Back to Main Page

Back to Main PageSon SayıÖnceki SayılarEditörlerİletişim



Editör

Osman Ürper



Yayın Kurulu

Şeyda Aytem
Ayşegül Çakır



ADANET Fotoğraf Editörü

Uğur OKÇU



E-Mail Fotografya

afp@ada.com.tr


Sayı 2

TÜRBANLI AFSAD

Bilindigi gibi AFSAD (Ankara Fotograf Sanatçilari Dernegi) derneklesmeden önce bir baska dernegin fotograf koluydu. Öncelikle fotograf yani bir sanat koluyla ugrasan Afsad, hiç bir zaman direkt olarak siyasi bir kanal içerisinde bulunmadi. Ancak her zaman demokrat ve ilerici kimligini korudu. Üyeleri hep toplumun demokrat, ilerici, aydin kisileri oldu.

Demokrat ve ilerici sivil toplum kuruluslariyla birlikte çesitli platformlarda yer aldi. Bir sanat dernegi olmasinin yani sira sivil toplum kurulusu olarak da elinden gelen çabayi gösterdi. Memleketimden insan manzaralar adi altinda yapilan bir dizi sergi, gösteri ve panelde Nazim Hikmeti andi. Sanata Evet kampanyasinda aktif rol aldi. Ugur Mumcunun cenazesinde AFSAD pankarti altinda yürüdü. Bilindigi gibi Mumcu seriat- mafya- devlet iliskisini çok önceden çözdügü, gördügü ve yazdigi için bildik güçlerce yok edilmisti.

Sanat ancak özgür kafalarda üretilebilen imajinal bir iletisim etkinligidir. Iyi bir sanat izleyicisi, meraklisi, severi ya da üreticisi olabilirsiniz. Ancak tüm bunlar için ön kosul gerçekten özgür bir kafaya sahip olabilmektir. Demokrasi anlayisiniz ve demokrat aydin kisiliginiz, bireyin diledigi gibi düsünmesini, düsündügünü söylemesini, davranmasini ve de giyinmesini söyler. Ancak ne özgürlük, ne de demokratlik sonsuz ve her seyden bagimsiz degildir. Her sistem kendi varligini korumak durumundadir. Bunun için gerekli olacak dinamikleri de var etmek ve korumak zorundadir. Demokratlikla aymazlik arasinda hiç de ince olmayan bir çizgi vardir.

Herkesçe artik bilindigi gibi mesele neyin nasil takip takistirildigi degildir. Türban meselesi laik demokratik ilkelerin karsiti seriat devletini amaçlayan siyasi hareketin simgesidir. Türban takmak kisinin özgürlügü ve bagimsizligiyla ilgili bir hareket olsa idi, bu ugras Insan haklari savunuculugu gibi hareketlerin içinde verilmesi gerekirdi. Türban, insan haklari, özgürlük ve bagimsizlik gibi olgularin degil, gerici ve karanlik emellerin simgesidir. Türbani yukaridaki olgularin bir uzantisi ya da gerekliligi gibi gösterme davranisi ise sahteciliktir. AFSAD in etkinliklerine katilanlarinda varsa o tip kimlikleri, onlari kapinin disinda birakmalidirlar. Özellikle simge olan davranislardan kaçinmalidirlar.

Yarin türbanli, fesli bu kisiler AFSAD a daha sik ve daha kalabalik biçimde gelip gittiklerinde, çok hakli olarak üyelik talebinde bulunduklarinda, üye olup hatta yönetime geldiklerinde ne yapmayi düsünüyoruz?

Geçenlerde AFSAD in genel kurulu yapildi. Yönetim kurulu degisti. Simdi yeni arkadaslar görev aldilar. Basarilar diliyoruz. Bu yazi, onlarin isini daha da zorlastirmak için degil, daha iyi bir AFSAD için destek vermek amaciyla yazildi. Ayni toplantida danisma kurulunun yeniden organizasyonu görüsüldü, konusuldu. Genel kurula katilan (sinirli sayida) üyenin oylariyla bu teklif kabul görmedi.

Yukaridaki konuya ek olarak, AFSAD i temsilen gönderilecek sergi ve gösterilerde tek seçicinin bulunmasi, üyelik basvurularinin degerlendirildigi fotograf degerlendirme toplantisinin tam katilim saglanamadan, alelacele ve simdiye kadar rastlanmamis bir mantikla olusturulup yapilmasi gibi içsel sorunlar. GAP projesinin daha verimli ve daha nitelikli olmasi, bunun gibi yeni projelerin üretilebilmesi (Cumhuriyetin 75. yili kutlamalari) gibi bu örnekler çogaltilabilir. Amaç geçmis yönetimi elestirmek degil, yukarida sözü edilen tüm konularda dernegin nasil bir organizasyonla çözüm üretebilecegi meraki.

Bugün gündemdeki konu basliklari: AFSAD in kimliginin, kurumsal yapisinin korunabilmesi, geleneksel tavrinin sürdürebilmesi gibi kurumu kurum yapan temel niteliklerinin, yönetimlerin degismesi halinde bile degismemesi, tutarli kurum kimliginin yikilmamasi ve degisen kosullar karsisinda kimligi dogrultusunda ayni tutarlilikta tavir degisikligini yapabilmesidir. Bu konularda danisma kurulu yerine genel üye toplantilari önerenler, bu tip sorunlarin çözümünün nasil üretilecegi, ürettikleri fikirlerin, uygulanma biçimlerini ve oranini nasil denetleyeceklerini, sonuçlar karsisinda nasil tavir alacaklarini açiklarlarsa, puslu gözüken gelecek belki biraz aydinlanir.


IBRAHIM GÖGER Haziran 1998