Editörler

Suderin Murat
Gülçin Tellioğlu
Leyla Yücel

Yayın Kurulu

Meryem Akköse
Yağmur Dolkun
Bülent Irkkan
Elif İnan
Nejat Kutup
Mahmut Özturan
Doğanay Sevindik
Zeynep Şişman
Elif Vargı






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
PMA 2008’in Ardından

PMA 2008’in Ardından

Yaşar Burak Savak

Geçtiğimiz günlerde fotoğraf malzemeleri dünyasının en büyük fuarı olan PMA (Photo Marketers Association) 2008’i geride bıraktık. Bu sayıda ben de size, bu büyük şovdan akılda kalan bir kaç ilginç ürün hakkında yazacağım.




 

Yazılım

Tiffen Dfx 1.0 dijital filtre yazılımı, hepimizin yakından tanıdığı oldukça saygın bir filtre üreticisi olan Tiffen’i yeni bir boyuta taşıdı. Tiffen bir zamandır fotoğraf çevrelerince, neden yazılım filtre ürünler alanına girmediği için eleştiriliyordu. Bunu Dfx 1.0 ile yanıtlamaya başlamıştı. Bu yıl, Tiffen Dfx yazılımının ikinci sürümünü piyasaya sundular. Yazılımı ister PhotoShop ile uyumlu ek yazılım olarak, ister bilgisayarında tek başına çalışan bir program olarak bulmak mümkün. Doksandan fazla filtreyi benzeştiriyor. (Bunların birçoğu Tiffen’in hali hazırda cam filtre olarak sunduğu filtrelerin yazılım eşlenikleri.)

Bazılarınızın bildiği gibi, her ne kadar işim gereği teknoloji ve en son teknolojik yeniliklerle sürekli iç içe olsam da, fotoğrafçılık konusunda klasik stilin yanındayım. Bence fotoğrafçılıkda, fotoğrafı çekip daha sonra onu PhotoShop’da güzelleştirmektense, çekim anında doğruyu yakalamak, asıl sanat ve beceriyi ön plana çıkaran kısmı. Bu nedenle, bu ek yazılımı ilk defa kullanmaya başladığımda, oldukça ön yargılıydım. Ancak, şunu söyleyebilirim ki, yetenekleri oldukça etkileyici (bilhassa RAW dosyalarıyla kullanıldığında) ve kullanımı çok kolay. Bence, alet kutusunda bulunması gerekli olan bir ingiliz anahtarı. Böylelikle, fotoğrafı çekerken, eğer dilediğiniz filtre yanınızda değilse çok üzülmeyin, en azından çekim sonrasında sizin yardımınıza yetişecek bir alternatifiniz var.

Bu arada, Tiffen Dfx var diye filtrelerinizi de arkadaşlarınıza dağıtmayın, sonuçta unutmamak gerekli ki, Tiffen Dfx bir filtre simülasyon yazılımı, herşeyin gerçeği her zaman daha iyidir.

Tiffen Dfx yazılımı web sayfası: http://www.tiffen.com/dfx_v2_home.html



PhotoShop filtrelerinden bahsetmişken, Kodak Creative Filtrelerinden söz etmeden geçemeyeceğim. Kodak şu anda 4 adet filtre sunuyor:

1-KODAK DIGITAL GEM Professional
2-KODAK DIGITAL GEM Airbrush Professional
3-KODAK DIGITAL ROC Professional
4-KODAK DIGITAL SHO Professional

Bunları ilk sürümlerinden beri yakından takip ediyorum ve en çok yararlarını gördüğüm ve de en sıklıkla kullandığım filtreler diyebilirim. Kullanımları çok kolay ve Pro sürümleri tamamen profesyonel fotoğrafçılar akılda bulundurularak hazırlanmış. Bazı başka filtreler gibi fotoğrafınızın gerçekliğini zedelemiyorlar. Verdiğiniz parayı son kuruşuna kadar hak ediyorlar.
Kodak filtrelerinin web sayfası:  http://asf.com/


Digital Çerçeveler


Son zamanlarda popülariteleri hızla artan ürünlerden biri de Dijital Fotoğraf Çerçeveleri. Boyutları 5 inçden başlayıp 32 inçe kadar giden bu ürünler sayesinde, fotoğraf çerçevelerimizdeki statiklik; yerini dinamik, sürekli değişen fotoğraflara bıraktı. Elbette bunda yüzlerce dolardan, şimdi yüz doların altına düşen fiyatları da büyük rol oynadı. (Bir sene önce 9 inç 800x600 bir dijital çerçevinin fiyatı 200 dolardan fazlayken, şimdi 90 dolar civarına alabiliyorsunuz.) Dijital çağ ile birlikte sayısı katlanarak artan çektiğimiz fotoğrafları artık daha kolay bir şekilde sergileyebiliyoruz. Bu alanda önde gelen firmalar Nextar, Norcent, Coby, Royal ve Pandigital olarak sayılabilir. Bu yılki PMA’de de, dijital fotoğraf çerçeveleri oldukça popülerdi. Çalışma masamız için kalemlik dijital çerçevelerden, duvarımıza asmak için dev çerçevelere kadar geniş bir yelpazede bir çok ürün vardı.

Dijital çerçeve alırken, benim tavsiye edeceğim bir iki nokta:
1. Çerçevenin çözünürlüğünün boyutu için yeterli olmasına özen gösterin. Örneğin 5 inç bir çerçeve için 480x320 yeterli bir çözünürlükken, 9 inç için bu rakam en az 800x600 olmalıdır.

2. Fotoğraf boyut oranınızla çerçevenin ekran oranı benzer olmalıdır. Örneğin, fotoğraf makinanızla çektiğiniz fotoğraflar 4:3 oranındaysa (bir çok bas-çek fotoğraf makinası bu fotmattadır.) eğer, 16:9 bir çerçeve alırsanız, alacağınız sonuçlar sizi pek tatmin etmeyecekdir.

3. Çerçevenin ekranının kaliteli ve verdiği renklerin gerçekçi olmasına dikkat edin.


Yine yeni yeniden film


Bu yılki PMA’deki ilginç olaylardan biri de Kodak’ın Portra profesyonel film ailesini yenilemesiydi. Bu gelişme benim gibi, her fırsatta film kullanmaya çalışan bir çok meraklıyı ve de profesyoneli mutlu etti. Film öldü diyenleri bir kez daha yanılttı. Bu şaşırtıcı değil zira onlar renkli film piyasaya sürüldüğünde siyah-beyaz için de öldü demişlerdi.

Henüz bu filmleri kullanma şansım olmadı, ancak netten okuduğum ve incelediğim yorumlarda çok iyi görünüyorlar. Eğer renkli film stoklarınız bittiyse, tereddüt etmeden bu yeni emülsiyonlardan alın.



Gereçler


Tripod taşımak her zaman büyük bir problem olmuştur, hele bir de tatildeyseniz, otel odasından çıkarken tripod size bakar siz de tripoda ama bir türlü eliniz gitmez onu yanınıza almaya. Bir süredir FlexPod adında mini bir tripod dikkatimi çekiyor. Gerçi ona tripod da demek zor çünkü esnek ayakları sayesinde bir ağaç dalına bile sarabiliyorsunuz. Bu ürün önce geçtiğimiz yıllarda 700 grama kadar fotoğraf makinalarını destekleyecek şekilde çıktı, o nedenle bir SLR makinayı taşımazdı. Ancak bu yıl, SUNPAK FlexPod Pro Plus’u sürdü. Muhteşem podu şimdi biz de kullanabiliriz.



Makinalar


PMA 2008, her zaman olduğu gibi bir çok yeni fotoğraf makinasının da tüketicilere ilk tanıtımına sahne oldu. Hepsi oldukça etkileyiciydi ancak ben burada sadece 3 tanesine yer verebildim.




Sony Alpha A700:  Alpha A100’den sonra Sony’nin D-SLR çizgisini nasıl devam ettireceği merak konusuydu. Bazı çevreler Sony’nin D-SLR macerasına (onların deyimiyle) şüpheyle yaklaşıyordu. Fakat, Alpha A700 bu şüphelere çok güzel bir yanıt verdi ve Sony’nin bu konudaki ciddiyetini gösterdi. Öyle görünüyor ki, Sony Minolta’dan devraldığı bayrağı iyi bir şekilde ileriye taşıyacak. Çünkü Sony A100, Minolta Maxxum 5D’nin devamıydı. Şimdi ise A700 ile Maxxum 7D’yi geliştirmiş oldular. Bu arada A200, A300 ve A350 ile bir çok ara model sürdüler. Alınan bilgilere göre full-frame (30mmx20mm algılayıcı boyutlu) model çok yakında geliyor ve bu Sony’yi Canon ve Nikon’dan sonra üçüncü full-frame makinaya sahip üretici yapacak. Mahalledeki yeni afacan için iyi bir itibar sayılır.  Bütün bunların yanısıra, A700’ün yapım kalitesi, sunduğu özellikler ve fotoğraf kalitesi de Sony’nin bu konuda ne kadar ciddi olduğu gösterdi. Karşılaştırmalarda, Sony A700, Nikon D300 ve Canon 40D ile başabaş bir performans sergiliyor. Bu gelişmeler, Minolta’nın fotoğraf makinası üreticiliğinden çekilmesinden sonra üzülen bizlerin, Sony’nin kazanılmasıyla umutlanmasına neden oldu.



Panasonic TZ-5 :  Panasonic bir süredir yakından takip ettiğim makina üreticileri arasında. Bence bas-çek fotoğraf makinaları dediğimiz, genel kullanıcı tarafından günlük kullanılan fotoğraf makinalarında geniş açı çok önemli. Bilhassa aile fotoğrafları çekerken herkesi fotoğrafa alabilmek için beş masa öteye gitmek ya da çok yakın olduğu için bebeğinizin çok güzel bir pozunu kaçırmak beni çılgına çeviriyor. Bu nedenle, 28mm (35mm eşleniği) ve daha geniş açılı objektif, bir bas-çek fotoğraf makinasında aradığım temel beş özellikten biridir. 1- resim ve yapım kalitesi, 2- boyut (form factor) ve ergonomi, 3- 6+ Mpiksel, 4- 2.5+ LCD, ve 5- Geniş Açı Objektif. Panasonic bunun öncülerindendir. Hemen hemen en uzun süredir bu özelliği çok ufak formda sağlayan üreticidir diyebilirim. Bunu hem çok iyi kalitede hem de çok cazip fiyata sağladıkları için, arkadaşlar makinaları alırken onlara Panasonic Lumix FX01’i tavsiye etmiştim. Sonra onu incelerken çok etkilendim ve kendime de Panasonic Lumix FX07 aldım. (Bu arada geniş açılı objektife sahip bas-çek makinaların sayısı son yılda hızla arttı. Olympus, Pentax, Nikon, Samsung ve benzeri üreticiler de benzer özelliklerde makinalar çıkardılar. Ve bu aralar Samsung 24mm’lik bir ürün pazarlıyor, yakından izliyorum.) Geniş açı problemim çözülünce, bas-çek fotoğraf makinalarının bir başka zayıf noktası olan zoom objektif kısmı beni rahatsız etmeye başladı. Malum insanız ya, bir problemimiz çözülünce, daha önce fazla önem vermediğimiz şey bize batmaya başlar. Bu esnada, Panasonic Lumix TZ-5 dikkatimi çekti. Çünkü kendi kendime, şöyle bir makina olsada, hem kalitesi iyi, hem objektifi geniş açı, ve de süper zoom’a sahip olsa diyordum. Bir de tabii ki bunu boyuttan ödün vermeden yapmalı ve onu gömlek cebimde taşıyabilmeliydim. İşte, bütün bu istediklerim Panasonic Lumix TZ-5’da var. 28-280mm objektif, 10Mpiksel, 3” high-res LCD, 30 fps Movie Clips up to 1280x720, titreşim önleyici gibi özellikleri, Panasonic 103x59x36mm gibi küçücük bir pakete sığdırmış. Bu yüzden bu yılki en etkileyici bas-çek fotoğraf makinası olarak onu seçiyorum.



Casio EXILIM Pro EX-F1: Birçoğumuz, Casio’yu çok saygın bir elektronik hesap makinası ya da saat üretici olarak bilirdik. Dijital fotoğraf makinası dünyasına girdiğinde, pek çokları onun ne kadar başarılı olacağını sorgulamıştı. Ama yıllar Casio’nun bilhassa bas-çek fotoğraf makinası dediğimiz, temel kullanıcı makinalarında oldukça ciddi ve başarılı bir marka olduğunu gösterdi. Bu yıl, Casio bir üst basamağa sıçramak için olan ilk denemesini yapıyor. Bunu yaparken Casio oldukça ilginç ve yarışmanın o denli az olduğu bir boşluk seçmiş. Çünkü, EX-F1’nin özelliklerine baktığınızda ona ne fotoğraf makinası ne de video kamerası diyebiliyorsunuz, çünkü ikisi de. 60 fps 6Mpiksellik fotoğraf çekim hızı onu bir ilk ve kategorisindeki tek makina yapmaya yetiyor. Bunu HD kalite video çekimi ve 36-442mm‘lik objektifiyle birleştirdiğinizde karşınıza oldukça güçlü ve özellikli bir ürün çıkıyor. Casio saniyede çektiği 60 resmin isterseniz hepsini karta yazıyor ya da sadece istediklerinizi saklamanıza izin veriyor. Bu özellikleriyle, EX-F12 belki en çok megapiksele ya da en geniş açılı objektife sahip olmasa da, aradığınız, saniyede inanılmaz bir hızda, yani 60 fps’da resimleri yakalamak ise, onu yapan bir kamera var, o da: EX-F1. Bu özellik de bir çok doğa ve spor fotoğrafçısını etkilemeye yeterli. Casio şüphesiz, bu ürünüyle fotoğraf makinalarında yeni bir boyut açtı.




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa