Editör

Bülent Irkkan

Yayın Kurulu

Özlem Akdağ
Meryem Akköse
Mustafa Alibaşoğlu
Dilek Bal
Erdal Bektaş
Can Gazialem
Elif İnan
Nejat Kutup
Doğanay Sevindik
Ceyda Taşdelen
Gülçin Telioğlu
Aylin Yılmazbayhan
Leyla Yücel






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
4-PARAYLA DEĞİL SIRAYLA
“Fotoğraf savunusu şu anki retrospektif dönemine girdiğinde, UYANIK ve “bilen” ruh durumu iddialarından hızla kaçınmakta. Fotoğrafçıların anti-entelektüel bildirileri ve modern sanat düşüncesinin bayağılıkları ciddi fotoğrafın (yine modernist uygulamanın bir bayağılığı olarak) şüpheli gözlerle kendi güçlerini araştırmasına neden olmuştur. Bilgi - olarak-fotoğrafın yerini fotoğraf- olarak - fotoğraf almıştır. Fotoğrafın, artık eskiyen “itibar görme” ideali konusunda şu an moda olan şüpheciliğinin en açık belirtisi, Amerikan fotoğrafçılarının en etkililerinden biri olan ve “previsualisation”ıgerekli görmeyen Gary Winogrand yaptığı işin amacınışöyle açıklıyor: Şeylerin, fotoğraflanınca neye benzediklerini görmek.”(19) Biraz önce White ve Bresson gibileri “bilgi dışı” ilan edip, fotoğrafın üreten, düşünen ve yazan kadrolarını ustalıkla bertaraf eden Sontag için sıra “fotoğraf- için- fotoğrafa gelmiştir . Çünkü o yalnızca bilgi-olarak-fotoğrafa değil bir-bütün¬olarak- fotoğrafa karşıdır. Hele hele iyi fotoğrafların “yazınsallığı aşmasına” (20) hiç tahammül edemez. (Bir görüntü, bin kelimeden iyidir) Belki de özellikle Cartier - Bresson1 a “takmasının en büyük nedeni, Bresson’un bir foto-röportaj ustası olması idi. (Foto-röportaj: Hiç yazıya gerek bırakmadan haberi fotoğrafla anlatmak... Hiç kesintiye uğratmadan kendi doğal akışı içinde olayı vermek, gazetenin, derginin okuyucusunu rahatça oturduğu sandalyesinden kaldırıp olayın içine, sanki onu yaşayan kahramanlardan biriymişgibi sokmak... Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü röportörlerinden Cartier Bresson'un en büyük sırrı bu...)(21)
“Sanatçısı böyle olursa sanatçı olmayanını siz düşünün” der gibisinden “son safha” fotoğrafçıların “anti-entelektüelliğinden” dem vuran Sontag'ın kimi entelektüel kimi anti-entelektüel saydığı biraz karışıktır ama olaya entelektüalite yönünden bakarsak (ki Sontag'ın bu kelimeden ne anladığı çok önemlidir) işlerin yavaşyavaş karışmaya başladığı gözlenebilir. Fotoğrafçıların ANTİ-Entelektüel bildiriler yayınladıklarışüphelidir ama aralarında Entelektüel - OLMAYAN amaçlarla fotoğraf üretenler olduğu kesindir. Sontag'ın da örneklediği Gary Winogrand (doğ.1928) “fotoğrafçılığa olan ilgimin tek nedeni fotoğrafın kendisidir”(22) diyerek bu konudaki dürüstlüğünü göstermiştir. Halbuki, çok daha karmaşık ve anlaşılmaz laflar ederek insanların aklınıkarıştırabilirdi. “Gary Winogrand, kameranın değişik lenslerinin insanları ve sokaklarıne hale getirdiğini keşfetmeye kalkınca “cahillikle” suçlanmıştı. Halbuki, çektiği binlerce fotoğraftan sadece birkaçını yayınlatmasıonun “samimi” olduğuna yorulmalıydı. O, fotoğraf hakkında kesin fikirlere sahip birisidir. Bize gösterdiği fotoğraflar ve oturmuş tarzı bunun kanıtıdır.”(23)

“Son safha” fotoğrafın öncülerinden Jerry Uelsmann İse, 1969 yılında daha Sontag'ı okumadan yalanlarcasına post-visualisation ile çalışan çağdaş fotoğrafçı için şöyle demektedir: “Yaratıcı karanlık oda süreci esnasında zihni hep UYANIKTIR ve kendisiyle yarattığı arasında dostça bir ilişki kurulur. Günümüzde sanat yapıtı, sanatçının dört başı mamur ve çapraşık bir uzantısı haline gelmiştir.”(24)”Uelsmann, o akıldan çıkmayan fotoğraflarının gerçek dünya ile ilgili olduklarına katılırken, onların, “yüzeysel gerçekliği aşan başka tür bir gerçeklikle” ilgileri olduğunu savunuyor. Bu fotoğraflar, fiziksel gerçeklikten öte, duygusal, akıldışı, psikolojik ve ENTELEKTÜELDİR. “(25)

FOTOĞRAFIN YAKIN TARİHİ


Önce terminolojide anlaşalım: Sanat fotoğrafı tarihi “kurgu” ve “belgesel” gibi (aslında kelime anlamları oldukça dar) iki kavramın sürekli olarak çatışması ve birinin diğeri üzerinde “egemenlik kurmaya çalışması” şeklinde algılanabilir. Sanatsal Belgeci Tavır, fotoğrafin “deklanşöre basıldığı anda” bittiğini savunarak herhangi bir karanlık oda müdahalesine olanak tanımazken “kurguya yönelen fotoğraf sanatçıları; montaj, üstüste çekim ve baskı, solarizasyon, rölyef, kağıt negatif, kızılötesi film, rötuş, silme, ekleme, tonlama vb. birçok tekniği kullanarak, fotoğrafı çekmekten çok yapmışlardır.”(26) Modernizmin özde “bir sanat dalından başka sanat dallarına ait olan herşeyi söküp atmak ve o dalı en yalın hale getirmek” (27) olduğu, kurgunun da “fotoğraf sanatçısının, plastik sanatların diğer dallarında yapılmasımümkün olan her şeyi yapabilmesini sağlayan bir yol”(28) olduğu göz önünde tutulursa, belgesel ve türevleri için MODERN FOTOĞRAF, kurgu ve türevleri için de POSTMODERN FOTOĞRAF terimlerini kullanmak, hem daha önce kullanılan kelimeleri (kreatif, tasarım, deneysel, düz fotoğraf, an fotoğrafı vb.) içermesi, hem de yabancı kaynakları izlemekte zorluk çekilmemesi açısından elzem olsa gerek. “...nerede olursa olsun, gerçeğin bir parçacığını bile hiçbir zaman hor görmeme kaygısı” (29) ile yaklaşmaya çalıştığım Sontag'ın denemesi, bu iki büyük “fotoğraf kampının” savaşından büyük ölçüde beslendiği için, bu savaşa değinmeden geçemeyeceğim.

Daha önce değindim: Sontag'ın “fotoğrafçılığı” iki ayrı uçta algılandı. Biri, Sontag'ı kuramcı zanneden ve onu fotoğraf yarışmasına jüri yazan tavırdı.

Diğeri ise (Türkçeye çevirilen iki denemenin tutarsızlıklarından dolayı) Sontag'a hiç açık kapıbırakmayan tutumdu. Bence, Sontag'ı yeterince “değerlendirebilmek” için yüzeysel de olsa fotoğrafın yakın tarihine değinmek gerekiyor. Ancak o zaman neyin doğru neyin yanlış olduğuna kendimiz karar verebilir ve kuramcı olduğu iddia edilen birisini günahlarıyla ve sevaplarıyla değerlendirebiliriz. Amaç, her şeyden önce, fotoğrafa daha doğru bakabilmemizi sağlayacak olan BİLGİdir.



 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa