Editörler

Gülçin Tellioğlu
Bülent Irkkan
Ş.Uğur Okçu

Yayın Kurulu

Meryem Akköse
Can Gazialem
Elif İnan
Şirin Karadeniz
Nejat Kutup
Doğanay Sevindik
Aylin Yılmazbayhan
Leyla Yücel






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
    Sayılar    Sayı 19    Kaktüs
Kaktüs Ali Rıza Akalın

BM FOTOĞRAF YARIŞMASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

II. Dünya Savaşı’nın sonuna yaklaşıldığı günler de, F.Roosevelt ile W. Churchill sık sık     buluşup ,bir yandan viski yudumlayıp diğer yandan puro tüttürürlermiş.Böyle günlerden bir gün; ‘‘Bu savaşta çok top-tüfek-tank ve terlik kaybettik, ganimet hakkımız, söke söke alırız’’ diye planlar yapmışlar.Bunu duyan Y. Stalin parkasının cebine Simirnof’u koyup,soluğu çadırda  almış. Çat kapı çadıra dalmış ve ‘‘Stalingrad’ı unutamazsınız, biz olmasaydık A. Hitler sizi evire çevire bir güzel döverdi. Bende hakkımı istiyorum’’ demiş. Diğer ikisi gönülsüz de olsa kabul etmişler, üstüne üçer duble votka içmişler. Sonra hiç beklemedikleri bir şey olmuş, savaş kaçağı Fransa, davetsiz misafirin yüzsüz ve çınar sokağın tüysüz çocuğu gibi salya sümük dalmış çadırdan içeri. Duyduğum kadarı ile diyormuş  ki, ‘‘Ben tabloları, heykelleri, sanatçıları, Eiffel kulesini ve de üzüm bağlarını korudum.Bu az şey midir? Beni de alın.Bakın size Burbon da getirdim’’Biraz zılgıt yemiş de olsa, dört kadehi şarap ile doldurmuş fakat leblebileri unutmuş. Çin çıkagelmiş. Nereden gelmiş? Nasıl gelmiş? Nasıl gelmiş? Niye gelmiş? Ne demiş? Ne içirmiş ki ganimete ortak edilmiş? Valla ben bilmiyorum.Cahilliğime verin ve kusuruma bakmayın.

Böylece çadır dolmuş ve çete(le) tutulmuş. Esasen o günlerde ‘‘7 kardeşe 7 gelin’’ ve  ‘‘7 silahşörler’’filmleri vizyona girmediğinden! 5 sayısı yeterli olmuş.

24 Ekim 1945’te nurtopu gibi bir çocuk doğmuş fakat ne yazık ki B… da iş yokmuş. Bu nedenle olsa gerek adı, ‘‘BİR(LEŞMİŞ) MİLLETLER’’ konmuş.

Denilmiş ki; bu çocuk ‘‘Adaleti ve güvenliği, sosyal eşitliği, ekonomik kalkınmayı tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş GLOBAL bir yaratıktır.

Sevsinler senin ‘‘BALON’’ larını



 Diğer ülkelerde akın akın hami (pardon bayi) olmuşlar. Bugünkü sayıları 192’ye ulaşmış. İnanıyorum gelecek günlerde bunların bir kısmı, kışkırtmalar ve savaşlar sonunda mitoz yada a mitoz bölünmelere-çoğalmalara uğrayacaklar ve barış gücü askeri olacaklar.

Kambersiz düğün olur mu? O da katılmış ve komi olmuş. Böylece acunda toy başlamış.

Ancak aradan yılar geçince adaletin ve güvenliğin 5’lerin elinde olduğu anlaşılmış. Herhangi biri ‘‘ İstemezuk’’ dediği anda Amazon bile akıttığı suyu dondururmuş.
Bazen 5’lerin dilleri tutukluk yaparmış. O zamanda Adolf’un elinden kurtulan Samiler; Lübnan’da kadın-çoluk-çocuk-sivil-bebek ayırmadan katliam yaparmış.



Bugün İran’ı tehdit eden 5’in 1’i Fransa’nın Pasifik’teki nükleer denemesine sesini çıkarmazmış.

Biri Afganistan’ı diğeri Irak’ı ham hum şaralop edip yutmak isterken, 1’i diğer 1’den ve 2’si birden diğer 3’ünden alkış alırmış.

Biri Hong Kong’u cebellezi etmenin hayali ile yaşarken, diğeri Hindistan’dan kovulmanın şokunu sindirmekle meşgulmüş.

Dönelim kamberin ülkesine. O da bir bayilik açmış, ismine de ‘‘BM Mukim Koordinatörlüğü’’ demiş. Gel zaman git zaman sessiz-sakin-derin çalışmalar yaparken, birden ortaya çıkıp, bir fotoğraf yarışması yapmaya karar verilmiş. Bu işi yaparken; ülkenin yoksulluk-açlık-eğitimsizlik-eşitsizlik-sağlıksızlık-çocuk ölümleri oranlarını da belirtmişler. Ve demişler ki ‘‘Gelin bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için duyarlılığı arttıralım.’’

İlk bakıldığında doğal-masum-hümanist bir eylem görüntüsü veren bu girişime sponsorlar da katkı vermişler. Kim mi? Ankara Çankaya Belediyesi, Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği(AFSAD), Fotoğraf Sanatı Federasyonu(TFSF) ve Birleşmiş Milletlerin kendisi.

Ey benim sponsorlarım destekleyicilerim, siz bilmezmisiniz ki bu BM’ler ,
___ Yugoslavya’daki çatışmaları, avcıları, acıları, bölünmeyi seyredip sınırlar belirlendiğinde müdahale için.  NATO’yu görevlendiren, sivillerin katledilmesini önleyemeyen bir kuruluştur.
___ Lübnan’da özellikle sivillerin, çocukların, kadınların öldürülmesine, ülkenin harap edilmesine izin veren Amerika’nın güdümündeki bir kuruluştur.
___ Yalan gerçeklerle Irak’a saldırıyı destekleyen, binlerce masum insanın ölmesine ses çıkaramayan, bir kültürün yok edilmesine, hassas dengelerin değişmesine neden olan bir kuruluştur.


Kıbrıs’ da ki iki toplumun varlığını görmemezlikten gelen, her türlü kararı, tek tarafı cezalandırma anlayışındaki hıristiyanlık dürtüsündeki adaletsiz bir kuruluştur.

Dünya’nın ısınmasındaki son ve önemli, baş sorumlu Amerika’ya Kyoto sözleşmesini imzalatamadığı gibi yaptırım bile uygulayamayan etkisiz bir kuruluştur.
İran’a “Sakın nükleer enerji oluşturma. Seni cezalandırırım.” derken nükleer silahlara sahip olan “VETOCU”  kuruculara dahi sesini çıkaramayan ikiyüzlü bir kuruluştur.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin gerçek sahibi halkın mücadelesinde istilacıları caydırmak yerine, toplumun liderinin yıllarca hapiste tutulmasına razı olan, sonrasında KOFİ ANNAN’ı genel sekreter yapan göstermelik bir kuruluştur.

Sırp kasabı Miloseviç’i yargılayamayan, Saddam’ı bayram günü idam ederek, Müslüman ülkelere gözdağı  vermenin aracılığını yapan bir kuruluştur.


Bir kuruluş ki, sadece bir ülkeye yapılacak saldırı kararlarını harekete geçirebilen, yoksul ülkeleri borçlandıran, günlük çözümlerden öteye geçemeyen çağdışı kalmış bir kuruluştur.

Bu yazdıklarım benim gibi sıradan genel bilgi sahibi birisinin bildikleri. Siz bir de bu konularla daha yakından ilgilenen ve hatta giderek uzman bir kişinin bilgilerine ulaşabilir iseniz kim bilir ne denli çarpık bir yapı ile karşılaşabilirsiniz?!

Fotoğraf, yapısı gereği sorunları gösterebilen, ama ne yazık ki çözüm yolları önerebilen bir materyal değil. Mademki sorunlar % oranlarına kadar biliniyor, o zaman “yarışma” biçimindeki bir etkinliğe ne gerek vardı? Bunun yerine, belirlenecek 8 fotoğrafçıya 8 amaçta belirlenmiş olan konuların görselleştirilmesi sipariş edilemez miydi? Böyle bir eylem, gelecekte yapılacak fotografik belgeleme çalışmasına örnek  olabilirdi . Amerikadaki kuraklığı belgelemek üzere çiftçiler birliği tarafından görevlendirilen fotoğrafçıları ve onların fotoğraflarının yarattığı etkiyi hatırlayın.(Bilmeyenler araştırıp öğrensin) Levis Hine'ın çocuk işçiler ile ilgili fotoğraf çalışmaları da, yasa çıkarılmasını sağlamıştı. AFSAD 'ın GAP alanında yaptığı uzun soluklu çalışma nedeni ile deneyimi vardır.

İşin beni üzen yanı: Basit ve pasif yapıda, yaptırım gücü olmayan, eşitsizlik temelinde kurulmuş, birçok ülkenin haklı tarafından ortadan kaldırılması istenen BM'e bu yarışma racılığı ile destek verilmiş olmasıdır.

Çankaya belediyesinin kazanç hanesinde ne var?Sen bir yandan sosyal demokrat, ideolojiyi savunacaksın öte yandan Amerika güdümündeki bir kuruluşa destek vereceksin.

AFSAD kurulduğu ilk yıllarda "Savaşa hayır-Bulutlar adam öldürmesin" sergileri açmış Türkiye’nin bağımsızlığı için oluşturulan her platformda yer almıştı. Acımasız zaman AFSAD’ı da eritiyor. Bilgi birikimine sahip bir üye olarak, derneğime yazdım."Bu destek bize yakışmıyor. "Çekin" dedim ama pek etkili olamadım. BM’ nin vereceği “Aferin Plaketi” derneğin duvarlarındaki yerini alıp oradan bize bakacak. Ben utanacağım. Yöneticilerimi bilemem. Kaktüsün dikenlerinin uyarıcı bir etki yapacağını bilsem hepsini saplardım.

Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu’da bir başka destekleyici.  Benim için tam bir hayal kırıklığını ifade eden federasyonumuz, kurulduğu günden bu yana görevinin sadece yarışmalara patronaj ve destek vermek olduğunu zannediyor. Oysa çatı niteliğindeki bir kuruluşun yapabileceği o kadar çok ve üst düzeyli işler var ki. Ancak, misyon gerekiyor. Bunu kaktüsün dikenleri sağlayacak olsa tamamını kullanırdım.

Jüri üyeleri; gelecek yıllarda BM’nin suçluluğu gündeme geldiğinde, ellerinde tuttukları nesnenin bir fotoğraf değil, kaktüs olduğunu anlayacaklar. Dikenleri temizlemek de kolay olmayacak.

Gelelim en büyük destekleyiciye.Yani yapıtlarını gönderen fotoğrafçılara. Hepiniz aynanın karşısına dizilin, Lübnan’daki çocukları göreceksiniz. Oysa katılmamanız için iyi bir fırsat vardı. Camiamız o kadar da duyarsız değilmiş. Zira çok az katılım nedeni ile süre uzatımına gidildi. Ne oldu ise, kime inandılar ise, katılım(doğal olarak destek) arttı.

Katılmasaydınız haklı, sessiz, kararlı, güçlü bir muhalefet olabilecekti. Olmadı. Çok yakından tanıdığım, yarışmalarda ilke-milke aramayanların hepsi piste çıkmışlardır. Kazananlar ne kazandılar. Kaktüs dikeni yakaya takılmaz ki!

Diyelim ki, düşüncelerimin bir yansıması olan bu yazı ile herkese haksızlık etmiş olayım.

O zaman da kaktüsün bütün dikenlerini bana batıracak olan karşı yazınıza hazırım.                                                                  

Sağlıcakla kalın.

ALİ RIZA AKIN




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa