 |
 |
 Gündem Özel Dosya
 |
 |
 |
 |
 Sayı 17
 |
 |
 |
 |
 Sayı 18
 |
 |
 |
 |
 Sayı 19
 |
 |
 |
 |
 Sayı 20
 |
 |
 |
 |
 Sayı 21
 |
 |
 |
 |
 Sayı 22
 |
 |
 |
 |
 Editörden
 |
 |
 |
 |
 Fotoğrafın Yaşamı, François-Marie Banier
 |
 |
 |
 |
 İyi ki Doğdun Ali Rıza Abi
 |
 |
 |
 |
 Şakir Eczacıbaşı ile Söyleşi
 |
 |
 |
 |
 Foto-Gölge: Jo Spence ve Foto-terapi, Gülbin Özdamar
 |
 |
 |
 |
 Sanat ve Felsefe: Sanatın 3D’si: Duygu, Düşünce ve Denge, Mahmut Özturan
 |
 |
 |
 |
 Kaktüs: “Vefa” İstabul’da Bir Semt Mi?, Ali Rıza Akalın
 |
 |
 |
 |
 Batı Şeria, Filistin – İşgal Altında Hayat, Rada Daniell Kumru Başer
 |
 |
 |
 |
 Hayır Şükran MORAL, Ben Masumum! Beni vurma!
 |
 |
 |
 |
 Türkiye’de Kadın Fotoğrafçı Olmak, Fotoğraf Dergisi
 |
 |
 |
 |
 Hep Bir Şeyler Olacakmış Gibi, Merih Akoğul
 |
 |
 |
 |
 B&W In Colors: Anne – Çocuk, Simber Atay Eskier
 |
 |
 |
 |
 Çocuklar Büyüdükleri Zaman Artık Çocuk Değildirler-Nazif Topçuoğlu
 |
 |
 |
 |
 Ecinne'den Ecinni'ye, Enis Batur
 |
 |
 |
 |
 Anneliğin İcadı: Feminist Yaklaşımlar, Catriona Moore
 |
 |
 |
 |
 Severkişi Raporu, Selen Doğan
 |
 |
 |
 |
 Kahkaha: Kadının Vahşi Cinselliği, Vurucu Silahı Hande Öğüt
 |
 |
 |
 |
 Kahpe Feleğe Karşı Yaşasın Feminizm, Handan Koç
 |
 |
 |
 |
 Hayatın Renkleri: Kadınlar ve Çocuklar, Hüseyin Türk
 |
 |
 |
 |
 Kadın ve Çocuk, Güler Ertan
 |
 |
 |
 |
 Orlando Ya da Kadınlaşmak, Ulus Baker
 |
 |
 |
 |
 Lyubov Popova, Elif Vargı
 |
 |
 |
 |
 İç Konuşmalar Zerrin Taşpınar, Mehmet Özer
 |
 |
 |
 |
 Gölgemdeki Tutsaklığım, Nurhayat Varol
 |
 |
 |
 |
 Çocuk Gelinler
 |
 |
 |
 |
 Intimate Revolt / İçten Başkaldırı, Gülbin Özdamar Akarçay
 |
 |
 |
 |
 Doğu'da Kadın Olmak - Nazan Tuna
 |
 |
 |
 |
 Novamedli Kadın Direnişçiler - Ali Saltan, Serhat Şatır
 |
 |
 |
 |
 Guerilla Girls/Gerilla Kızlar - Elif Vargı
 |
 |
 |
 |
 Sıradan Yaşamlar – Ordinary Lives, Rania Matar
 |
 |
 |
 |
 Ötesi Sır Olan Bir Hikaye:Yıldız Moran, Emine Çaykara
 |
 |
 |
 |
 Moda ve Kadın, Eren Özerdim
 |
 |
 |
 |
 Canan Şenol
 |
 |
 |
 |
 Kadınlar; Onlar Her Yerde, Gülnaz Çolak
 |
 |
 |
 |
 Çığlığın Çatlayan Sesi: Durmayan Bir Tik Tak! Şükrü Keleş
 |
 |
 |
 |
 'SAVAŞ’ Mağduru Kadınlar, Ahmet İmançer, İlknur Gürses
 |
 |
 |
 |
 "Kimlik ve İtaat" üzerine Çizgelikedi ile Söyleşi, Mahmut Özturhan
 |
 |
 |
 |
 Çintemani, Orhan Cem Çetin
 |
 |
 |
 |
 ARTantane:Sanat Tarihi ve Feminist Eleştiri:Judy Chicago’nun“The Dinner Party”Çalışması Üzerine
 |
 |
 |
 |
 Vitrinler-Nur Koçak
 |
 |
 |
 |
 Sarah Saudkova
 |
 |
 |
 |
 Önce 'Çocukluk' Keşfedildi..., Susan E. Meyer
 |
 |
 |
 |
 Z!h!n Ergo Sum Fotoğraf Atölyeleri Grubu
 |
 |
 |
 |
 Fotoğraf Makineli Çocuklar / Kids with Cameras
 |
 |
 |
 |
 Fotoğrafı Çocuk Oyuncağı mı Sandın?
 |
 |
 |
 |
 Hüsnü Gürsel Anısına, Ebru Tekerek Ertuğ - Tekin Ertuğ
 |
 |
 |
 |
 Retina: Van Gogh Kulağını Neden Kesti?, Barış Acar
 |
 |
 |
 |
 Sergi-Yorum: Duruşlar/Bakışlar II, Güner Sarıoğlu, Mahmut Özturan
 |
 |
 |
 |
 Derin’den, Suderin Murat
 |
 |
 |
 |
 Nü'mayiş - Ş.Uğur Okçu
 |
 |
 |
 |
 Öykü: Bulunmuş Mektuplar, Hasan Hüseyin Özkan
 |
 |
 |
 |
 Bülmeten
 |
 |
 |
 |
 Dijital İzlenimler: Görsel Efektler, Engin Arslan
 |
 |
 |
 |
 Dijital Üzerine, Yaşar Burak SAVAK
 |
 |
 |
 |
 Platformlar
 |
 |
 |
 |
 Yol Notları
 |
 |
 |
 |
 Çiçeği Burnunda Yayınlar, Bülent Irkkan
 |
 |
 |
 |
 Suyunu Çıkaranlar
 |
 |
 |
 |
 Tacettin Teymur Atölye Grubu
 |
 |
 |
 |
 Solan Renkler: Guguk Kuşu Çağır Geleyim, İffet Diler
 |
 |
 |
 |
 Objektifin Öte Yanı - Ebru Tekerek ERTUĞ, Tekin ERTUĞ
 |
 |
 |
 |
 Sergi Salonu
 |
 |
 |
 |
 Portfolyo
 |
 |
 |
 |
 Sinema Eki
 |
 |
 |
 |
 Sayı 23
 |
 |
 |
 |
 Haberler
 |
 |
|
| |
|
Ana Sayfa > Sayı 22 > Kaktüs: “Vefa” İstabul’da Bir Semt Mi?, Ali Rıza Akalın
Kaktüs: “Vefa” İstabul’da Bir Semt Mi? Ali Rıza Akalın

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı. Bir birey. Adı : Adnan Veli KUVANLIK. 05.03.1957 tarihinde Ankara’da annesi Nimet, babası Cemil’in çocukları olarak dünyaya gelmiş. Sonra da Semin’in ağabeyi olmuş.
1980 yılında Gazi Üniversitesi, İngilizce bölümünü bitirerek eğitim hayatına noktayı koymuş.
1983 yılında fotoğrafa yönelmiş. ”Yönelmiş” diyorum zira; müzik, uğraş verdiği sanat alanı olarak önceliğe sahipmiş. Üstelik de profesyonel olarak. Bas gitarının tellerini titreten parmakları, fotoğraf makinesinin deklanşörü ile tanışmış.
İnsan Ankara’da olur, fotoğraf ile didinir de AFSAD’ı tanımadan olur mu? Adnan da öyle düşünmüş olacak ki 09.11.l987 günü AFSAD’ın 433 no’lu üyesi olmuş.
Bu tarih, adeta sihirli değneğin dokunduğu gün olmuş Adnan Veli KUVANLIK için. Kesintisiz, uzun soluklu, başarılı ve öncü özelliklere sahip bir fotoğraf yaşantısının ilk ünvanını; “AFSAD Yılın fotoğrafçısı” olarak 1989 yılında kazanmış. Başarılar zincirinin ilk halkasını oluşturan bu ünvan; giderek çoğalmış ve çeşitlenmiş. Zaman içinde, fotoğraf yarışmalarına özel bir ilgi gösterip katılımcı olmuş. Bunun sonucu olarak birçok ödülün sahibi olmuş. Bunların içinde; 4. (1990) ve 9. (2000) Devlet Fotoğraf Yarışmalarının Başarı Ödülleri, Şinasi BARUTÇU kupası (1996), AFAD Altın Kamera Ödülü (1998), 2. Kodak Türkiye Yarışması Büyük Ödülü (2004) önemli olanlarıdır.
Ödül kazanımları Türkiye ile sınırlı kalmayıp; İspanya’nın Cordoba’sında 1992’de gümüş, 1994’de ise altın madalyalar, National Geographic Society’nin 4. Yarışmasında 2.lik ödülü, Avusturya Super Circuit 1995 yarışmasında onur ödülü ile devam etmiş ve dünya ölçeğine ulaşmış.
1995 yılının sonuna gelindiğinde, bu başarılar kendisine; FIAP’ın (The International Federation of Photographic Art) A-FIAP (Artist of FIAP) ünvanını kazandırmış.
Şüphesiz ki, salt ödül kazanımları, bir sanatçının niteliğini belirlemede yeterli olamaz. Adnan Veli, bu başarılarını, gerçekleştirdiği nitelikli sergiler ile de pekiştirmiştir. İlk kişisel sergisi 1989’da AFSAD’daki “Çalışan İnsan” olup, 1991’de Birleşmiş Milletler Ankara Bürosu’ndaki “Çevre ve İnsan”, 1993’de AFAD’da “Polaroid Image”sergileri ile devam etmiş. Yurt dışındaki tek kişisel sergisi 2004’de Atina’da “Dijital Sensation” olup, Avusturya ve ABD’deki karma sergilere katılmış.
1994 yılından başlayarak yapmış olduğu sergiler; Adnan Veli KUVANLIK’ın “Avangart” özelliğini oluşturan etkinlikler olmuştur. Birçoğumuzun ayak seslerini dahi duymadığı “Dijital Teknoloji”yi kullanarak oluşturduğu “Dijital İmaj” isimli sergisini AFAD’da gerçekleştirerek şaşkınlık yaratmış. Bu öncü tavır 1999’daki eş zamanlı “24 saat” sergisi ile sürmüş, 2002’de özel gözlükle izlenebilen “3.Boyut” sergisi ile zirveye ulaşmış.
Süreklilik, farklılık, üretkenlik ve başarı ile süregelen çalışmalar, fotoğraf albümlerine de dönüşerek kalıcılık kazanmış. “Dijital İmaj” Ankara 1995, “24 saat” Ankara 1999, “3.Boyut” Ankara 2002, “Dijital Sensation” Ankara 2004 sergi albümlerinin yanı sıra, “Başkalaşım-Yalnızlık” 1992 ve “Fotoğraflar Dün – Bugün, 1983-2005” kişisel albümleri olarak yayınlanmış.
Buraya kadar yazdıklarımın eksiği var, fazlası yok.
Biraz durup düşündüğümüzde; bir sanatçı kişilikle karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor.
Arayış içinde, titiz, heyecanlı, huzursuz, dinamik, aykırı, duygusal. Üstelik de amansız hastalığı ile savaşan bir birey.
Bu atmosfer içinde; önce İnci hanıma, sonra da Ayfer hanıma eş. Ege ve Elif’e baba olmuş bir insan.
Yavaş yavaş sadede gelip, bu yazıyı yazdıran duygu ve düşüncemi irdeleyeyim.
Başarılı bir sanatçı olmanın yansımalarından biri olsa gerek, dernekler KUVANLIK’ı üyesi olarak görmek arzusunu bildirmişler. Adnan Veli de AFSAD dan sonra, AFAD ve FOTOGEN’in de üyesi olmuş. Yıl 1994 olduğunda ise; bir grup arkadaşımız AFSAD’dan ayrılıp Fotoğraf Sanatı Kurumu’nu (FSK) kurmuşlar. Aralarında Adnan Veli KUVANLIK da var.
KUVANLIK 1987 yılından 1994 yılına kadar AFSAD’a hizmet etmiş. İlk kişisel sergisini AFSAD’da açmış. 18 Haziran 1989’dan başlayarak bir yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olmuş. Yakın zamana dek AFSAD’da gösteri ve söyleşi yapmış.
KUVANLIK, 1992 yılında üyesi olduğu AFAD’a şeklen değil, gerçek bir bağlılık göstermiş. Türkiye’de bir ilk olan sayısal teknoloji ile oluşturduğu “Dijital İmaj 1” sergisini AFAD’da açmış.
KUVANLIK, fotoğrafın “sanat” boyutunu, kişisel ve öznel çalışmalar aracılığı ile topluma sunmayı hedefleyen ve bu amaçla da fotoğraf alanında sivrilmiş kişilere ihtiyaç duyan FOTOGEN’e de üye yapılmış. Ancak ne yazık ki, FOTOGEN çatısı altındaki çalışmaları ile ilgili kayıt yok.
KUVANLIK, son olarak 1994 yılında FSK’nın kurucu üyesi olmuş. Bu kurumda çeşitli etkinlikler gerçekleştirip eğitmenlik de yapmış.
Günler, aylar, yıllar geçmiş, tarih 02.09.2008 olmuş. Adnan Veli KUVANLIK bu dünyadan ayrılmış.
O günden buyana 8 ay (mayıs 2009) geçmiş.
Peki, üyesi olduğu dernekler ne yapmışlar?
Ben söyleyeyim: “ HİÇ” yapmışlar !!!!
Hani dernekler “sosyal” yapılar idi?
Hani dernekler “dayanışma” alanı idi?
Hani “vefa” duygusu nerede?
Belli ki, ”vefa” günümüzde, İstanbul’daki bir semtin adından başka bir anlam ifade etmiyor.
AFSAD ve FSK, aylık bültenlerinde öz portreli vefat haberini yayınlamışlar. Her iki dernek de biraz duyarlı davranabilseydi, tarihe belge düştüklerinin bilincinde olabilselerdi, vefat tarihini; gün,ay ve yıl olarak yazmaları gerekirdi. Üstünkörü, adet yerini bulsun gibilerinden bir duyuru gibi gözüküyor.
Neyse ki, fotoğraf dünyamızda karamsarlıkları aydınlatacak ışıklar da var. İFSAK gibi. Fotoğrafımızın tarihçisi, sevgili Seyit AK da 12.01.2009 günü dünyamızdan ayrılanlardan biri oldu. Çok geçmedi, hatta “hemen” bile denebilecek 21.02.2009 günü İFSAK’ta anma günü yapıldı. İnanıyorum ki; yapılacak etkinliklerde yaşatılmaya devam edilecektir.
Adnan Veli KUVANLIK için salt üyesi olduğu dernekler değil, uzun süre çok yakınında bulunmuş arkadaşlarının da suskunluğunu anlamak mümkün değil.
Bu durum karşısında “kaktüs”’ün dikenlerinin dahi yapabileceği bir şey yok. Vefat yıldönümünde ORTAK ANMA ETKİNLİĞİ yapılmasını önermekten başka.
Bu yazı vesilesiyle; Fethi SABUNSOY’u, Adnan Veli KUVANLIK’ı, Olcayto CANERİ’yi, Seyit Ali AK’ı, Hüsnü GÜRSEL’i saygı, rahmet ve teşekkürle anıyorum.
Sağlıcakla Kalın Ali Rıza AKALIN

Önceki Sayfaya Geri Dön
Yazıcı Dostu
|