Editör

Bülent Irkkan

Yayın Kurulu

Özlem Akdağ
Meryem Akköse
Mustafa Alibaşoğlu
Dilek Bal
Erdal Bektaş
Can Gazialem
Elif İnan
Nejat Kutup
Doğanay Sevindik
Ceyda Taşdelen
Gülçin Telioğlu
Aylin Yılmazbayhan
Leyla Yücel






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Fotoğrafçılıkta Telif Hakları Damla Ömür Tantekin

Damla Ömür TANTEKIN
tantekin@voila.fr

Genel anlamda telif hakları, eser sahibine rızası olmaksızın eserinin kopyalanmasını, değiştirilmesini, dağıtılmasını veya çoğaltılmasını önleme; ayrıca eserin izinsiz kullanımı halinde kişiye hukuki yola başvurma olanağı tanır. Fotoğrafçılıkta ise telif hakkı, deklanşöre basılarak, görüntünün filme yerleştirildiği an başlar ve başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden kazanılır.

Sanat eserlerinin hemen hemen hepsinde telif hakları konusu sıklıkla karşımıza çıkmakla birlikte fotoğrafçılıkta durum daha değişiktir. Çünkü müzik, edebiyat ve görsel sanatlar alanındaki pek çok çalışmanın tersine fotoğraf, “konu”ya ilişkin daha objektif tanımlama içerir. Bir başka anlatımla fotoğrafçılıkta “konu” herkes tarafından görülebilir veya elde edilebilir; dolayısıyla fotoğrafta telif hakları diğer sanat dallarındaki çalışmalara kıyasla daha esnektir. Birçok fotoğrafın telif hakkı korumasından yararlanması söz konusu iken bir kısım fotoğraf bu korumadan yararlanamaz.

“Hangi fotoğraflarımı koruma altına alabilirim?” ya da “Korumanın sınırları nedir?” gibi sorularımıza en iyi yanıtı ise temel uluslararası hukuk kuralları ile mahkeme kararları vermektedir. Gerek Avrupa Birliğinin en üst düzey yargı organı olan Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD)’nın kararları, gerek ABD’deki uygulamalar, fotoğrafçılık alanındaki eserlerin telif hakkı korumasından yararlanabilmesine yönelik belli başlı ölçütleri ortaya koymakta ve ülkemizdeki uygulamalara da yön verebilecek bir nitelik taşımaktadır. 

Söz konusu ölçütler, ilgili mahkeme kararlarıyla birlikte kısaca aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

1. Fotoğrafın Asgari Düzeyde Özgünlük Taşıması Gerekir

Bir fotoğrafın telif hakları ile güvence altına alınabilmesi için asgari düzeyde özgünlük taşıması gerekir. Özgünlük, telif hakkının “olmazsa olmaz” sayılabilecek bir ön koşuludur. Yani, fotoğraf, eser sahibine ait minimum düzeyde yaratıcı unsurlar içermelidir. Peki özgünlük konusunun alt sınırı nedir? Yani eser sahibi tarafından oluşturulan bir fotoğrafın yeterli özgünlüğe sahip olup olmadığı konusu nasıl değerlendirilir?

Aslında hemen hemen her fotoğrafın bir “özgünlük” taşıdığı varsayımından hareket edilir. Ancak, esas fotoğrafın kopyası olarak nitelendirilebilecek çalışmalar telif haklarıyla koruma altına alınmamaktadır. Nitekim, Bridgeman Art Library, Ltd v. Corel Corp.  davasında verilen karar da bu yönde olmuştur. Bridgeman Sanat Kütüphanesi, devlet mülkiyetindeki eserlerin diapozitifleri ile dijital fotoğraflarının çekimi lisansını almıştır. Bu çerçevede, anılan çalışmalar herhangi bir değiştirme veya ekleme olmaksızın kopyalanmış ve Corel firması da bu görüntüleri içeren CD-ROM’un satışını gerçekleştirmiştir. Ardından, Bridgeman gerek slaytlar gerek dijitallerde telif hakkı sahibi olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Ancak mahkeme, esas çalışmanın birebir taklidi/kopyası niteliğinde olan çalışmaların telif hakkı korumasından yararlanabilecek denli “özgün” olmadığına hükmetmiştir.

Diğer taraftan Eastern America Trio Products v. Tang Electronic Corp.  davasında davacının fotoğraflarını kendi katalogunda yayımlayan davalının telif hakkı ihlalinde bulunduğuna karar verilmiştir. Davalı, yayımladığı fotoğrafların sıklıkla bulunabilen, endüstriyel nitelikli ve yeterli özgünlük taşımayan fotoğraflar olduğu iddiasında bulunmuş; buna karşılık mahkeme ise özgünlüğün kadrajda, çekim açısında ve ışıkta aranması gerektiğini öngörerek davacıyı davasında haklı bulmuştur. Mahkeme ayrıca, fotoğrafçılıkta telif hakları konusunun çok geniş bir alan olduğunu, çok sayıda fotoğrafın birçok yönden birbirine kopyası derecesinde benzeyebileceğini; bu gibi durumlarda özgünlüğün tespiti için “konu seçimi, zamanlama, kullanılan makine, film ve objektif” gibi diğer ölçütlere başvurulması gerektiğine işaret etmiştir. 

2. Türev Çalışmalar Asli Çalışmanın Koruma Kapsamını Etkilememelidir.

Türev çalışmalar (çeviri, müzikal aranjman, ses kayıt, sanatsal reprodüksiyon gibi) mevcut bir veya birden fazla çalışmaya dayanılarak oluşturulmaktadır. Türev çalışmada telif hakkı ancak “mevcut çalışmadan ayırt edilebilen kısmı” kapsamaktadır. En önemlisi de, türev ürünün telif hakkı korumasından yararlanabilmesi için esas çalışmanın telif hakkı korumasının kapsamını etkilememesi gerekir.

Bir örnekle açıklamak gerekirse; Ets-Hokin v. Skyy Spirits.  davasında Skyy Spirits, fotoğrafçı Ets Hokins’le, votka şişelerinin reklam çekimi konusunda anlaşmıştır. Ets Hokin Skyy firmasına düz beyaz ya da sarı zemin önünde Skyy Votka’nın sergilendiği toplam üç adet fotoğraf teslim ederek firmaya sınırlı lisans hakkı tanımıştır. Bunun üzerine Skyy firması, şişenin çekimi için başka fotoğrafçılar kiralamış ve daha sonra da onların çektikleri fotoğrafları kullanmıştır. Ets Hokin ise diğer fotoğrafçılar tarafından çekilen bu yeni fotoğrafların kendisininkilere çok benzer olduğunu, dolayısıyla hem firmayla aralarındaki lisans anlaşmasının ihlal edildiğini hem de kendisinin telif hakkına zarar verildiğini öne sürmüştür. Alt mahkeme Ets Hokin’in fotoğraflar üzerinde telif hakkının söz konusu  olamayacağına dayanarak davayı reddetmiş; çekilen fotoğrafların birbirinin kopyası değil; esasen telif hakkıyla teminat altına alınan şişe malzemesinin ve marka işaretinin türev çalışmaları olduğuna işaret etmiştir.

Aynı davada temyiz mahkemesi ise Ets Hokin tarafından çekilen fotoğrafların asgari “özgünlük” şartını taşıdığını, fotoğrafların türev çalışma olmadığını; kaldı ki, her fotoğrafın aslında konu bakımından bir türev çalışma olduğunu öne sürmüştür. Dolayısıyla, Skyy Votka şişesinin telif hakları koruması altında olmadığı ve Ets Hokin’in fotoğraflarının telif hakkı korumasından yararlanabileceğine hükmedilmiştir.

3. İhlalin söz konusu olabilmesi için telif hakkı korumasından yararlanan bir başka fotoğraf olmalıdır.

Telif hakkı ihlaline dayanılarak bir dava açılabilmesi için öncelikli koşul, telif hakkı korumasından yararlanan bir başka fotoğraf olması ve ihlale yol açtığı iddia edilen fotoğrafın asıl fotoğrafla ciddi ölçüde benzerlik taşıması gerekir. Böyle bir durum çoğunlukla iki fotoğrafçının aynı konunun fotoğrafını çekmelerinde söz konusu olur.

Konuya ilişkin olarak, Leigh v. Warner Bros. Inc davasına bakacak olursak; fotoğrafçı Jack Leigh “Midnight in Garden of Good and Evil” isimli kitabın kapağı için fotoğraf çekim hakkını almış ve kitabın temasına uygun olarak da Savana’da bulunan ünlü “Bird Girl” heykelini fotoğraflamayı tercih etmiştir. Anılan heykel Sylvia Shaw Judson tarafından yapılan ve bir kopyası satın alınarak Savana’daki şehitliğe yerleştirilen bir heykeldir. 

Ardından, kitabı filme uyarlayan Warner Brothers gerek film içerisinde gerek film demolarında “Bird Girl” heykelinin başka fotoğrafçılar tarafından çekilen fotoğraflarına yer vermiş, bunun üzerine de Leigh, film şirketini telif hakkı ihlaline dayanarak dava etmiştir. Tarafların arasındaki asıl anlaşmazlık konusu Leigh’ın fotoğraflarında telif hakkı sahibi olup olmadığı değil; fotoğraflarındaki hangi unsurların koruma altında olduğu ve davalının bu unsurları ihlal edip etmediğidir.

Kitabın öyküsüyle bağlantı kurarak, kapak için tema olarak heykel seçiminde bulunan Leigh olmasına karşılık, mahkeme, fotoğrafçının film şirketi Warner Bros’u bu bağlantıyı kullanmasından alıkoyamayacağına; zira, telif haklarının fikirleri değil, sadece özgün ifadeleri koruduğuna hükmetmiştir. Ayrıca, Leigh’ın sahip olduğu telif hakları heykelin veya şehitliğin görünümüne yönelik çekimleri de kapsamına almamaktadır.

Bununla birlikte, mahkeme Leigh’ın fotoğraflarının sanatsal unsurlarının (ışık seçimi, gölgeleme, zamanlama, açı ve film seçimi) koruma altında olduğuna ve Leigh tarafından çekilen fotoğraflar ile film içerisinde kullanılan fotoğraflar arasında telif hakkı ihlali yaratabilecek nitelikteki benzerliklerin belirlenmesi için jüri tayin edilmesine karar vermiştir.

4. Bir eser üzerinde telif hakkı ortaklığı kendiliğinden doğmaz, açıkça kararlaştırılması gerekir. 

Bir başka uyuşmazlık yaratan konu ise, bir kişinin veya firmanın mülkiyeti ve denetimi kendinde kalmak üzere bir konu çekimi için bir fotoğrafçıyı kiralaması durumudur. Genel anlamda tarafların ilişkisi aralarındaki lisans anlaşmasına bağlı olarak yürütülse de; bazen kiralayan tarafın sadece konuya yönelik mülkiyet ve denetim yetkisine dayanarak, fotoğraflar üzerinde de mülkiyet iddiasında bulunduğu haller ortaya çıkabilmektedir.

Sözgelimi, Natkin et al v. Winfrey et al.  davasında, davalı Winfrey, davacı konumundaki Natkin ile “Oprah Gösterisi”nin ve konuklarının fotoğraf çekimleri için anlaşmıştır. Ancak daha sonra Winfrey, bu fotoğrafların on bir tanesini de içeren bir kitap yayımlamış; bunun üzerine fotoğrafçılar da telif haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle dava açmıştır. Winfrey ise konunun mülkiyetinin kendisinde olduğunu dolayısıyla konukların, kıyafetlerinin, ifadelerinin ve gösterinin üzerinde de denetim yetkisi olabileceğini; fotoğrafçılarla birlikte fotoğraflarda telif hakkı ortaklığının olduğunu öne sürmüştür.

Mahkeme ise Winfrey’i savunmasında haklı görmemiş; “bir fotoğraf üzerinde telif hakkı ortaklığının söz konusu olabilmesi için tarafların çalışmaya başlamadan önce veya çalışma esnasında ortak olduklarını beyan etmeleri ve tarafların çalışmaya katkısı ayrı ayrı telif hakkına konu edilebilir olmalıdır” hükmüne yer vermiştir. Ayrıca mahkeme, fotoğrafın konusunun da telif hakkı kapsamına alınabilecek bir unsur olmadığına işaret etmiştir.

Değerlendirme

Sonuç olarak, bir fotoğrafın telif hakkı korumasından yararlanabilmesi için, bir başka eserin birebir taklidi ya da kopyası değil; asgari düzeyde özgünlüğe sahip bir fotoğraf olması gerekmektedir. Türev fotoğrafların ise asıl fotoğrafa göre–küçük de olsa- birtakım farklılıklar içermesi ve asıl fotoğrafın telif hakkı koruması kapsamını etkilememesi/daraltmaması gerekir. Diğer taraftan, telif hakkı ihlali bulunduğu iddiasının sonuç doğurabilmesi için de telif hakkı korumasından yararlanan bir başka fotoğraf olmalı ve iddia edilen fotoğraf asıl fotoğrafla ciddi ölçüde benzerlik taşımalıdır. Son olarak, bir fotoğrafçının üçüncü kişilerle telif hakkı ortaklığı söz konusu olabilir. Ancak, böyle bir durumun oluşması için ortaklık niyetinin açıkça konuşulması ve her tarafın söz konusu çalışmaya telif hakkına ayrı ayrı konu edilebilecek şekilde katkıda bulunması gerekmektedir. Tekrar söylemek gerekirse, fikirlerin ya da konunun koruma altına alınması söz konusu değildir.

***(Bu yazı, American Society of Media Photographers tarafından yayınlanan bilgi notlarının, Stephen C. Filler’ın “Copyright Protection and Subject Matter in Photographs” adlı makalesinin  ve konuya ilişkin mahkeme kararlarının derlenmesiyle oluşturulmuştur.)




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa