Editör

Aysel Altun
Ayşe Saray

Yayın Kurulu

Ahmet Kutlay
Dora Günel
Tacettin Teymur






Fotografya Yayın Kurulu
adına İmtiyaz Sahibi
Ş. Uğur Okçu


E-Mail Fotografya
fotografya@ada.com.tr

Yayınlanmasını İstediğiniz
Fotoğraf Haberleri İçin

fotografya_haberler
@ada.net.tr


ADANET Fotoğraf Editörü

Ş. Uğur OKÇU
 
ara
FOTOGRAF ÜZERİNE SOHBETLER - Mehmet Ünal

 

FOTOGRAFIN TEKNOLOJİSİ

 

1.jpg
“Siz düğmeye basın, gerisini bize bırakın!“

Başka bir ortamda da kerelerce tartıştığımı anımsıyorum: Günümüzde fotograf teknolojisi cephesindeki gelişmeler(in) 1880 yılları ve sonrasında gelişen fotograf teknolojisi ile hiç bir farkı olmadığını düşünüyorum! Fotograf endüstrisi, bu konudaki gelişmeleri her zaman dengelemiş ve kendi çıkarları doğrultusunda  yönlendirmiştir. Eastman’ın geliştirdiği ve piyasaya sürdüğü aparatlar (kendi reklam sloganlarıyla) amatör fotografçılığın gelişmesinde önemli rol oynamıştır. “Günümüzde fotograf üç el hareketine indirgenmiştir.“ diye yazar George Eastman 1888 yılında piyasaya sürdüğü Kodak-Kamera’nın kullanma kılavuzuna:

"1) İpliği çekeceksiniz. 2) Film çevirme kolunu çevireceksiniz. 3) Deklanşöre basacaksınız.... Böylece on dakikada, ortalama zekalı her insan, kolayca güzel fotograflar çekebilmesini öğrenebilir...“ [1]

2.jpg
Kodak Makine ile birlikte verilen kullanma kılavuzu.

Fotograflar çekildikten sonra makineler, fabrikasına gönderiliyor; orada filmler banyo edilip, fotograflar basılıyor ve makinenin içerisine yeni film takıldıktan sonra tüketiciye gönderiliyordu. Bu aletlerden önce de “kolay kullanılabilen“ aparatlar üretilmişti. Leon Warnerke, 1875 yılında ürettiği kamerayı tanıtırken şöyle yazıyordu: “Modern fotograf makinesi çetrefilli el hareketlerine son vermiştir.“ [2]  Modern fotografçı, “fazla çaba harcamadan iyi bir fotograf çekebilecektir.“ 1880 yılından sonra piyasaya sürülen fotograf makineleri, bu talebi karşılıyordu. Fazla bilgiye gerek olmadan, ve hafiflikleriyle herkesin kullanabileceği tarzda üretilmişlerdi. Teknik gelişmelere olan ilgi öylesine yaygınlaşmış ki, Emile Zola gibi zamanın ünlüleri de fotografa büyük ilgi göstermişler.

BUGÜN

Günümüzdeki gelişmelere göz attığımızda ise, insanların fotografa karşı duygularının/yaklaşımlarının 1890’lı yıllardan pek farklı olmadığını söyleyebiliriz. Dijital aparatların, cep telefonlarının “kitlesel“ duruma gelmesinin payı içinde bulunduğumuz teknik gelişmelerden fazlasıyla payını almaktadır. Üretici firmalar, ürünlerini satmak için kullandıkları reklam dili 19’uncu yüzyıldan farklı değildir. Artık, herkes fotograf çekebilmektedir. Herkes birbirine akıllı telefonları ile çektikleri fotografları göstermektedir. Tüm bunlar yapılırken, web düzeyinde farklı sitelerde “akıllı telefonla nasıl fotograf çekilebileği“ hakkında sayısız tavsiye sayfalarına rastlamaktayız. 

Cep telefonları ile çekilmiş olan fotograflar, muhabbete çerez/meze yapılmaktadır. Hatta fotograf kameraları ile karşılaştırmalı örnekler veren sayfalara rastlamak artık “olağanüstü bir durum“ olmaktan çıkmıştır.

Neden böyle olmaktadır? 

Firmalar, tüketiciyi istedikleri hedefe doğru yöneltirler. Bunun başlıca amacı: KAR! Daha fazla kar etmektir. Tüketimi kendi çıkarları doğrultusuna yönlendirebilmek için başvurdukları araç ise reklamdır. 
19. uncu yüzyılda Kodak’ın “Siz düğmeye basın, gerisini bize bırakın!“ sloganı zeki bir söylemdir. 

“Dünyayı keşfetmenin yeni bir yolu.“ Günümüzden bir firmanın sloganı, (Kodak reklamı kadar başarılı olmasa bile) yaklaşım (içerik) açısından; hedeflenen kitle açısından tıpatıptır diyebiliriz. (Bu içerikte reklam metinleri, reklamı yapılan tüm tüketim malzemeleri için geçerlidir).

Yazarlarımızdan Hulki Aktunç yıllarca reklamcılık yapmıştır. Reklam hakkında: “Bir ürün ya da hizmet için vaat ettiğiniz şey DOĞRU olmalı.“ [3]  der. “Bu akıllı telefon ile en iyi fotografı çekersiniz“ diye bir slogan üretilmiş olsa, bu söylem mutlak yanlış değildir. 

Akıllı telefonların sıkça ve hemen hemen herkes tarafından kullanılmaya başlamasından bu yana, bizim anladığımız geleneksel fotografçılık kavramı da tersyüz oldu. Üstüne üstlük fotograf paylaşım alanlarını da arttırdı. Mobil aletler nedeniyle fotografçılık kavramı ciddi bir farklılığa uğradı. Bu kez firmalar satışlarını arttırmak için, yaklaşık şöyle bir tavır aldı: “Cep telefonunuz ile çektiğiniz fotografların kalitesini değiştirmek için tavsiyeler.“ [4] Bu tavsiyeler, diyelim ki tüketiciye yardımcı oldular. Ancak hedeflerinin, kendi cirolarını arttırmak olduğunu hâlâ saklamaktadırlar. İşte, “DOĞRU“ söylemlerinin tersine, “YANLIŞ“ daha doğrusu “YALAN“ burada başlamaktadır. Bu nedenle 130 yıl öncesi ile günümüz arasında bir fark göremeyiz. 

Cep telefonu ile fotograf çekilir ya da çekilmez tartışması bu yazının içeriğini kapsamaz!


[1] Helmut Gernsheim, Geschichte der Photographie. Frankfurt/Main 1983
[2] Helmut Gernsheim
[3] Hulki Aktunç, Yoldaşım 40 Yıl. Söyleşi: Rıza Kıraç. YKY 2014
[4] Bu ve buna yakın öneriler, sadece cep telefonu üreten firmalar tarafından değil, aynı zamanda, fotografçı olsun olmasın, yazı yazabilen her birey tarafından yapılmaktadır. “Google Amca” da milyonlarca bulunabiliyor.

 

 




 
   
 
   
 

Barındırma: AdaNET - İlk Tasarım: G-Tasarım -

 

 

Fotoğrafya'da yayınlanan yazıların, fotoğrafların ve kısa filmlerin sorumluluğu
yazarlarına/fotoğrafçılarına/sanatçılarına/film yönetmenlerine aittir.

AdaNET Ana Sayfa