Editörler

Suderin Murat
Gülçin Tellioğlu
Leyla Yücel

Yayın Kurulu

Meryem Akköse
Yağmur Dolkun
Bülent Irkkan
Elif İnan
Nejat Kutup
Mahmut Özturan
Doğanay Sevindik
Zeynep Şişman
Elif Vargı






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Sözün Bittiği Yerdeyiz : Sivas Madımak
Sivas Madımak Oteli

HAVADA YANIK KOKUSU!...

1993 yılının 2 Temmuz günü, Sivas ilinin Madımak otelinde, gerçekleştirilen katliamın üzerinden, tam 15 yıl geçti.

Bugün, benim için sanki 3 Temmuz 1993. Dün yaşadıklarımı bugün sizlere aktarıyorum.

Bizler; Yani, bu ülkenin aydınları, sanatçıları, bilim adamları Sivasa türkü söylemeye, şiir okumaya, sergiler açmaya, semah dönmeye, söyleşi yapmaya, tiyatro yapmaya... yani özünde Pir sultan Abdalın dostluk, kardeşlik, dayanışma deyişlerini yaşamaya gitmiştik. Kim bilebilirdi ki bu insanlardan 35 tanesi geriye dönmeyecek.

Dostuk kafilesinin bir bireyi olarak, Madımak otelinin tam karşısındaki binanın üst katında duruyorum. Canlar otelde can veriyorlar.

Ben fotoğraf çekerek olaya tanıklık ediyorum. Kendimi her zaman fotoğrafa borçlu hissederim. O gün Madımak otelinin içinde olmamayı fotoğraf çekmeme borçluyum. Zira; 2 Temmuz cuma akşamı oynanacak oyununun provalarını görüntülemek için bruce medresesinde kalmış, öyle yemeği için otele dönen kafileden ayrılmışdım. İşim bitip otelin yolunu tuttuğumda, otelin dört yanda şeriat çığlığı atanlarla kuşatıldığını gördüm. Yalnız kaldım. Yalnız kalmak şöyle dursun birgün sonra can dostlarımdan ebediyen ayrılmışdım.

Bugün, fotoğraf için verdiğim çabamın, emeğimin ve özverimin karşılığında  da hayatımı kazandığımı düşünüyorum. Bu nedenledir ki, kendimi her zaman fotoğrafa borçlu hissedeceğim.

Bu aşamada, bilinen sözleri yenilemeye gerek yok. Buna karşın olması gereken, bu olayların belleğimizden yitip gitmesine izin vermemektir.

Sizlerden istediğim, fotoğraflarımın içeriğini hiç unutmamanızdır. Böylece yitirdiklerimizi bir kez daha hatırlayıp, onları sevgi ve saygı ile anmış oluruz.

GÜLNAZ ÇOLAK




Fotoğraflar: Mehmet Özer



BEYAZ BİR GEMİDİR ÖLÜM

Sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
olurum
kötü geçen bir güzü
ve umutsuz bir aşkı anlatan

rüzgarla savrulan
kağıt parçalarına
yazılmış

dağıtılmamış
bildiriler gibi

uzun bir yolculuğa hazırlan
yalnız bir yolculuğa

çünkü beyaz bir gemidir ölüm

siyah denizlerin hep
çağırdığı

batık bir gemi

sönmüş yıldızlar gibidir

yitik adreslere benzer
ölüm

yanık otlar gibi
sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
ölürüm

Behçet AYSAN




Fotoğraflar: Gülnaz Çolak







SONRA GİT
Bunları yap, sakın unutma,
Mum yak bir aşkın sıcak anısına,
Suyla hesaplaş, rüzgara sür yüzünü
Cesedini bul bir yokluğun kıyısında.
Bunları yap, sakın unutma.
Yasını tut, günlerce ağla.
Mandalı düşmüş bir kapak
Göğsünün kuşsuz kafesinde
Tak tak vururken sızlayan boşluğuna
Yasını tut, günlerce ağla.
Sonra git yeni bir aşkı bulmaya,
Bir yağmur sonrasının
Duru aydınlığında,
Yıkanmış avlun, dinmiş uğultunla.
Sonra git yeni bir aşkı bulmaya.
Metin ALTIOK



 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa