Editörler

Suderin Murat
Gülçin Tellioğlu
Leyla Yücel

Yayın Kurulu

Meryem Akköse
Yağmur Dolkun
Bülent Irkkan
Elif İnan
Nejat Kutup
Mahmut Özturan
Doğanay Sevindik
Zeynep Şişman
Elif Vargı






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
THEMIS’i Ürkütmeden Fotoğraf Çekebilmek Özlem Bora
Av. Özlem BORA


Yazılı malzemeden çok, görsel malzemenin yaşamı etki altına aldığı günümüzde jenerasyonun teknolojiye ve kayıt altına almaya düşkünlüğü ile birlikte fotoğrafçılık büyük bir aşama kaydetmiştir. Gelişmekte olan her şeyde olduğu gibi, fotoğrafçılık da kuralları ile gelişmekte ve şekil almaktadır. Fotoğraf çekerken dikkat edilmesi gereken kurallar olarak çekim tekniği, doğru pozlama, netlik, kadraj ayarı gibi teknik konular ile kompozisyon, renk gibi estetik konular ilk akla gelen konulardır. Oysa, çekim sırasında sorgulanması gereken bir önemli konu da; tespit edilmiş olan fotoğrafın yasal olup olmadığıdır.

Ahşap bir pencere kenarında masum ifadesiyle gülümseyen bir çocuğun velisinden izin alınmadan çekilen ve yayımlanan fotoğrafı bugüne kadar size bir sıkıntı yaratmamış olabilir, ancak bundan sonra bir ihtilaf çıkmayacağına dair bir teminat oluşturmaz.

Bir fotoğraf derneğinin hafta sonu gezilerinde çekilmiş binlerce fotoğraf karesi içinde yasal olmayan kareler çıkabilir. Bir fotoğraf editörüne fotoğraf gönderirken sonuçlar iyi tahlil edilmelidir. Fotoğrafınız bir sergide alenileşmeye başladığı ya da basın ile kamuoyuna sunulmaya ya da internet gibi elektronik ortamda paylaşılmaya başladığı an, artık sorumluluğunuz başlamış demektir.

Fotoğraf üzerinde photoshop programlarıyla ya da karanlık odada yapılan müdahalelerde de dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Renk dengesi (color balance) ile renk / doygunluk (hue/saturation) ile parlaklık / kontrast (brightness / contrast) ile düzenleme yapılırken kişilerden ya da kurumlardan izin alınması beklenemez. Ancak fotoğrafa doğrudan müdahale sayılabilecek dijital manipülasyonlarda ve karanlık oda uygulamalarında kişilerin şahsi hakları söz konusu ise izin alınması şarttır. “İzin/onay/muvafakat nedir ve nasıl olmalıdır?” sorusu akla gelebilir. Yargıya intikal etmesi halinde ispat açısından yazılı olması en doğrusudur. Hatta, ortada sanatsal ya da ticari bir çalışma var ya da olması ihtimal görünüyorsa noter kanalıyla kontrat yapmanız dahi tavsiye olunur.

Sadece çekilen fotoğraf değil, fotoğrafa bir isim verilmesi düşünülüyor ise bu isim de yasal olmalı ve ihlal sınırlarını aşmamalıdır. Güzel bir bayanın fotoğrafına isim olarak ahlaki yapısını ya da şahsi bütünlüğünü rencide edecek bir isim vermeniz halinde tazminat ödemeyi göze almalısınız. Yine, nü fotoğraf çekimlerinde yazılı izin almanızı öneririz. Aksi halde cezai yaptırımla dahi karşılaşabilirsiniz.

Doğa fotoğrafları doğal bir yaşam alanı içindeki canlıları, evcil olmayan hayvanları ve endemik bitkileri tespit eden, jeolojik oluşumları ve doğal güzellikleri tanımlayan fotoğraflardır. Doğa fotoğrafı, bitki örtüsünü, hayvanları ve jeolojik oluşumların yapısını bozmamalı ve tehdit etmemelidir. Yerel, ulusal ve uluslararası doğayı koruma şartlarına uymalı, ayrıca gerekli giriş ve çekim izinleri alınmalıdır. Yurt içinde ya da yurt dışında av ve yaban hayvanları gözlem turlarına katılmayı planlıyor iseniz; organizatörün izin belgesinin güncel olup olmadığını kontrol etmenizde fayda olacaktır. Reklam, film ve fotoğraf çekimi sırasında hayvanların sakatlanmasına, yaralanmasına ve ölümüne sebep olabilecek yöntemlerin kullanılmasının ülkemizde yasak olduğu da unutulmamalıdır.

Kamuflaj kıyafetlerle ya da sabit barınaklarla tespit edilen kuş fotoğrafları, içinde hayvan sevgisi ve çevre bilincini içermektedir ve bu anlamda çok değerlidir. Öte yandan kuşların yuvalarını, göç yollarını tehdit eden bir fotoğraf ne kadar teknik ve estetik olursa olsun, başarılı kabul edilemez.

Su altında korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu bölgelerde dalış yasağı uygulandığından, bu bölgelerde dalış ve dolayısıyla fotoğraf çekimi yasaktır. Serbest dalış bölgesinde fotoğraf çekimi sırasında, korunması gerekli kültür ve tabiat varlığına rastlamanız halinde de en yakın mülki amire ya da müzeye haber vermek durumundasınız. Bu durumda, söz konusu varlığı yerinden oynatmanız dahi yasaktır.

Yasak edilmiş veya tahdit edilmiş mıntıkalara fotoğraf makineleri ile girilmesi yasaktır. Bu gibi yerlerde ancak resmi makam izni ile fotoğraf çekimi yapılabilir. İzin verilerek araştırma ya da inceleme yapan kişiler, hazırladıkları fotoğrafların bir örneğini izin veren makama vermek durumundadır. Örnek olarak Anıtkabir ve birimlerinde ticari, kültürel ve bilimsel amaçlarla ayrıntılı fotoğraf ve film çekmek Genelkurmay Başkanlığı’nın iznine tabidir.

Çektiğiniz fotoğraflar beğenilmeye başlamış ve bir kitap kapağında, bir ürünün ambalajında ya da bir sinema afişinde yer almaya başlamış ise emeğinizi, yeteneğinizi ve birikiminizi güvence altına alacak kontrat yapmanız faydalı olacaktır. Zira, hangi fotoğrafik araç kullanılırsa kullanılsın orijinal görüntünün fotoğrafçıya ait olduğu ispatlanabilmelidir.

Eğer sergi katılımı var ise ve fotoğrafçı fotoğrafının basımı konusunda bir taahhütte bulunmuş ise, bu taahhüde uymamanın da yaptırımı vardır. Misal olarak fotoğrafçı fotoğrafının altına 1/5 şeklindeki işareti ile fotoğrafının toplam 5 adet basılacağını ve bu aşamadaki basımın ilk basım olduğunu beyan ve taahhüt etmiş ise uymak zorundadır, aksi halde hukuki yaptırımlarla karşılaşabilir.

1821-1896 yılları arasında yaşamış bulunan portre fotoğrafçısı Napoleon Sarony, fotoğrafçılığın telif hakkı gerektiren yaratıcı bir eylem olarak kabul edilmesi için ilk yasal savaşı başlatmıştır. Çektiği fotoğrafların yayın hakkını uzun davalar sonunda elinde tutmayı başarmasıyla fotoğrafçılık ve hukuk tarihinde emsal teşkil etmektedir.

Ülkemiz ‘hak arama’ açısından ne yazık ki gelişmiş bir ülke değildir. Dünya bazında dolaylı bağlantılardan dahi yüksek tutarlı tazminat davaları mevcut iken, ülkemizde doğrudan zarar oluşsa dahi, çok çeşitli etkenlerle (bilgi eksikliği, zaman ayırmama, maddi etkenler vs.) dava yolu pek tercih edilmemektedir. Bu konuda profesyonel ya da amatör olsun fotoğraf tutkunlarına çok iş düştüğünü belirtmek isterim. Zira, fotoğrafçı etik kurallara uyarak fotoğraf çekmeyi bilmek zorunda olduğu gibi, çekmiş olduğu fotoğrafın izinsiz kullanıldığını ve haklarının ihlal edildiğini tespit ettiği anda da hukuksal mücadele başlatmak durumundadır. Aksi takdirde, yıllara yaygın vermiş olduğu emeğin, ayırdığı zamanın ve yeteneğinin toplumdaki karşılığı sıfırlanmış olacaktır.

Themis, Yunan mitolojisinde adalet tanrıçasıdır. Themis’in elindeki “Kılıç” adaletin verdiği cezaların caydırıcılığını ve gücünü, “Terazi” adaleti ve bunun dengeli bir şekilde dağıtılmasını simgeler. “Kadın” olması bağımsızlığı ifade eder. Ayrıca tanrıçanın gözü bağlıdır, bu da tarafsızlığı ifade eder. Amatör ya da profesyonel tüm fotoğraf tutkunlarının Themis’i ürkütmeden fotoğraf çekmesi asıl gaye olmalıdır. Bir taraftan toplumsal ve etik kurallara uygun, diğer taraftan teknik ve estetiği içeren çalışmalarınız sonucunda ortaya çıkan Themis kadar etkileyici fotoğraflarınız sizi sanatınızın zirvesine taşıyacaktır.



 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa