Editör

Bülent Irkkan

Yayın Kurulu

Tülin Ağca
Özlem Bağcı
Leyla Benli
D. Esra Ertürk
Elif İnan
Nejat Kutup
Fulya Köse
E.Kemal Mert
Doğanay Sevindik
Tacettin Teymur
Aylin Yılmazbayhan






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
Erdal Yazıcı'nın " Uzak Kent İstanbul' u...

ERDAL YAZICI "Uzak Kent İstanbul" 09 Şubat - 01 Mart 2002

 Ulaşılması zor bir kentti İstanbul;`ekmek kapısı` oluşu ve sanal dünyasındaki ışıltılı yansımaları hep çekim gücü oldu bu kent için. Bir de popülist yaklaşımların etkisi ve kışkırtmasıyla bu kente `kapağı atmak` adeta bir kurtuluşla eş anlamlı oldu.

Sessizce gelip kentin kıyısına yerleştiler; ne iş olursa yaptılar; birçok meslek onların buluşuydu. Hemşehrileriyle aynı mahallede, kıraathanede, işyerlerinde birlikte oldular; İstanbul`un içinde yaşıyorlardı ama hep dışında kıyıda-köşede kalmak tercihleriydi; bunu kültürlerini korumak, bu kentte yok olmamak adına yaptılar. Hep kapalı kaldılar, uzak durdular bu kente; İstanbul onlara o kadar uzaktı ki?... İşleri gereği kente indiler; birde hastalandıklarında... Sokaktaki çocuk, Gülhane Parkı`na bir bayram günü gitmişti; İstanbul onun için sadece oturduğu sokak ve Gülhane Park`ıydı; bir de sünnet olduğunda ailesi onu Eyüp Sultan`a götürmüştü. Yaşadığı bu kentte köyünün yaşamı, yaylasının suyu-havası rüyalarını süsler olmuştu!... Ama tatillerde köylerine gittiklerinde yaşıtlarının gözünde onlar artık birer İstanbulluydu! Kendilerine göre farklılaşmış yaşam tarzlarıyla onlar artık o köylü olamazlardı: "İki arada, bir derede" kalmışlardı.

Kent onlar için ne anlama geliyordu? Onlar nereliydi? Her sokak başında `hemşerim memleket neresi` sözünü duymayanımız var mı? On yıllarca bu kentte yaşadıkları halde neden hala İstanbullu olamadılar; yoksa bu kent mi onları dışladı.

Hep toplu halde bir arada yaşadılar; aynı lehçeyi konuştular; birbirleriyle kız alıp verdiler; aralarına, sokaklarına, mahallelerine "yabancıyı"(!) sokmadılar. Hemşehrilik kültürüyle yaşadılar. Kendilerinden sonra gelecek kuşaklar nasıl yaşayacaklar dersiniz; İstanbullu, bu kentli olabilecekler mi?

İstanbul`un kıyısında sokakta, cami avlusunda bir türbe girişinde objektifimi her çevirişimde yukarıdaki sorular yordu beni. Eyüp`ten Eminönü`ne değin Haliç kıyısı sokakları, Küçükpazar`ın Tahtakale`nin izbe sokakları ve hanları; cami avluları, türbe girişlerinde donup kalan fotograf karelerinin her biri soru işareti. İstanbul`un 20 yıldır arşınladığım bir çok sokağında gözle görülür bir doku değişimi olmuştu. Ayvansaray, Fener ve Balat`ın "madamları" yok olmuş, yerine farklı kültürlerden "göç insanları" gelmişti. 1999 yılından bu yana yaptığım çalışmalarla İstanbul`un farklı bir yüzü ortaya çıktı; kentin farklı bir kesitinin bu gününü anlatan fotograf kareleri.... Yani yeni yüzyıl kareleri!... Hepsi hala yanıtını veremediğim birer soru işareti olan kareler...

Daha nice sergilerde buluşmak dileğiyle...

Erdal YAZICI

Yer : Fotografevi-Koç Allianz Fotograf Galerisi Galatasaray Meydanı, Tütüncü Çıkmazı, No:4, Beyoğlu

Tarih : 09 Şubat - 01 Mart 2002




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa