Editörler

Suderin Murat
Gülçin Tellioğlu
Leyla Yücel

Yayın Kurulu

Meryem Akköse
Yağmur Dolkun
Bülent Irkkan
Elif İnan
Nejat Kutup
Mahmut Özturan
Doğanay Sevindik
Zeynep Şişman
Elif Vargı






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
    Sayılar    Sayı 20    ARTantane
ARTantane Elif Vargı

Elif VARGI

Denis Roche: “İçeride Kısacık Bir Zaman” Üzerine
Denis Roche’un kim olduğunu uzun uzun buraya yazmayacağım, dileyenler çok rahatlıkla onun kim olduğunun bilgisine ulaşabilirler. “İçeride Kısacık Bir Zaman” adlı kitap Roche’un daha önce YKY’de yapılmış sergisi üzerine 2002 yılında çıkmış bir kitap. Şimdi altı sene geriye giderek, Roche’un fotoğrafları üzerinde durmak istiyorum biraz.

Günümüz koşullarında zamanı geriye sarmak mümkün değil belki. Eğer bunun bir yolu varsa o da  fotoğraflara bakmaktan geçiyor biraz. Fotoğrafa bakan, bakılandan ötürü zamanı geriletiyor, fotoğrafın içinde “kısacık bir zaman” varsa, zamanın makarasını geriye sarıyor.

Bir kadın ve bir ayna, içiçe geçmiş görüntüler. Kimi zaman bir cama veya aynaya tutulmuş fotoğrafçının/fotoğraf makinesinin objektifi... Gelip geçmekte olan sıradan bir anın  yakalanması. Bu fotoğraflar çok karmaşık değil. Her fotoğrafın içine hapsedildiği gibi “kısacık bir an” hepsi o kadar.

******

Bir kadın var Roche’un fotoğraflarında, Françoise. Kimi zaman bir pencere arkasında, kimi zaman bir otel odasında, aynadan izleyiciye doğru bakarken. Farklı zaman dilimleri içerisinde, kadının değişmekte olan bedeni ve yüzünü takip edebiliyoruz; ama Roche’un göstermek istediği asıl şey bu değil elbette. Rastlantısallıkla yakaladığı bu karelerde, kadının kimi zaman yüzünü göremiyoruz. Camdan yansıyan alanda kadının yüzünü göreceğimiz yerde fotoğrafçının objektifi ile karşı karşıya geliyoruz. İzleyici olarak bu da bizi rahatsız ediyor biraz. Kadının başı eğik, yüzünü eliyle kapatmış. Cam, izleyici ile kadın arasında şeffaf bir perde gibi uzanırken, Roche’un objektifi bu ilişkiyi biraz bozuyor gibi. Kadın titrek, gelip gitmekte olan bir yerde, bir anda, bir mekanda… Bizim onu izlediğimizi biliyor, ama biz bir türlü içeriye giremiyoruz. Neden? Fotoğrafçının objektifi bize doğru bakıyor çünkü. “Siz Françoise’ya bakıyorsunuz, ya da baktığınızı zannediyorsunuz, ama aslında öyle değil. Ben size bakıyorum, dolayısıyla Françoise’ya!” Fotoğraf bir kere daha izleyicisini rahatsız ediyor…

Aynalar ise bakışı çoğaltan bir şey. Bir resimde veya fotoğrafta ayna varsa, o zaman o resmin/fotoğrafın bakışı dışarıya açılır çoğu zaman. Yere konmuş aynalar aracılığıyla kadına bakarken biz, ayna yardımıyla aslında kadının başka yöne baktığını görürüz. Fotoğraf içindeki kadın bakışını dışarıya, sonsuza açar biraz da. Ya da tam tersi olur diğer fotoğraflarında olduğu gibi. Ayna içinde ayna, Roche objektifi aynaya tutar, kadın da aynaya/objektife bakar, izleyici de fotoğrafa. Fotoğrafçı ve izleyicinin bakışı bir yerde kesişir. Ayna bakışı dışarıya doğru açarken, kesiştirir ve birleştirir de…

Kendi gölgesini çeken fotoğrafçı: çoğu fotoğrafçının yaptığı bir şeydir bu, peki ama neden? Işık olmadan fotoğraf olmaz, gölge ise fotoğrafa tat veren bir unsurdur çoğu zaman. Yere düşen bir fotoğrafçı silüeti ise neyi anlatır ki? “Dünyaya gölgesiyle imza atan sıradan bir insanım, ama fotoğrafçıyım!”

Roche’da çoğu yere böyle imzasını atıyor işte!...

Sıradan bir insanım, ama fotoğrafçıyım…

elifvargi@gmail.com




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa