Paris’te 10 rue des Beaux Arts’da  stüdyosu bulunan ve hevesli bir fotoğrafçı olan Jean Louis Marie Eugene Durieu (1800-74) ile olan arkadaşlığıdır. 18 ve 25 Haziran 1854'de, Durieu ve Delacroix, bir seri nü fotoğraf çekmek için, erkek ve kadınlardan oluşan modelleri stüdyoya topladılar. Günlüğüne not ettiğine göre, Delacroix şöyle der. “Saat 8’de Durieu'nun stüdyosuna gelip tüm gün resim çektik. Durieu, fotoğraf başına bir ya da bir buçuk dakika çekim yaparken, Thevelin taslak yaptı.” Bu işbirliği sonucunda, ortaya 32 fotoğraftan oluşan bir albüm çıktı. Delacroix'nın açık artırmasını yapması için görevlendirdiği sanat eleştirmeni Philippe Burty bu fotoğrafları satın aldı. Burty'nın elinden çıkma bir notta "Eugene Delacroix'nın vefatından sonra yapılan stüdyo çalışmalarının satışında, fotoğrafların bir serisini satın aldım. O çoğunlukla, model olarak fotoğrafları kullandı. Ve dosyalar bu fotoğrafları temel alan oldukça çok sayıda kurşun kalem çizimlerini içermektedir. Bugün, örneğin; Paris Louvre Müzesinde veya Besangon ve Bayonne'deki müzelerde, bu fotoğraflardan yararlanılarak yapılmış küçük boy kurşun kalem çizimlerinin tam serisini bulabilirsiniz. Delacroix,  yağlı boya resimleri için de fotoğraf albümünden ilham almıştır. Görüldüğü üzere, XXIX cam negatifi, bugün Londra'daki Niarchos Collection'da bulunan “Küçük Odalık” tablosu için model olarak kullanılmıştır. Delacroix, 1854 yılının Ekim ayında resmi tasarlamaya başlamıştı: "Odalisque (Odalık) üzerinde biraz fotoğraftan  çalıştım ama çok enerjim olmadan" diye günlüğüne yazmıştır. Philippe Burty'un öldüğünde, albüm, Maurice Tourneux'un eline geçti. (1899'da Paris'teki milli kütüphaneye mütevazi bir not defteri miras bırakan kişi.) Defter, Cabinet des Estampes koleksiyonuna 9343 numaralı hediye olarak kaydedildi.1970’lerden bu yana her fırsatta, serinin kısımları -özellikle yüzü dönük çekilmiş nü çalışmalar- yeniden sergilenmiştir. Jean Luc Daval, çalışmasının kapağında seriyi kullanmıştır. (La photographie, histoire d'un art, Paris-Photography:The history of an Art). Bu seri, nudizm konulu fotoğraf sergilerinin neredeyse hepsinde sergilenmiştir. Tüm seri, sanat uzmanları albümü ayrıştırdıktan sonra, 1997 yılında Fransa Milli Kütüphanesin’de yapılan "L 'art du nu" adlı sergide ilk kez sergiye çıktı. Muhtemelen serinin, erken dönem fotoğrafçılıkta nudizm konusuna en iyi katkıyı sağladığını iddia etmek yanlış olmayacaktır. Ayrıca, Delacroix'in isminin, fotoğrafların önemli bir şekilde kabullenilmesine katkıda bulunduğu yadsınamaz.

Değişik boyutlarda, otuziki fotoğraftan oluşan serisiyi daha yakından inceleyelim. En küçüğü 4X4 1/2 inçtir; en büyüğü ise 7 3/4 X 5 1/4 inçtir. I’den XXIX 'e kadar ki cam negatifler, talbotype olarak işleme tabi tutulmuştur. Yani, kağıt negatiflerden yapılmış, mumlanmış ya da mumlanmamış tuzlu kağıt çıktıları gibi... XXX'den XXXII'e kadar olan cam negatifler ise, ıslak kolodyon negatiflerinden üretilmiş albumin baskılarıdır. Bu işlem, fotoğrafların gelişmiş keskinliğini ve yarım tondaki parlaklığını açıklar. Onsekiz erkek ve beş kadın çıplak model vardır. Bir erkek ve bir kadın model 9 kez bir araya gelmiştir. İlk yirmidokuz cam negatifte görülen pozlar hiç de şans eseri çekilmiş değildir: Ressam somut ihtiyaçlarını gidermek için direktifler vermiş ve fotoğraflar o doğrultuda çekilmiştir. Jean Sagne, Durieu'nun diğer çalışmaları ve bu fotoğraflar arasında kıyaslama yapmıştır. (New York, Rochester'de George Eastman House’daki bir albümde bulunan fotoğraflar gibi): "Kumaşla kaplanmış ya da kaya şeklindeki sahne eşyaları, bir sahneyi oluşturmanın iyi düşünülmüş bir formudur. Milli Kütüphane-The Bibliotheque ‘Nationale'in elinde, bunlarla kıyaslayabileceği hiçbir fotoğraf baskısı bulunmamaktadır. Dutilleux, Delacroix'nın tamamen doğru bir şekilde, vücutlara poz verdirip ışığı ayarladığı ve önemli bir etkisinin olduğu konusunda ısrar eder. Durieu'nun rolü, kesinlikle bir işlemcinin, akıllı bir teknisyenin fiili bir katkısıydı."



Gözlerin Odaklanması için hareketsiz yüzeyler

Bunun yanısıra Sagne, 32 fotoğraftan genellikle homojen bir seri olarak bahseder. Sylvie Aubenas son çalışmasında bunu tekzip etmiştir. Milli Kütüphane’nin küratörü, fotoğraflara sadece teknik üretim açısından bakıldığında, ilk 29 fotoğrafı son üç fotoğraftan ayırdığının üzerinde durur. Bu bağlamda kayda değer olan şey, Durieu'nın 1850'lerin sonuna kadar calotipe sadık kalmış olmasıdır. Delacroix'nın, ayrıca, ıslak cam negatif işleminin parlaklığı yerine tuzlanmış kağıdın saydamlığını tercih ettiği yönünde açık göstergeler bulunmaktadır. Daguerreotipin detaylı zenginliğine karşı kararlı bir tavır takındı ve tarifi zor, çok fazla bireysel detaya takılmadan gözlerin odaklanacağı bir alanı tercih eden cam negatifleri adapte etti. Gözden kaçırılmaması gereken bir diğer nokta ise, XXX den XXXII'e kadar olan cam negatiflerin dikkatli bir şekilde klasik kompozisyonun mükemmel imgeleri olarak biçimlendirildiğidir. Bunun aksine, I den XXIX'e kadar olan negatifler, açıkca , sanatçılar için yapılmış insan vücudu çalışmaları olarak nitelendirebileceğimiz akademik fotoğraflardır. Buna ek olarak, bu fotoğrafların deneysel özelliği de bulunmaktadır; farklı açılardan odaklanma, belli belirsiz kontürler ve hareketler gibi. Ingres ve David'in kompozisyonlarını anımsatan son üç nü fotoğraftan sonra, merak uyandıracak bir şekilde Delacroix, çizim yapmayı bırakmıştır. Tuzlu kağıt motiflerinin ekseriyetini baz alıp yaptığı kuru kalem taslakları elimize kalmıştır. Bir diğer şaşırtıcı şey ise; Durieu, bir amatör olarak, fotoğraflarını satmayı hiç denememiştir. Çalışma örnekleri son derece azdır ve Delacroix ile yapmış olduğu ortak fotoğraf çalışmaları, son üç tanesi hariç (ki bunlar Getty Museum (XXX cam negatifi) veya Uwe Scheid (XXXI, XXXII cam negatifleri) yahut Robert Lebeck (XXX ve XXXI cam negatifleri) koleksiyonlarında bulunmaktadır) sadece bizim albümüzdeki bilinenlerdir. Bu nedenle, arka plandan çekilmiş nü çalışmasının bilinmeyen bir 3. fotoğrafçı tarafından çekilmiş olması mümkün müdür? Fakat, böylesine bir çalışmanın fotoğrafçısı kim olabilirdi? Albüm, ancak son zamanlarda ele alınıp onarıldı. Bu onarım sürecinde, fotoğrafların arka yüzeyleri silinip temizlendi ancak herhangi bir imza ya da mühüre rastlanmadı. Bu fotoğrafları, Moulin, Belloc ya da Vallou de Villeneuve gibi çağdaş nü fotoğrafçılarının çekmiş olabileceği söz konusu değildir. Bu fotoğrafçıların eserleri, fazlasıyla süslemelerle doluydu. Bu nü çalışmaya stil olarak en yakın olan fotoğraflar,  Paul Berthier'in arkası dönük nü çalışması (1865), Nadar'ın aktrist Marie Laurent  portresi (1856) ve Sophie Rochard’ın “Cazibenin Mucizesi” adlı fotoğrafıdır.

Fakat, herşeye rağmen, Durieu'ı bize hatırlatan esas şey, 1993 yılında Paris'de Beaussant Lefevre'de açık artırmaya çıkarılan bir çocuk nü çalışmasıdır. Resimin basitliği, sadece bir parça elbise olarak aksesuvar kullanılması, gizleme ve aleni gösterme arasındaki etkileşim, bunların hepsi, söz konusu bu yüzü dönük nü çalışmaları andırmaktadır. Bugün Amsterdam’da Manfred Heiting'in sahip olduğu, 7 ¾ X 4 1/2 inç boyutlarındaki bu albümin çıktısı, aynı perde önünde ve aynı ışık tonlaması ile çekilmiştir. Üstelik, arka planın kıvrımları o kadar şaşırtıcı bir benzerlik göstermektedir ki; yumuşak ve hareketli bir perdenin mevcut şeklini uzun süre koruyamayacağı düşünülürse, bu albümin çıktının, yüzü dönük nülerle aynı ortamda çekildiği ve aynı zamanda yapıldığı sonucuna varabiliriz. Bu çalışmanın arkasında da bir tarih ve imza bulnmamaktadır. Bir nokta kesindir: Sözkonusu yüzü dönük nü çalışmasının yaratıcısı her kim ise, “çekiciliğin mucizesini” yaratma konusunda başarılı olmuştur.







 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa