Editör

Bülent Irkkan

Yayın Kurulu

Tülin Ağca
Leyla Benli
D. Esra Ertürk
Elif İnan
Nejat Kutup
Fulya Köse
E.Kemal Mert
Doğanay Sevindik
Tacettin Teymur
Aylin Yılmazbayhan






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Uzaklardan : "Man Ray'in çalışmaları, Robert Desnos " Aylin Yılmazbayhan

Bu sayıda Robert Desnos'un 1929 yılında "Transition" dergisinin 15inci sayısında yayımlanan, Man Ray'in çalışmalarını anlattığı yazısını sunmak istedim. Yazıya başlamadan önce Robert Desnos ve Man Ray hakkında kısa bilgi verelim.

1900 ile 1945 yılları arasında yaşamış olan ünlü sürrealist şair Robert Desnos, Amerikalı ressam, heyketraş ve fotoğrafçı Man Ray'in arkadaşıydı. Her ikisi de 1920'lerde Paris'teki sanatçı ve yazarların kurduğu sürrealist hareketin aktif üyeleriydi.

1890-1976 yılları arasında yaşayan Man Ray, fotoğrafını yapmak istediği cisimleri, fotoğraf makinası kullanmadan, doğrudan ışığa hassas kağıtlarin üzerine yerleştirip pozlayarak fotoğraf yapma tekniğinin öncüsü olmuştur. Kendisi bu görüntüleri "radyograf" olarak isimlendirmiştir. Man Ray aynı zamanda fotoğrafın kağıt üzerinde gelişmesi işlemi sırasında, tekrar ışıkla pozlayarak tonları kısmen tersine çevirmeyi denemiştir. Bilim adamlarına göre "Sabattier etkisi" olarak bilinen bu olay fotoğraf çevrelerince "solarizasyon" olarak adlandırılır.

Man Ray'in çalışmaları
Robert Desnos

Olgunlaşmamış fikirlerimizle budanmış olan duyularımızın yardımı ile evreni keşfederiz. Dünya görüşümüz asgariye indirgendiğinde kayıp olan bağlantıların en basiti ile eşit duruma gelir. Şüphesiz okyanusun derinliklerindeki kör bir balık, kokulu yosunlar arasında tanrının büyük koleksiyonuna rağmen kendi mitolojisini kurar. Biz, algılarımızı uyandırarak, o kaosun yok olmasını sağlarız. Fakat etrafımızda değişik formlarda bizi saran kaoslar vardır ve biz bunları su, hava, toprak ve ateş olarak sınıflandıramayız. Bunlardan biri olan öncülük, dünyayı dinin ve son olarak ortaya çıkan yeni jeolojik çağın bulunuşundan bile daha çok değiştirir.

Ünlü bir komutan, askerlerine düşmana göbekten saldırmalarını emreder, bir diğeri saçtan, bir diğeri ise sol bilekten. Fakat şairler çok iyi bilirler ki acemi bir bölük asla yoktur, çünkü bütün ölüler isimsizdir.

Benim düşünceme göre Man Ray, duyu organlarımızla algılayamadığımız ısı, ışık veya elektrik gibi kavramları, çalışmalarında gördüğümüz parlak objelerle ifade ederek yeni bir alan yaratır.

Ressam Man Ray, resimden daha cok satranç tahtası önünde düşünür. Teller kıvrım kıvrım kıvrılır tıpkı yumuşak bir beyin gibi, fakat bu telin hiçbir noktası bu teli düzeltmek için ugraşmaz. Ray, iki büyük deprem şoku arasında gelir ve tamamen normal hayata dönmeden önce daha suyun altındayken yaratmaya son verir. O her zaman iki ifade arasındaki yüzleri yakalar. Onun resimlerinde hayatı görmek mümkün değildir ama objeler ölü de değillerdir. Öyle bir nokta vardır ki, ancak onu Man Ray resimleyebilir.

Bir heykeltraş olarak Man Ray, demir bağlarının, keskinin krallığının dışında başka bir yöne gitmesini ister. Ray, heykeltraşların genelde kullandığı teknikleri zorlar; mezar taşı için mermer ve granit, ayak izi yapmak için de kil kullanmak onun için yeterli değildir. Ona göre, diğer plastik malzemeler de insan gücüne karşı dirençlerinin bağımsız yapısından dolayı gereklidir. Fiziğin gizemi kağıdın kırılganlığı ve kayanın katılığı hakkında çok az şey bilir. Eğer ortaya çıkan ürün memnun ediyorsa, malzemenin önceki halini enerji, sonraki halini ise sudan korkan bir hareket ile zenginleştirir. Malzemenin ağırlığı, bir lamba gölgesini bir sismograftan daha hassas bir çesit spiral'e veya bazı kaprisli meteorologlar tarafından cezalandırılıp sessiz bir kristal çanın içine hapsedilmiş rüzgar gülüne dönüştürür.

Henüz fotoğrafçı Man Ray'in buluşunun sözlerle yapılmış tam bir tarifi yoktur. Ray'in yaptığı bu fotograflar, tıpkı çocukken bizim ışiğa duyarlı kağıtları güneşte pozladıktan sonra üzerinde kalan el izlerimizi kesmemize benzer. Bu son derece basit işleri ilerleterek, Man Ray, bizim gezegenimize tamamen yabancı görüntüler yaratmayı başarmıştır. Hatta bu görüntüler herhangi bir İncil'deki görüntülerden bile daha büyük bir kaos yaratır.

İnsanın dokunduğu herşeyi onursuzlaştıran duygusallık bir engeldir. Kloroform, dünyada herhangi bir saygınlığı olmaksızın metafiziksel bir acı ile sizinle iletişim kurar. Eğer bir fikir üretebiliyorsanız, ne enlemi ne de boylamı olan bir dünyanın içine, sadece birkaç kişiye açık olan bir sonsuzluğun içine nüfuz edersiniz, ki bu sonsuzluk size bu üretici yeteneği veren modern çağın en önemli mazeretidir.

Sülfür ve potasyum nitrat karışımından dinamiti bulan ünlü rahipin aksine Man Ray asla fotoğraflarının sonuçlarını hesaplamaya veya tahmin etmeye çalışmaz. Uykusuz gecelerde, biz ışık kızaklarıyla aşağıya iner ve kısmen keşfedilmiş mahzenlerin anahtarlarını avlarız. Ray'in kurşundan ağır kağıdındaki bir palyaço çok uzak sinyaller verir. Fakat biz kağıdın her iki yüzeyindeki mucizeyi yakalarız, tıpkı olmasını istediğimiz heryerde yakaladığımız gibi.
Her ne kadar suyun derinliklerinde kalmak çok hoşumuza gitse de, orada kendimizi paketleyip kalmaya dayanamayız. Yarın gazetede, işlenmiş bir suçu en derin detayına kadar okuyacaksınız. Belki bu detaylar parmak izi ve fotoğraflarla verilecek. Fakat şundan emin olabilirsiniz ki, biz asla bu siyah veya renkli tipteki mektup ve fotoğrafların ifade ettikleri ile aynı fikirde olmayacağız.

Benim için, Man Ray'in fikirlerinin onun gerçekliğine göre mükemmel veya zayıf olup olmadığı önemlidir. Bunun üzerinde düşünmeye karar verdikten sonra, onun yaptığı işleri inceleme hakkına sahip oldum. Nasıl açık tutulması gerektiğini keşfettiğim kapımın sıkı sıkıya kapalı olduğu zamanlar hariç. üretim sırasında alınmış olan notlar pek çok sanatçıyı rahatsız eder. Ürün son aşamaya gelene kadar yapılan işleri görmek, onları ürünlerinden biraz olsun uzaklaştırır. Onlar asla ürünlerinin duygusallığından kendilerini kurtaramazlar. Eğer bir çalışmanın düzeltmelerinin bir başkası tarafından yapılması, o çalışmanın üreticisini mutlu ediyorsa, düzeltmeyi yapan kişi sanatçının tartıştığı konunun uzmanı olur. Fakat, Man Ray'in davranışı, bize herhangi bir çelişki olmadığını anlamamızı sağlar. Onun kendi alanındaki yeterliliğini garantiler. Onun inatçı sessizliğinin arkasında, çalışmalarından birşeyler alanların mutluluğunu görmek beni de mutlu eder. Kim ne derse desin, Man Ray'in çıkış noktası şiirdir ve o şiir sonsuzluk kadar geniş olan onun görüş alanında benim bugün yaşamakta olduğum kapasitededir.




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa